GÜNAHKÂR İLE ABİDİN SONU NE OLDU
Şeyh Sadi Şirazi (ra) anlatıyor; “Hz. İsa (as) Peygamberimiz zamanında, çok günahkâr bir adam vardı. Amel defteri günahlarla doluydu. Bir yolculuk esnasında, Hz. İsa (as) Peygamberimize halini arz etti. Yaptıklarından pişman olduğunu söyledi ve ağlıyordu. Hz. İsa (as) Peygamberimiz yoldan dönerken, aynı yerde bir abide rastladı. Onunla biraz sohbet etti. Günahkâr kul devamlı ağlıyordu. Hz. İsa (as) Peygamberimiz de abidin haline imreniyordu. Abid bir ara günahkara bakarak, bu adamla Cennette olmak istemem dedi. Yani ibadetine güveniyordu. Günahkâr da acı ve ızdırap içinde, Rabbine dua ediyordu. Cenabı Hak Hz. İsa’ya (as) vahiy etti; ” İkisinin de duasını kabul ettim. Günahkarı Cennete, abidi de Cehenneme koydum. Çünkü abid günahkarla beraber olmak istemiyordu.”
Bu yanlış olay, bize şunları anlatıyor: 1-İbadetlerimizi tam yapacağız ama onlara güvenmeyeceğiz. 2- Günah işleyenlere, gıyabında tövbe edeceğiz. Onlara kötü gözle bakmayacağız. 3-Müslümanın en güzel duası, mümin kardeşine yaptığı duadır ve kabul edilen duadır. 4-İbadetlerimizi ihlasla, yalnız Allah (cc) rızası için yapacağız. 5-Günahkâr da olsa, günahına dönmemek üzere tövbe eden kul, kimse Allah’a (cc) yakındır. 6- Onun için toplumda herkesle iyi geçinmek, herkes hakkında güzel düşünmek lazımdır.
Peygamberimiz (sav) buyurdu ki; ”Sizden birinizin, din kardeşini hor ve hakir görmesi, ona günah olarak yeter.”
Yine Peygamberimiz (sav) buyurdu ki; ” Bana vahiy edildi ki: Birbirinize karşı mütevazi olun. Biriniz haddi aşıp, diğerine zulüm etmesin. Yine bir mümin, diğer bir mümine karşı, böbürlenip zulüm etmesin.” (Müslim-Ebu Davud)
Kibir, haset, öfke ve gazap kalbi yakan hastalıklardandır. Allah (cc) bu hastalıklardan hepimizi korusun.
Ebu’l Hasan El-Harakani (ks) Hz. leri buyurdu; ” Elbisene ateş sıçrasa, hemen söndürürsün. Halbuki dinini yakan ateşlerin (kibir, haset, riya ) kalbinde durmasına nasıl razı olursun. Nasıl namaz, oruç farzsa, ifası mecburi ise aynı şekilde, gönülden kibri, hasedi ve hırsı gidermekte zaruridir.”
Hak dostunun söylediği gibi, kalbi yakan hastalıklara dikkat.
KALBİNİN KATILIĞINDAN ŞİKÂYET EDENLERE PEYGAMBERİMİZ (SAV) NE TAVSİYE ETTİ
Sahabiden Ebu’d Derda (ra) Peygamber Efendimizden (sav) şöyle rivayet etti; ” Kalbinin katılığından şikâyetin varsa, yumuşaması için: Yetime acı, başını okşa, kendi yediğin yemekten yedir ki kalbin yumuşasın. Allah (cc) muradını versin.”
Bu Hadisi Şerif bize, yetim, öksüz ve kimsesizlere karşı dikkatli olmamız, onlara muhabbet göstermemiz, yediğimizden yedirmek suretiyle doyurmamız tavsiye ediliyor.
Ya Resul Allah, bu vasiyetin bize emirdir. Senin vesilenle Rabbimizden, yetimlere, yoksullara ve kimsesizlere yardım etmemiz için, Rabbimiz bize yardım etsin. Âmin.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.