Cebrail (as) Peygamber (sav) Efendimize acilen neden geldi?;
Sahabe efendilerimiz anlatıyor; “ Birlikte oturup, sohbet ediyorduk. Arada bir gülüşüyorduk. Peygamberimiz (sav) çıka geldi ve şöyle dedi. Cehennem ateşi varken, nasıl gülüp eğleniyorsunuz? Sizi bu halde görmek hoş değil. Peygamberimiz (sav) ayrıldı ve biraz sonra tekrar geldi ve şöyle dedi, bana Cebrail (as) geldi ve dedi ki, Ya Habibim, Allah (cc) sana bildiriyor ki: Kullarımı ümitsizliğe düşürme-Onlar, emirlerime uymaya gayret etsinler-Tövbe etsinler-Rahmetimden ümitlerini kesmesinler, onlara böylece anlat, dedi”
Çıkan sonuç, özetle: 1-Kahkaha yok, tebessüm var. Hz. Peygamberimiz (sav) hayatı boyunca hiç kahkaha ile gülmedi. Tebessüm etti. 2- Ümitsizlik yok, tövbe var.
Hz. Musa’nın (as) cennette komşusu kim?;
Hz. Musa (as) sordu, Ya Rabbi, cennette komşum kim? Allah (cc) cevap verdi. Filan yerde bir kasap var. Onu ziyaret et. Onun işi var, sana gelemez. Kasaba gitti, sana misafirim. Kasap, bu nur yüzlü insanı, evine götürdü. Yemek hazırladı. Misafirine ikram etti. Sen ye, benim biraz işim var, onu yapıp geleceğim. Adam gitti, duvarda asılı zembili indirdi. İçinde çok zayıf kuş kadar bir ihtiyar kadın vardı. Yemekten ona yedirdi. Ağzını sildi. Temizliğini yaptı. Döndü. Misafir yemeğe başlamamıştı. Neden yemedin?
O kimdi? Yaptığını anlatmadan, yemem. Kasap, o benim annem, kendisine zarar verilmesin diye zembille duvara asıyorum. Bazen de yanımda götürüyorum. Hz. Musa (as Peygamberimiz, sen hizmet edince, o bir şeyler söylüyordu. Ne diyordu? Kasap, Allah (cc) seni cennette Musa’ya komşu etsin. Ben de âmin diyorum, ama ben kim, Hz. Musa’ya (as) cennette komşu olmak kim. Hz. Musa (as) kendini tanıttı ve müjdeler olsun ben Musa’yım. Rabbim, cennette seni bana komşu kıldı.
Özetle: 1- Anne hakkı zor ödenir. Hatta ödenmez. Kuran-ı Kerim’de Allah (cc) buyuruyor ki; “ Önce bana kulluk edin, sonra ebeveyninize hürmet edin.”
Geniş bilgi, Kuran-ı Kerim tefsirleri ve Hadis kitaplarımızda mevcut olup, okumanızı tavsiye ederim.
Müslüman nasıl sevindirilir?;
Bir de bizden okuyun
Ali Ulvi Kurucu (Veyis Efendinin torunu, İbrahim efendinin oğlu, Hacıveyiszade Mustafa efendinin yeğeni, Medine’de cennet-ül baki de, Peygamber (sav) komşusu olarak metfundur. Kendisi ile müteaddit defalar görüşüp, sohbetinde bulunduk. Duasını aldık. Elhamdülillah.) hocamız anlatıyor; “ Amcam Hacı Veyiszade Mustafa efendi ile pazara gittik. Pazarda ihtiyar bir adam, önünde bir çuval patlıcan, müşteri bekliyor. Hava soğuk. Amcam kaç para diye sordu. Patlıcanın hepsini aldı. Parasını ödedi. Eve geldik. Yengem şaşırdı, ne yapacağız bir çuval patlıcanı? Pişir, fazlasını komşulara ver. Adama yazık. Ekti. Suladı. Pazarda, soğukta bekliyor. Ne zahmetler çekti. Biz patlıcanın hepsini alınca, sevinerek bir gidişi vardı, görsen.
Özetle: Hacı Veyiszade Mustafa hocamızdaki ferasete, anlayışa hayran olmamak mümkün değil. O hocamızı da tanımak şerefine nail olduk. Eli yüzü nur gibi, bir ahiret insanı. Peygamber (sav) aşığı. Yazılarımızda, zaman zaman canlı hayat hikâyelerinden bahsedeceğiz.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.