BU ÜÇ KELİMEYİ BİLDİNİZ Mİ
1-) Marifetullah (Allah’ı (cc) bilmek) 2-) Mehafetullah (Allah’tan (cc) korkmak) 3-) Muhabbetullah (Allah’ı (cc) sevmek)
Muhabbet, fedakarlığı gerektirir. Seven kişi muhabbet duyduğu zatın edebiyle edeplenir. İslam tarihinde bunun en güzel örnekleri vardır. Peygamberimiz (sav) İslam’ı tebliğ etmeye başlayınca, ilk Müslümanlardan Hz. Ebu Bekir (ra) bunun canlı misalidir. Malıyla, canıyla Peygamberimizin (sav) yanında bulunmuş, İslam’ın tebliğinde, O’na yardımcı olmuştur. Bir gün Peygamber Efendimiz (sav) bu konuyu izah sadedinde, şöyle buyurdular; “ Ebu Bekir’in malından istifade ettiğim kadar, başka hiçbir kimsenin malından faydalanmadım.“ Hz. Ebu Bekir (ra) bu iltifata karşılık: “ Ben ve malım yalnızca senin için değil miyiz Ya Resul Allah? “ (İbni Mace)
Biz Müslümanlar olarak, Peygamber Efendimizi (sav) Hz. Ebu Bekir (ra) başta olmak üzere, bütün Ashabı çok sever, sayar ve hürmet ederiz. Onlara Bedirde, Uhutta şehit olmasalardı, bugünkü halimizin ne olacağı meçhuldür. Ya Rabbi, sevdiklerini razı olduklarını bize de sevdir ve razı kıl. Âmin.
ALLAH (CC) HER ZAMAN BİZİMLE BERABERDİR
Müşrikler, izleri takip ederek Sevr dağına gelmişlerdi. Hz. Ebu Bekir (ra), Peygamberimize (sav) “Ya Resul Allah, ben öldürülürsem nihayet bir kişiyim, ölür giderim. Fakat sana bir şey olursa o zaman bir ümmet helak olur.” Devamla “Kavmin, Seni arayıp duruyorlar. Ben kendim için endişelenmiyorum, fakat sana zarar vermelerinden korkuyorum. “Peygamberimiz (sav) mağara arkadaşına;” Ey Ebu Bekir, korkma hiç şüphesiz Allah (cc) bizimledir. “Buyurdu. (İbni Kesir)
Diğerkam olmanın müthiş bir örneği. Ölümle burun buruna gelen, Hz. Ebu Bekir’in (ra) Peygamberimize (sav) teslimiyeti. Peygamberimizin de (sav) Rabbimize teslimiyeti, müthiş bir an. Müthiş bir manzara. Hz. Ebu Bekir (ra) devamla anlatıyor;” Biz mağarada iken, müşriklerin ayaklarını görüyordum. Ey Allah’ın Resulü, onlar ayaklarının aşağısına bir bakacak olsa, mutlaka bizi görürler” dedim. Peygamberimiz (sav) cevaben;” Ey Ebu Bekir, üçüncüleri Allah (cc) olan iki kişi hakkında ne endişeleniyorsun? “ (Buhari Müslim)
Bize garip gelse de vakıa bu. Peygamberimizin (sav) Rabbine bağlılığı Hz. Ebu Bekir’in de (ra) Peygamberimize (sav) bağlılığı, müthiş bir tablo. Okurken heyecanlanmamak mümkün değil. İnsan dikkatle bu hatırayı okuduğu zaman, o anı yaşar gibi olur. Biz Rabbimizden sevdiğini sevmeyi istiyoruz. Son söz Rabbimizindir.
SADIRDAN SADIRA MANEVİ TEDRİSAT NASIL OLUR
Peygamber Efendimiz (sav) Hz. Ebu Bekir (ra ile Sevr mağarasında 3 gün kaldılar. Bu mağara adeta manevi terbiye ve ruhani eğitim alanı oldu. Sufi büyüklerimizin yazdığı eserlerde, marifetullaha ait ne kadar sır ve hikmet varsa, Peygamberimizin (sav) kalbinden Hz. Ebu Bekir’in (ra) kalbine aktı. Olayı Peygamberimiz (sav) şöyle özetledi;” Kalbimde ne varsa Ebu Bekir’in kalbine ilka (koymak) ettim. “İşte bu kanaldan gelen manevi füyuzât Hz. Ebu Bekir’in (ra) yanında, Hz. Ali (ra), Selman-ı Farisi (ra) gibi manevi irşat silsilesi oluştu. Altın silsileler halinde sufi ilim, satırdan satıra değil sadırdan sadıra yani kalpten kalbe böylece intikal etti. Sufi büyüklerimizin yaşadığı hayat, Peygamber Efendimizi (sav) ve Ashabının yaşadığı hayattır. Yanlış yapanlar bizim konumuz değil. Hak Dostluğuna ulaşan kullar için korku ve hüzün yoktur. Onlar ancak Allah’tan (cc) korkarlar.
Sahabe Efendilerimiz birçok sıkıntılara katlandılar, yakınlarını kaybettiler, işkencelere uğradılar, aç susuz bırakıldılar. Bütün bu yaşadıklarına rağmen, depresyon, kaygı bozukluğu gibi günümüzde yaygın olan psikolojik rahatsızlıklara uğramadılar. Çünkü Muhabbetullah, diğer dünyevi kaygıları unutturuyordu.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.