Hayatın İçinden Kısa Kısa - 193

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 193

MİRAS ENDİŞEMİZ OLMAMALI

Emevi halifesi Ömer B. Abdülaziz (ra) halife olduğu halde, çok tevazu ve riyâzât içinde yaşıyordu. Evlatları da öyleydi.

Bir gün veziri kendisine, efendim, hazineden aldığınız tahsisatın kâfi gelmediği görülüyor, biraz daha fazlasını alsanız da ihtiyaten biriktirip, vefatınızdan sonra evlat ve torunlarınızın zaruri ihtiyacı için bıraksanız. Ömer B. Abdülaziz (ra) bu teklifi kabul etmedi. Sebebini şöyle anlattı El-Araf 196. Ayeti Kerimede mealen Rabbimiz; “Allah (cc) Salih kullarına velayet ve vesayetini bizzat deruhte eder. “Buyurdu. Çocuklarımın velisi ve vasisi Allah (cc) olduktan sonra karşılaşacakları hallerden, hiç endişe etmem.

Yok eğer çocuklarım Salih değil, sefih olacaklarsa Rabbim Nisa suresi 5 ‘de mealen; ” Mallarınızı sefihlere vermeyiniz. “Buyurmuştur. Bu ilahi nehye rağmen, sefih olacak çocuklarıma mal mı bırakacağım (Ebul Ula Mardin)

Halife Efendimizin ayetleri delil göstererek, izah etmeye çalıştığı bir hakikattir. Öğrendiklerimize gelince: 1-) Hazineden istediği kadar almak imkânı varken, tevazu yaşamayı tercih etmesi 2-) Çocuklarının geleceği için endişe etmemesi 3-) Kamu malından daha çok alarak, varislerine mal bırakmayı ahlaki görmemiştir. Allah (cc) ondan razı olsun. Çok da iyi yapmıştır. Bu halifemizin dedesi Hz. Ömer (ra) Efendimiz de hilafeti döneminde, kandili yakarken kendi işlerinde kendi kandilini, devlet işlerinde de devletin kandilini kullanmıştır.

Tarihimizde bu ve benzeri örnekler çoktur. Peki ders alan var mı, o da yok. Günümüzde idarecilerin devlet malını nasıl yönettikleri, hepimizce malum. Gösteriş, israf, yolsuzluk, usulsüzlük artıkça artmakta. Bunun sonucunda başımıza bela ve musibetlerin yağdıkça yağdığını görmekteyiz. Hep merak ediyoruz, eğitim alanında bu örnekler okutulmaz da hiçbir kıymeti harbiyesi olmayan, uyduruk olayları doğru gibi anlatarak yetişen idarecilerimizin hali ortada. Fazla söze hacet yok.

PEYGAMBERİMİZ (SAV) ABDULLAH B. ÖMERE (RA) NE VASİYET ETTİ

Peygamberimiz (sav) Hz. Ömer’in (ra) oğlu Abdullah’a bir gün şöyle dedi; ” Ey Ömer’in oğlu, dinine iyi sarıl, dinine iyi sarıl. Zira o senin hem etin hem kanındır. Dinini kimden öğrendiğine de iyi dikkat et. Dini ilimleri ve hükümleri istikamet ehli alimlerden al. Sağa sola meyledenlerden alma. “ (Hatıp El Bağdadi)

Peygamber Efendimizin (sav) bu Hadisi Şeriflerinin birçok hikmetleri varsa da en önemlileri, dinimize sımsıkı sarılmamızı, (Salih söylediğiyle ameli birbirini tutan) kişilerden dinimizi öğrenmemizi tavsiye ediyor. Hz. Abdullah’a (ra) olan bu vasiyet aynı zamanda bizedir. Konuyu günümüze getirdiğimiz zaman Peygamberimizin (sav) ifadesiyle sağa sola meyleden, sözüm ona din bezirganları mevcuttur. Onlar makam ve mevki için yapmayacakları yoktur. Dinimize de en büyük tehlike onlardan gelmektedir. Ya Rabbi, sen bizi dinimize sarılmayı, istikamet ehli alimlerden dinimizi öğrenmeyi nasip et. Âmin.

PEYGAMBER (SAV) VE SAHABİNİN NAMAZLARI NASILDI

Abdullah B. Şıhyir (ra) Peygamber Efendimizin (sav) namazındaki huşuyu şöyle anlattı: “Bir seferinde Peygamberimizin (sav) yanına gitmiştim. Namaz kılıyordu, ağlamaktan dolayı göğsünden kaynayan kazan sesi gibi sesler geliyordu.” (Ebu Davud)

Bir savaşta Hz. Ali (ra) Efendimizin baldırına ok saplanmış, ıstıraptan dolayı da çıkarılmamıştı. Bunun üzerine abdest alıp, namaza durdu. Oku çıkardılar. Selam verdikten sonra, ne yaptınız diye sordu. Namazdaki derin huşu sayesinde, okun çıkarıldığının farkına bile varmamıştı.

Sahabi ileri gelenlerinden Ubâde B. Sabit (ra) şöyle naklediyor; ” İnsanlardan kaldırılacak olan ilk ilim yani hal huşudur. Büyük bir camiye girip, huşu üzere olan tek bir şahıs bile göremeyeceğin günler yakındır. “ (Tirmizi)

Yukarıdaki 3 örnek bize, bedenin kıblesinin Kâbe olduğunu, kalbin kıblesi de Allah’tır (cc). Bu iki dengeyi birlikte sağlamaya da huşu diyoruz. Şimdi günümüzde halimizi bir düşünelim. Kıldığımız namazları gözden geçirelim, oturup ağlayalım. Büyük bir Allah 8cc) Dostunun dediği gibi öyle çok ağlayalım ki gözlerimizden akan yaşlar, toprakta çemenler bitirsin.

Heyhat, amelimiz zayıf, gözümüzde yaş yok. Ahireti feda edip, dünyaya bağlanmışız. Huşu ile kılınan namazlar, insanları kötülükten alıkoyar demişlerdir. Hem namaz kılıp hem kötülük yapmak namazlarımızı doğru kılmadığımızın işaretidir. Allah (cc) hepimizi huşu olmayan amelden korusun. Âmin.

Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri