İSKİLİPLİ ATIF HOCA İDAM SEHPASINDA NE DEDİ
Muhterem şehidimiz, ulemadan yazdıkları ve yaptıklarıyla örnek bir şahsiyet, yeni neslin tanımadığı daha doğrusu unuttuğu bir alim-i veli. Bir gün dönüp tarihimize baktığımızda, neler kaybettiğimizi anlayacağız. O zaman çok geç olacak.
Hoca Efendi, İskilip Tophanede doğdu. 1902’de İlahiyat Fakültesini bitirdi. Fatih ders-i âm oldu. 31 Mart vakasında, zulmen Sinop’a sürgün edildi. Masumiyeti anlaşılınca serbest bırakıldı.
Millî mücadelede görev aldı. Yıl 1924’de ‘Frenk Mukallitliği ve Şapka’ adlı risalesini yazdı.
Risale, zamanın Millî Eğitim Bakanlığından izin alınarak basıldı. Garabete bakın ki, sistemin kendi izin verdiği ve aynı sistemin mahkemelerinde yargılanarak idamına hükmedildi. O gün istiklal mahkemesi savcısı 3 yıl hapis istemesine rağmen, hukuk teamüllerine aykırı olarak, mahkeme idam dedi. Mahkeme reisi kel ali. Şubat 1926. İdam sehpasına giderken, son arzusu soruldu. Hoca Efendi tarihi şu cevabı verdi, “Zalim ve katillerle, elbette mahşer günü hesaplaşacağız.” Tahir-ül Mevlevi, Hak dostu büyük alim Ahıskalı Ali Haydar Efendi de tutuklular arasında. Mahkemeye çıkılacağı gece, yakaza halinde (uyku ile uyanıklık hali) İskilipli Atıf Hocamız rüyasında Peygamberimizi (sav) gördü. Peygamberimiz (sav) kendisine “Müsterih ol. Yarın bizimle iftar edeceksin.” Bu rüyayı gören Atıf Efendi Hocamız, savunmayı yırtıp attı. Sonuç malum. Şehîden vefat etti. Hocamızın dediği gibi, mahşerde büyük hesap görülecek. Atıf Hocama ve onun gibi dinleri uğruna şehit olanlara selam olsun. Muhterem hocam şehadetin makbul olması dileğiyle, Âmin.
MUHADDİSLERİMİZDEN İMAM BUHARİYİ (RA) TANIYALIM (h.194-256)
Peygamberimizin (sav) soluğu, nefesi ve sözcülerinden. Kendisi Hadis uzmanı. 300 bin Hadisi, senetleri ile bilir ve rivayet ederdi. Buhara’da dünyaya geldi. İlim için Mekke’ye gitti. Daha birçok şehirleri dolaştı. Hadis topladı. Hadisleri kaydederken, râvileri çok dikkatli inceler. Dini emirlere uymayan ve edep gözetmeyenlerden Hadis almazdı. Semerkand’da vefat etti. Eserinin adı ‘Sahihi Buhari’
Yıllardır Müslümanlar, bu zatın yazdığı eserleri okuyarak, Kuranı Kerimi ve Peygamberimizin (sav) söylediklerini anlamaya çalışıyoruz. Yazdığı eser, yüzyıllardır okuna geldi ve kıyamete kadar da okunacak.
Yeri gelmişken, bir yaramızı kısaca yazalım. Günümüzde bazı şaşkınlar, Kuranı Kerim bize yeter diyerek Kuranı Kerimi kafalarına göre yorumluyorlar. Peygamberimizin (sav) mübarek sözlerini ve izahlarını da göz ardı ederek, güya İslam’ı anlattıklarını zannediyorlar. Kuranı Kerimin ifadesiyle Kuranın muallimi, açıklayıcısı Peygamberimizdir (sav). Yani Kuranı Kerimi iyi anlayabilmek için, Hadislere ihtiyacımız vardır. Ehli Sünnet alimlerimiz, Kuranı anlamak için, sadece Arapçayı bilmek yetmez. Eğer yetseydi, bütün araplar müfessir olurdu.
Netice olarak özetle şunu söylüyorlar: Kuranı Kerim müfessirleri 14 ilmi bilmek mecburiyetindedir. Arapça, gramer / Hadis ve usulü Hadis / Tefsir ve usulü Tefsir / Esbabı nüzul, ayetlerin iniş sebebi / Mantık / Lehçe gibi ilimleri saymaktadırlar. Peygamberimizin (sav) hayatını, ayetlerin yorumlarını, sahabenin tatbikatını, mezhep imamlarımızın izahlarını bilmeden Kuranı Kerimi layıkıyla anlayamayız. Bizim için esas, Peygamberimizin (sav) ayetleri izah ve tatbik şeklidir. Birçok örnek olmakla beraber, ulemadan bir örnek verelim. Kuranı Kerimde, ölü (leş) hayvan eti haramdır. Balık da hayvandır, ölüdür. Ama yenir. Nereden anlıyoruz. Peygamberimize (sav) getirilen, ölü pişirilen balık etini yemiştir. Bu şaşkınlara göre, balıkta haram olması gerekir.
İslam tahrip hareketi, geçmişe dayanır. Bugünkü sözcüleri, daha doğrusu şeytanın avukatlığını yapanlar, Hadisleri reddederek veya göz ardı ederek, İslam’a zarar verdiklerini zannediyorlar. Bu insanlar, iki grup. Biri cehaletinden bilmediğinden yapıyorlar. Bir bölümü de doğrudan ihanet içindeler. Hadisleri red, insanları Kuranı Kerimi redde götürür. Bu işin sonu, Peygamberi red ve Allah’ı (cc) inkara götürür. Allah (cc) hepimizi korusun. Âmin. Hadis eseri yazan muhaddislerimize de Allah (cc) rahmet etsin.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.