BATIL UYGULAMALARA SON VERMEK NASIL OLUR
Peygamberimiz (sav) buyurdular ki;” Sözün en hayırlısı, Allah’ın (cc) kitabıdır. Yolların en hayırlısı, Muhammed’in (as) yoludur. İşlerin en kötüsü, sonradan ortaya çıkarılmış olan bidatlerdir. Her bidat dalalettir. Sapıklıktır. “ (Müslim)
Peygamber Efendimiz (sav) yol haritamızı çizdi. Kelamın, Peygamberin, işlerin hayırlı ve şerli olanını bildirdi.
Hal böyle iken, müminlerin dışarıdan ithal edilmiş, yoga ve meditasyon gibi aslı ve esası olmayan dünya ve ahirette kimseye faydası olmayan alışkanlıkların, yayıldığını görmekteyiz. Hatırlanacağı üzere, İslam’ın ilk yıllarında, ezan tespit edilmeden önce, yahudi ve hristiyanlara ait olan çan ve boru çalma tekliflerini Peygamberimiz (sav) reddetti. Sonuçta ilahi işaretle ezan teşri oldu. (Ezan konuldu).
Peygamber Efendimiz (sav) aşure orucunda da nafile oruç tutulacak günlerin tespitinde, yabancılara benzememeyi emretmiştir. Ayetler, Hadisler, uygulamalar böyle iken, İslam’ın, Kitabın, Peygamberin Hadislerinin aksine, yukarıda yazdığımız uygulamaları yapmak İslam’a aykırılıktır. Müslüman olduğunu iddia edenlerin, bunlara iltifat etmemesi gerekir. Müslüman olmayanlara diyeceğimiz yoktur.
İSLAMDA ANNE VE BABALAR GÜNÜ YOKTUR
Batı dünyası materyalisttir. Tamamen tüketim ekonomisine bağlıdır. Onlarda merhamet, vicdan aranmaz. Yaptıkları işler, göstermelik ve toplumu aldatmaya yöneliktir. Böyle bir toplumun icat ettiği anneler ve babalar günü sahte uygulamalardır. Batının yaptığı anne ve babayı düşünmek değildir. Batının lügatinde, acımak ve merhamet kelimeleri yoktur. İslam ise, anne ve babaya her zaman iyilik etmeyi emreder. Halbuki senenin belli bir gününü, anne ve babaya hasretmek, diğer günlerde ihmalkâr davranışlara sebep olur. Her gün anneler günüdür. Her gün babalar günüdür. Bazı günlerde birtakım hediyeler alarak, israf ekonomisine su taşımak yanlıştır.
Cenabı Hak Lokman suresi 14. Ayeti Kerimde şöyle buyuruyor; ”Biz, insana ana ve babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Çünkü anası, onu nice sıkıntılara katlanarak taşımıştır. İşte bunun için, sütten ayrılması da iki yıl içinde olur. Önce Bana sonra da ana ve babana şükret tavsiyesinde bulunduk. Dönüş Banadır.”
Ayeti Kerime bize, önce Rabbimize itaat etmeyi sonra ana ve babamıza belirli günlerde değil, yılın her gününde iyi muamele etmeyi tavsiye etmiştir. Hal böyle iken Müslümanların hali çok üzüntü vericidir. Bizden yazması. Yanlışı olanların da yanlıştan dönmesi bir fazilettir. Bize sorarsanız analar ve babalar günü yoktur. O günler de hediye de almayın. Anne ve babanıza her gün iyi muamele edin. Bizden kardeş tavsiyesi.
TEVHİDDE TAVİZ OLMAZ
İslam’ın ilk yıllarıydı. Mekke fethedilmiş. Kabileler toplu halde gelerek, İslam’a giriyorlardı. Peygamber Efendimizle (sav) Medine’de görüşüyorlar, onlara Peygamber Efendimiz (sav) İslam’ı anlatıyordu. Gelen kabilelerin hepsi putperestti. İslam’ı dinledikten sonra, bazıları Müslüman olmak için şartlar ileri sürüyorlardı. Taif’ten gelen bir heyette şöyle bir teklifte bulundu. Namazdan affedilmeleri şartıyla, Müslüman olacaklarını söylediler. Peygamber Efendimiz (sav) onlara “Ruküsüz (namazsız) bir dinde, hayır yoktur.” diyerek reddetti. Taif’liler bu sefer, lat adındaki putlarının 3 sene daha yerinde durmasını istediler. Peygamber Efendimiz (sav) bunu da reddetti. O zaman, putlar yanımızda bir ay daha kalsın dediler. Bu da kabul edilmedi. Nihayet imana geldiler. Bu sefer hiç olmazsa, lat putunu biz yıkmayalım dediler. Peygamber Efendimiz (sav) bunu kabul ederek, Sahabeden insanlar göndererek Taif’teki bütün putlar yıkıldı.
Şimdi bu olayı dikkatlice incelediğimizde, Taif’liler önce namazsız Müslümanlık, sonra hem Müslüman olup hem de 3 yıl puta tapmak istediler. Daha sonra da putlarımız yıkılmasın dediler. Peygamber Efendimiz (sav) onlara tevhid inancını anlattı. İslam’da ancak Allah’a (cc) secde edilir. Kitap ve Sünnete uyulur. Şimdi Peygamberimizin (sav) bu halini örnek alırsak, namaz kılmayan Müslümanların hali ne olacak? Üstelik birçok Hadisi Şeriflerde, mahşerde ilk hesabın namazdan sorulacağı düşünülürse, halimiz ne olacak? Acizane bir kardeşiniz olarak benim tavsiyem, bir vakti bile geçirmeden, bir taraftan 5 vakit kılarken, kılamadığın namazları da kaza edin. Eğer böyle yaparsanız, namaz kılan Müslümanlar size mahşerde bu iyileşmenize şahitlik edecektir. Söylediklerimizi önce yazan, sonra okuyan duyacaktır. Bu yazılarımız da ahirette hepimize şahitlik edecektir. Müslüman olarak birbirimize dua edelim.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.