Hayatın İçinden Kısa Kısa - 230

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 230

KONYALI BÜYÜK EHLİ SÜNNET ALİMİ AHMET ZİYA EFENDİYİ TANIYALIM

1873 Konya’da doğdu. 1925 Mekke’de vefat etti. Cennetül Muallada Hz. Hatice (ra) annemizin ayak ucuna defnedildi. Nakşi şeyhi Muhammed Kudsi Efendi (Memiş Efendi) Bekir Sami Paşa medresesinde ve ıslahı medariste hocalık yaptı. Ağabeyi Zeynel Abidin Nakşi şeyhi Medine Cennetül Bakide metfun. Bir kardeşi Rıfat Efendi de şehiden vefat etti. Konya Hacı Fettah mezarlığında babası Muhammed Kutsi Efendinin ayak ucundadır. Ahmet Ziya Efendinin babası ve dedesinin hayat ve hatıraları mutlaka okunmalıdır. Yakın tarihimize ışık tutacaktır. Zaman zaman bu aileden bahsedeceğiz.

Ahmet Ziya Efendimizin Peygamberimize (sav) yazdığı uzun bir naatı vardır. Ondan bir bölümü alacağız.

Ahmet Ziya Efendi (ra) kabri Cennet ve bize şefaatçi olsun. 4 beytini yazmaya çalışacağız. Dikkatle okuyalım:

‘Mevlaya Salli ve Sellim Daimen Ebeda Ala Habibüke Hayrül Halki Küllihi Minh’ Bugünkü Türkçesiyle : Ey Allahım yaratılanların hepsinin en hayırlısı olan Senin sevgiline ebedi ve sürekli selam olsun.

Hem isyanım hem de büyük olanlarını işledim. Tövbe de edemedim. Anneciğim keşke beni doğurmasaydın.

Ey her musibet karşısında yegâne başvuru yerim ve güvencim olan Resulullah. Nefsimin işlediklerine karşılık benim senden başka kimim var ki?

Ya Resulullah yarın ahiret gününde isyanımın harareti sebebiyle dilim damağım kuruduğunda bana de: Ziya işte kevser havuzum. Haydi gel. Kana kana iç.

Bu naat Arapça yazılmıştır. İlahiyatçı Ahmet Gürtaş hocamız Allah (cc) ona da rahmet etsin. (Az da olsa onda da okuduk.) Uzunca yazılmış bu naatın sadece bir bölümünü aldık. Ahmet Ziya Efendimize buradan Rabbimizden sonsuz rahmet dileyerek biraz da nazlanarak (hemşeri olarak) havzı kevser başında buluşmayı murat ettik. Murat bizden vermesi mağfireti bol olan Rabbimizden. Daha sonraki yazılarımızda zaman zaman Konya’nın manevi mimarlarından olan ulema ailesini yazacağız.

Bir hatırasını yazalım: Ahmet Ziya Efendimiz genç. İstanbul’a ilim tahsiline gitmekte.Tren yolculuğu yapıyor. Kompartımanda bir zat kendine soruyor adın nedir? Nereye gidiyorsun? Adım Ahmet Ziya. İstanbul’a İlim tahsiline gidiyorum. Adam Yusuf Ziyayı biliyorum da Ahmet Ziyayı yeni duydum. Ahmet Ziya Efendimiz cevaben Yusufta ziyasını Ahmetten (Peygamberimizden) almadı mı? Cevap adamın çok hoşuna gider.

Vefatına yakın amcasının oğlu ve talebesi olan Ali Rıza Kutsi Efendi şöyle anlatıyor: Bayram namazı için Haremi Şerifteyiz. Namaz esnasında başı döndü. Yere yıkıldı. Oturarak namazını eda etti. Eve geldik. 8 gün evde yattılar. Cuma gecesi rahmeti rahmana kavuştu. Sabah namazı Kabei Muaazamanın önünde namazı kılındı. Cennetül Muallaya Hz. Hatice (ra) annemizin ayak ucuna defnedildi. Öyle güzel bir vefat şekli oldu ki güzelliğini anlatmaya lisanım kâfi gelmez. Kuranı Kerim okudu sonra dualar okudu. Zikrullaha başladı. Zikrine bütün azaları iştirak ediyordu. (Buna sufilikte Sultanı zikir denir) Biz onun organlarının zikirlerini ayrı ayrı dinliyorduk. Sonra vefat etti. Vefatı yüreğimde bir acı açtı. Ancak o gördüğüm iyilik haliyle teselli oldum. Allah (cc) Ahmet Ziya Efendimiz ve benzeri Ehli Sünnet alimlerimizin hepsine rahmet etsin. Bizleri de şefaatine nail eylesin. Âmin.

Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri