Hayatın İçinden Kısa Kısa - 173

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 173

ÜZERİMİZDE HAKKI OLAN KİMLERDİR

Ashabı kiramdan Ebu Cuheyfe Vehb’ül Hayr (ra) anlatıyor; “Peygamber Efendimiz (sav) Medine’ye hicretinde Selman Farisi (ra) ile Ebu Derda’yı (ra) kardeş ilan etmişti. Bir gün Selam (ra) Ebu Derda’yı (ra) ziyarete gitti. Kardeşinin hanımı Ümmü Derda’nın giyimine hiç önem vermediğini görünce, bu halin ne diye sordu. O da kardeşin Ebu Derda (ra) dünya zevkine önem vermez oldu. O sırada Ebu Derda (ra) eve geldi. Hazırlattığı yemeği Selman’a (ra) ikram etti. Ebu Derda (ra) yemedi. Ben oruçluyum dedi. Selman (ra) sen yemedikçe, ben de yemem karşılığını verdi. Beraber yediler. Gece olunca, Ebu Derda (ra) gece namazına kalktı. Selman (ra) yat dedi. Bir süre sonra tekrar kalktı. Yine, yat dedi. Gecenin sonuna doğru, Selman (ra) şimdi kalk. Kalktılar. Gece namazı kıldılar. Namazdan sonra, Selman (ra) Ebu Derda’ya (ra) şunları söyledi: Bak kardeşim, senin üzerinde Rabbinin hakkı vardır. Nefsinin hakkı vardır. Misafirinin hakkı vardır. Ailenin hakkı vardır. Hak sahiplerinin hepsine, hakkını ver. Sabah olunca durumu, Peygamberimize (sav) anlattılar. Peygamberimiz (sav) cevaben;” Selman (ra) doğru söylemiş. “Buyurdu. (Buhari)

Bu olay bize, 1-Nafile tutulan oruç, bazı şartlarda bozulabilir. 2-Rabbimizin, kulu üzerinde hakkı, O’nun emirlerine uymak, yasaklarından kaçınmak. 3- Misafirin, ailenin haklarını da gözetmek gereklidir.

HZ. ÖMERİN (RA) PEYGAMBER EFENDİMİZDEN (SAV) NAKLETTİĞİ ÇOK ÖNEMLİ BİR KONU

Peygamberimizden (sav) işittim ki;” Mümin kulların yaptığı dualar, sema ile arz arasında durur. Peygamberimize (sav) Salat getirmeden Allah’a (cc) yükselmez. “(Tirmizi)

Bu ifade bize, Peygamberimize (sav) Salat getirmenin önemini anlatmaktadır. Ayrıca çok önemli bir not ta düşelim. Namazda birine selam vermek, almak namazı bozar. Halbuki tahiyatta, Peygamberimize (sav) verilen selam, namazı bozmadığı gibi namazı tamamlar. Bu itibarla her Müslüman kendine Peygamberimize (sav) Salat getirmeyi vird edinmelidir.

MÜMİNİN FERASETİNİN SONUCU NE OLDU

Abdurrahman es-Sekkaf (ra) evliyanın büyüklerindendir. H.923 senesinde Yemen’de vefat etti.

Bu zat kendisine ait bir miktar hurmayı satmak üzere, yakınında birine verdi. O sattı geldi, parasını verirken bir kısmını gizledi. Onu aldattığını zannetti. Sekkaf (ra) Hz. leri ona, şu Hadisi Şerifi okudu;” Müminin ferasetinden sakının, korkun. Çünkü onlar Allah’ın (cc) nuruyla bakar.

Bundan sonrasını hurmayı satan adam anlatıyor. Bu Hadisi Şerifi duyunca, gizlediğim para yılan olup, vücuduma girmek üzere olduğunu sandım. Kendi kendime, keşke yapmasaydım dedim. Pişman oldum. Üstaddan özür diledim. Kendi kendime, bundan sonra böyle bir şey yapmayacağıma söz verdim. Sözümde de durdum.

Olaydan anlaşılıyor ki Salih Müslümanların bakışı çok önemlidir. Hak dostu, doğrudan parayı sakladın demedi. Hadisi Şerifi okuyarak, onu doğruluğa davet etti. Hadisi Şerif te etkisini gösterdi. Böylece adam, haramdan kurtuldu.

Ne mutlu hile yapmayana. Yine hataya düşüp, pişman olanlara.

Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri