Hayatın İçinden Kısa Kısa - 168

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 168

Sahabiden Enes B. Malik (ra) anlatıyor; Bir bayram sabahı, Peygamberimizle (sav) mescitten çıktık. Eve gidiyorduk. Peygamberimiz (sav) yolda oynayan çocukları gördü. Biraz durdu, onlara baktı. Çocuklara karşı çok merhametli idi. Çocuklardan bir tanesi, duvarın kenarında oturuyor, hüzünle öbür çocukları seyrediyordu.

Peygamberimiz (sav) ona yaklaştı sordu, “Sen neden oynamıyorsun? “Çocuk, babam gazada şehit oldu. Annem başka bir adamla evlendi, benimle ilgilenmiyorlar. Benim de babam olsa, ben de onlarla oynarım. Peygamber Efendimiz (sav) çocuğun bu ifadesine çok üzüldü. Mübarek gözlerinden yaşlar aktı ve ona dedi ki, “Hz. Fatıma (ra) ablan olsa, Hasan (ra) ve Hüseyin (ra) kardeşin olsa, Hz. Aişe (ra) annen olsa kabul eder misin? “Çocuk, Peygamberimizi (sav) tanımıştı. Sevinerek, tabi Ya Resul Allah. Peygamberimiz (sav) çocuk ve ben eve gittik. Onun karnını doyurdu giyeceklerle giydirdi. Çocukların yanına o da gitti. Sevinerek oynamaya başladı. Peygamber Efendimizin (sav) yetime yaptığı bu güzellik beni çok etkiledi.

Peygamber Efendimizin (sav) bu davranışı, bize en güzel örnektir. Hayatımızda böyle birçok yetim ve kimsesizlerle muhakkak karşılaşıyoruz. Peygamberimizi (sav) sevmek, onun yaptığını yapmakla olur. Eğer böyle bir hareket yapmadıysak, sağımıza solumuza bakalım. Fakirlere ve yetimlere sahip çıkalım.

SAHABEİ KİRAMDAN BİR HAYAT MUHASEBESİ

Tabiin Muhaddislerinden Abdurrahman B. Sümase (ra) anlatıyor; ” Amr B. As (ra) ölüm döşeğinde iken, yanına gittik. Yüzünü duvara döndü. Uzun uzun ağladı. Oğlu Abdullah, babacığım ölümden korktuğun için mi ağlıyorsun? Babası, hayır vallahi ondan dolayı değil. Ahiretten korktuğum için ağlıyorum. Oğlu ona, babacığım sen hayırlı işler yaptın. Peygamberin (sav) sohbetinde bulundun. O’nun valiliğini yaptın. Suriye’yi sen fetih etmedin mi? Amr B. As (ra) yüzünü döndü ve şunları söyledi: Ahiret için hazırladığımız en değerli azık ‘Lâ İlâhe İllallah ‘sözüdür.

Benim hayatımda 3 devir oldu. Peygamberimize (sav) benden daha fazla kin besleyen yoktu. O’nu öldürmeyi bile düşünüyordum. O haldeyken ölseydim, mutlaka Cehennemlik olurdum. Rabbim gönlüme İslam sevgisini koydu. O’nun yanına gittim, elini uzat, sana biat edeceğim dedim. O elini uzatınca, ben elimi çektim. Aramızda şu konuşma geçti: Peygamberimiz (sav) “Ne oldu Ya Amr? “Dedi. Ben de şart koşmak istiyorum dedim. O da “Neyi şart koşacaksın? “Dedi. Rabbimin beni bağışlamasını.

O zaman Peygamberimiz (sav) şunları söyledi: “Müslüman olmanın, önceki günahları yok ettiğini bilmiyor musun? Hicret etmenin, daha önce işlenen günahları yok ettiğinden haberin yok mu? Hac etmenin, önceki günahları ortadan kaldırdığın bilmiyor musun?

O günden sonra, Peygamberimizden (sav) daha çok sevdiğim kimse yoktu. Gözümde ondan daha büyük bir kimse de yoktu. O’na duyduğum saygıdan dolayı, doya doya yüzüne bakamazdım. Biri bana Peygamberimizi (sav) anlat dese, yüzüne doya doya bakmadığım için anlatamazdım. Şayet bu haldeyken ölseydim, Cennette olmayı ümit ederdim. Daha sonra saltanat işlerine karıştım. O işlerin aleyhimde mi lehimde mi olduğunu bilmiyorum.

Size vasiyetim şudur: Öldüğümde arkamdan ne ateş yakın ne de ağıt yakın. Mahrem yerlerimi iyi kapatın. Çünkü melekler yanıma gelecek. Beni gömdüğünüz zaman, üzerime toprağı yavaş atın. Kabrimin yanından hemen ayrılıp gitmeyin. Bir zaman durun. Siz yanımdayken, yerime alışayım. Rabbimin elçilerine nasıl cevap vereceğimi düşüneyim ve vefat etti. Bu, Sahabinin kısaca hayat hatırası. Birkaç kere tekrar okuyarak, ders almanın faydalı olacağı kanaatindeyim.

Peygamber Efendimiz (sav) buyurdular ki;” Sahabilerim gökteki yıldızlar gibidir. Onların aleyhinde konuşmayın. “ Bu emre uyarak, biz de bütün Sahabileri rahmetle anıyoruz.

Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri