MAHŞERDE GIPTA (İMRENİLECEK) EDİLECEK KİMLERDİR
Peygamber (sav) buyurdular;” Allah’ın (cc) öyle kulları var ki, ne Peygamber ne şehittir. Ama Peygamberler ve şehitler onlara gıpta ederler. “(Ahmed B. Hanbel – Müsned) Sahabi sordu, Ya Resul Allah, Peygamberlerin yerleri daha yüksek iken, onlar kimlerdir? Peygamber Efendimiz (sav) cevap verdi;” Peygamberler tebliğ ile meşgul iken, onların Allah’tan (cc) başka meşguliyeti yoktur.”
Demek oluyor ki, Cenabı Hakkın indinde çok şerefli Peygamberler, çok şerefli şehitler var ama onların yanında derece içinde derece, makam içinde makam sahibi olanlar vardır. Bunların mahiyetini ancak Allah (cc) bilir ve bildirdiği Peygamberleri bilir.
KİŞİNİN İYİ VE GÜZEL OLMASI NEYE BAĞLIDIR
Peygamber (sav) buyurdu ;” İnsan, kendisine faydalı olmayan ve kendini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesi, onun iyi ve güzel olmasındadır. “Başka bir ifade ile, iyi bir Müslüman kendini ilgilendirmeyen ve dünya ahiret hiçbir faydası olmayan boş işlerle uğraşmaz.
Dünya hayatında, hele o kadar çok lüzumsuz işler var ki onları İslam hoş görmez. Günümüzde de insanlar kendi hata ve kusurları yerine, başkalarının hataları ile ilgilenir, kendini unutur. Hayat sermayesi, alıp vereceğimiz nefesler, hepsi sayılı olduğuna göre en iyide değerlendirmek mecburiyetindeyiz. Yaptıklarımızı, yazdıklarımızı, okuduklarımızı unutmayalım. Silinmeden kayda geçiyor. Madem ki yazılıyor, kayıt ediliyor. Tedbirli olmak mecburiyetindeyiz.
Peygamberimiz (sav) şöyle bir müjde daha verdi ;” Sıkıntılı zamanlarda, Allah’a (cc) yaptığın duaların kabul edilmesini istiyorsan, rahat ve sağlıklı zamanlarda çok ama çok dua et.”
Burada Peygamberimizin (sav) işaret ettiği husus şu, insan her zaman sağlıklı olamaz. Bazen de hastalanır. Sağlıklı zamanında çok şükrederek çok dua etmek, sıkıntılı zamanlarda yapılacak bu duanın kabulüne işarettir. Peygamber Efendimizin (sav) buyurduğu bu müjde, bize hem sağlıkta hem hastalıkta çok ama çok tövbe istiğfar edip, dua etmemiz gerektiğini anlatmaktadır. Dua müminin silahıdır buyuran Peygamberimizin (sav) kendinin günde 70’den fazla tövbe istiğfar ettiğini bildirmiştir. O zaman bize düşen, Rabbimize tövbe istiğfar etmemiz.
YEMENDEN GELEN MİSAFİR KİMDİ
Yemen’in Karen köyünden Veysel Karani (ra) yaşlı annesinden şartlı olarak (bulamazsan hemen dön) izin alıp, Medine-i Münevvere’ye Peygamberimizin (sav) evine geldi. Sordu, Peygamberimiz (sav) evde yoktu. Görüşmeden hemen döndü. Dünya gözüyle Peygamberimizi (sav) görememişti.
Peygamber Efendimiz (sav) evine gelince, manevi bir koku hissettiğini söyledi ve devamla şöyle buyurdu;” Yemen’den bana manevi bir koku geliyor. “ Üveysi’yi işaret ediyordu. Üveys, Peygamberimizi (sav) dünya gözüyle görememiş, tabiinden Sahabilerle görüşmüştür. Peygamberimiz (sav) vefatından önce, kendi hırkasının Üveysi’ye verilmesini, onun da ümmeti Muhammed’e dua etmesini vasiyet etmiştir. Peygamberimizin (sav) vefatından sonra, vasiyet üzere hırka, Veysel Karani’ye (ra) teslim edilmiştir. Cenabı Allah (cc) buyurdu ki ;” Benim velilerim, benim kubbelerim altında gizlidir. Onları benden başka kimse bilmez. “
Harem B. Hayyan, Üveysden nasihat istedi. Üveys, ona cevaben “ Yatarken ölümü yastığının altında, kalkınca karşında bil. Günahın küçüğünden de büyüğünden de sakın. Asi olursun.” Harem B Hayyan, ah etti ağladı. Yok olası gönlüme, öğüt kar etmiyor. Öğüdü artır dedi. Üveys, bu söz yetmez mi? Âdem (as) atan, Havva annen, Nuh (as), Halil İbrahim (as), Musa (as), İsa (as), Muhammed Mustafa (sav) hepsi öldüler. Ben ve sen de öleceksin.
Bu sözlerin üzerine yorum yapmaktan haya ederiz.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.