MÜRİDİN İSMİ AZAMI ÖĞRENME İSTEĞİNE MÜRŞİDİN CEVABI NASIL OLDU
Rivayet edilir ki, bir talebe hocasından ısrarla, ismi azam duasını öğrenmek istedi. Hocası her seferinde dayanamazsın demesine rağmen ısrar ediyordu. Bunun üzerine Hoca Efendi, şehrin dışına çık, kavşak yolda bekle, gördüklerini gelince bana anlat. Talebe tarif edilen yere gitti. Beklemeye başladı. Derken ihtiyar bir adam, sırtında odun yüklü bir binekle geldi. Bu sırada, bir asker geldi. İhtiyarı dövdü. Odunlarını aldı gitti. Talebe bu haksızlığa çok kızmıştı. Geldi, durumu hocasına anlattı. Hocası, müride sordu, ismi azam duasını bilseydin ne yapardın? Talebe, askerin helakine dua ederdim. Bu söz üzerine hocası şu cevabı verdi, ben ismi azamı o oduncudan öğrendim.
Bu olayın izahı sadedinde şunlar söylenebilir: İsmi azam duasıyla yapılan dualar, geri dönmez. Peygamber Efendimiz (sav) böyle haber verdi.
1-Oduncu, ismi azamı bildiği halde, kendisine askerin yaptığı kötülüğe karşılık, ona beddua etmedi. Sabretti. 2-Demek ki herkesin seviyesine göre, mana ilminden biraz verilir. Yani okyanustan herkes kabı kadar su alabilir. 3- Rabbimiz, bazen bizlere mana gözümüzü açsa, ucbe, kibre kapılırız. Onun için mana ilmini vermez. 4-Bizlere yakışan ve yaraşan, Kitap ve Sünnetle, Ehli Sünnet alimlerimizin izahları doğrultusunda amel edip, Rabbimizin razı olduğu kul olmaya gayret etmek. Sonrası Rabbimize aittir.
İMAM ŞAZELİ (RA) BİR RÜYASINI ŞÖYLE ANLATTI
İmam Şazeli (ra) kısaca: 1197-1259 tarihleri arasında yaşamış, Faslı bir tüccarın oğlu. Din eğitimini aldıktan sonra, tasavvufta Abdusselam B. Mürsi’ye (ra) intisap etti. Tunus’ta dergahını açtı. Haçlı seferlerine karşı, İslam ordusu içinde cihada katıldı. Bu savaşta gözlerini kaybetti. Hz. Mevlâna (ra) ile aynı dönemde yaşadı.
Bu hak dostu rüyasını şöyle anlattı. Özetle: Mescidi Aksa’da yattım, uyudum. Rüyamda mescidin dışında bir taht kurulmuş. Etrafında kalabalık var. Bunlar kimler? Niye toplandılar diye sordum. Dediler ki, Hallacı Mansur’un (ra) edebi terk ettiği bir sözüyle, düştüğü durumdan Peygamberimiz Muhammed (as) dan şefaat dileğiyle toplandılar. Tahta baktım. Üzerinde Resul Allah (sav). Yerde, Musa (as), İsa (as) Nuh (as) oturmaktalar. Onları dinlemeye başladım.
Musa (as), Peygamberimize (sav) bir sual sordu. Siz, benim ümmetimin alimleri, İsrailoğullarının peygamberi gibidir, buyurdunuz mu? Peygamber Efendimiz (sav) “evet “dedi. Buna bir örnek gösterebilir misiniz dedi. Peygamberimiz (sav) toplulukta bulunan İmam Gazali’yi işaret etti. Hz. Musa (as) İmam Gazali’ye bir soru sordu. İmam Gazali, o soruya 10 şekliyle cevap verdi. Hz. Musa (as) cevap, soruya uygun olmalı dedi. Ben bir soru sordum, sen 10 cevap verdin. İmam Gazali (ra), efendim, Cenabı Hak size, elinizdeki nedir diye sordu. Siz de bu asamdır. Bunlarla koyunlarımı güderim. Ağaçlardan yaprakları indiririm. Buna dayanarak yürürüm diye uzun uzadıya cevap verdiniz. Kişi sevdiğiyle biraz fazla konuşabilmek için, cevabı biraz uzattım. Hz. Musa (as) asa hakkında bilgi verirken, biri ayağımı dürttü, uyandım. Baktım mescidin kayyumu idi. O zatı bir daha görmedim.
Salih insanların gördüğü rüyalar hakikattir. Rüyalar vahiyden bir cüzdür. Yani İlhamdır. Bu olay bize şunları işaret etti. 1-Salih Müslümanların gördüğü rüyalar gerçektir. 2-İmam Gazali Hz.leri Ehli Sünnet imamlarındandır. 3-İmam Şazeli de Tarikatı Muhammediye yolunun erlerinden biridir. Hak dostudur. 4-Hallacı Mansur da kendisine verilen ilahi sırrın birini, ifşa ettiği için Cenabı Hak cezalandırmış Peygamberlerin şefaati ile affetmiştir.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.