DÜNYA AHİRET DENGESİZLİĞİ
İnsanlar garip. Geçici olan hayata her şeyini verir de daim hayata (ahiret) sırtını döner. Akıllı olduğunu iddia eder. Mecnunların yaptığını yapar. İnsanların bu haline hayret etmemek elde değil. Sağından, solundan, önünden, arkasından, altından, üstünden birçok insan ölüme gider ama kendisine ölümün uzak olduğunu sanır. Tabutta cenazelere omuz verir. Defin sırasında, cenazeye toprak atar ama bir günde kendinin aynı tabutta taşınacağını, defin esnasında üzerine dostlarının toprak atacağını unutur.
Sahabi Efendilerimizden rivayet edildi ki ;” Peygamber Efendimiz (sav) akşama doğru yanımıza geldi ve şöyle buyurdu; ”Ey insanlar, Allah’tan (cc) haya etmez misiniz?” Bizler sorduk, Ya Resul Allah, böyle söylemenizin sebebi nedir? Peygamberimiz (sav) cevap verdi “1- Yemeyeceğiniz kadar mal toplar. 2-Elde edemeyeceğiniz şeyleri ümit eder. 3- İçinde oturmayacağınız binalar yaparsınız. “
Peygamberimizin (sav) ifadesi ile, çok mal topladık. Olmayacak hayaller kurduk. Çokça binalar yaptık. Sonunda, dünyayı terk edip ahirete gittik. Sonuç, yapılanların hepsi dünyada kaldı. Bize kalan ahirette hesabını vermek.
Peygamber Efendimiz (sav) özetle, helal haram demeden mal toplamayın. Lüzumsuz hayaller kurmayın. Tevazu sahibi olun. Oturacağınız bir eviniz olsun. Dünya ahiret dengesini iyi kurun. Peki bu tavsiyeler, yıllarca yazıldı, okundu, söylendi. Ders alan var mı? Yok. Bu halimizle sonumuzun hayırlı olmasını ve dünya ahiret dengesini iyi ayarlamamız konusunda Rabbimizden yardım isteriz.
SELEME B. DİNARA SORULAN 3 SORU NEYDİ
Seleme B Dinar’a (ra) talebeleri sordu: İlimden, amelden ve ihlastan maksat nedir?
İlim, İslam’ı ve faydalı şeyleri öğrenmek. Amel, bu öğrendiklerini tatbik etmek. İhlas ise bunları yaparken Allah (cc) rızasını gözetmek.
İslam uleması, din ilimleri (Tefsir, Hadis, Fıkıh, Kelam) yanında Tıp, Fizik, Matematik ve Astronomi gibi ilimleri de tahsil etmişlerdir.
Bunun sonucunda, birçok yeni keşif ve icatlarda bulunmuşlardır. Ehli Sünnet alimlerimiz, Ümmeti Muhammed’in önünü açmak üzere, Tefsir, Hadis, Fıkıh ve Kelam kitapları yazmışlardır. Bu eserlerinde yazılan ve yapılan bütün işlerinde, Rıza-i İlahiyi gözetmişlerdir.
Kâinata bakarak, Rabbimizin azametini, ayı, güneş, yıldızları arz ve semaya bakarak ta tek yaratıcı olduğunu bize anlatmışlardır. Allah (cc) hepsinden razı olsun. Onlara çok şey borçluyuz.
Konuyu şöyle özetleyebiliriz: İlim öğrenmek, amel yapmak içindir. Amel yapmak, Allah (cc) rızası içindir. Çalışırken de amel ederken de ihlastan ayrılmamak işin temeli ve özüdür.
Allah (cc) hepimize ilmiyle amil, rızasına uygun ibadetler yapmayı hepimize nasip etsin. Âmin.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.