ZÜLKARNEYNİN (AS) VASİYETİNE DİKKAT
Zülkarneyn (as) Kuranı Kerimde ismi geçmektedir. Bazı ulema kendisinin Peygamber olduğunu da ifade ederler. Vefatına yakın şöyle vasiyet etti.
“Beni yıkayın. Kefenleyin. Sonra bir tabuta koyun. Kollarım dışarıda kalsın. Hazinelerimi de hayvanlara yükleyin. Beni mezara taşıyın. Halkım böylece beni görsün. Malların fayda vermediğini, iki elimin de boş gittiğini görsünler. “
Bu vasiyet bize, dünyanın fani, ahiretin baki olduğunu, mal, mülk ve evladın emanet olduğunu en güzel şekilde anlatmaktadır.
Peygamberimiz (sav) buyurdular ki; “Ölüyü kabre kadar 3 şey takip eder. 1-) Çoluğu çocuğu 2-) Malı ve mülkü 3-) Ameli. İkisi mezardan döner, kişi ameliyle baş başa kalır.”
Bundan daha güzel, dünyayı, kabri ve mahşeri anlatan bir cümle daha kurulmamıştır.
Salat-ü Selam Peygamberimiz (sav) üzerine olsun. Âmin.
Peygamberimiz (sav) zaman zaman eski kavimlerden, dünyadan, bazen de mahşerdeki olaylardan haber veriyordu. Bir gün Sahabisine şöyle anlattı. Aslında anlatılan sözün muhatabı, bütün insanlıktı.
“Kıyamet günü, kul hesap vermek üzere Allah’ın (cc) huzuruna getirilir. Rabbimiz ona sorar. Ben sana göz, kulak, mal ve evlat vermedim mi? Sana hayvanları, nebatatı emrine vermedim mi? Kıyamette benimle karşılaşacağın hiç hatırına gelmedi mi? diye soracak. Günahkâr kul, hayır diyecek. Rabbimiz, öyleyse ben de seni unutacağım. Tıpkı senin beni dünyada unuttuğun gibi.”
Hadisi Şerif burada son buldu ama bize ikazları, uyarıları kıyamete kadar bakidir.
Diğer Hadisi Şeriflerde de gözün hakkı hayra bakmak, kulağın hakkı hayrı dinlemek, malın hakkı zekatını vermek, evladın hakkı onu İslam üzere yetiştirmek.
Bunlara dünyada kör ve sağır olanlar, bunları duymayan ve görmeyenleri ahirette de Rabbimiz görmeyeceğini vaad ediyor. Allah (cc) vaadinden dönmez.
Mesel yazmak, okumak değil. Tatbik etmek.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.