FEDAKÂRLIK NEDİR İŞTE ÖRNEĞİ
Şeyhül İslam Mustafa Sabri (ra) anlatıyor;” Şeyhülislam bulunduğum sırada, Ahmet Naim Beyi de ayan meclisine yazdık (Ayan üyesi demek, padişah tarafından atanan milletvekili) Bir sabah namazdan sonra Ahmet Naim Bey geldi dediler. İçeri aldık. Babası hastaydı da vefat etti zannettik. Konuşmaya başladı. Efendim, Ayan listesini gördüm, beni Ayan üyesi yazmışsınız. Bu memleket, adam kıtlığına mı girdi. Yahu memleket ne hale geldi? Ben kim oluyorum da Ayandan olayım? İstirham ediyorum, beni listeden çıkarın. Naim Bey adeta yalvarıyordu. Efendim, ben kendimi bilirim. Layık olmadığım o mekânda alacağım maaşı, çocuklarıma nasıl yediririm. Baktım Naim Bey kaçacak. Kendisine, Naim Bey kardeşim. Allah aşkına cehenneme yalnız başına ben mi gireceğim? Ben Zenbillilerin, Ebussuudların, İbni Kemallerin ayarında bir insan mıyım? Kader beni Şeyhül İslam yaptı. Ne yapalım, bu vazifeleri birileri yapacak. Hep beraber çalışacağız.
Şimdi Şeyhül Mustafa Sabri Efendi ile Ahmet Naim Bey arasında geçen bu konuşma bizlere şunları hatırlattı: 1- Devlette, aldığı ücreti hak edememe korkusu 2- İlmi olduğu ve yeterli olduğu halde, kendisini oraya layık görmeme. Şeyhül İslam’ında cevabında çok hikmetler gizli. Burada acizane Mustafa Sabri Efendinin, Ahmet Naim Beyin hayatını okumanızı tavsiye ederim. Daha sonraki yazılarımızda bu zatlardan ayrıca bahsedeceğiz.
AHMET B. HANBEL (RA) İLE FIRINCI
Ahmet B. Hanbel Hz. leri 4 büyük mezhep imamımızın dördüncüsü. (Allah (cc) rahmet etsin) Bağdat’ta doğup, Bağdat’ta vefat etti. Hadis ilminde, büyük alim. Ezberinde bir milyon Hadis vardı. (Hadis hafızı) Müsned adlı Hadis kitabında, 30 bin Hadis yazdı. Zühd ve takva sahibi idi. Kimseden yardım almaz. El emeğiyle geçinirdi. İşte bu imamımızın yaşadığı bir olayı anlatacağız.
Hadisleri toplarken yola çıkar. Gece bir camide kalmak ister. Görevli camiden çıkarır. İzin vermez. Bahçesinde kalmak isterse, ona da izin vermez. Caminin karşısında bir fırın vardır. Oraya girer, selam verir. Fırıncı işini bitirince selamı aldı. Fırıncı ekmek pişirmekte, hamuru “Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahü Ekber, Estağfirullah, Lâ İlâhe İllallah” diyerek pişiriyordu. Ahmet B. Hanbel sordu, hep böyle mi pişiriyorsun? Evet. Faydasını gördün mü? Fırıncı, görmez olur muyum? Bütün dualarım kabul edildi. Biri kaldı, onu bekliyorum. Ahmet B Hanbel nedir diye sordu. Mezhep imamımız Ahmet B Hanbel’i görmek isterim. Son duam bu. Ben, Ahmet B Hanbel’im. Rabbim beni sürüye sürüye, sana getirdi. O duanda kabul edildi.
CEHENNEMDEN EN SON ÇIKAN MÜMİNİN HATIRASI
Mahşerde kafirler cehenneme gönderilir. Müslümanların da mizanda, günah ve sevapları tartılır. Günahları çok olursa. Allah (cc) isterse affeder, isterse cehenneme gönderir. Cezasını bitirir ve çıkar. Hiçbir mümin, muvahhid, Müslüman cehennemde ebedi kalmaz. Ehli Sünnet imamlarımızın ortak görüşü budur. Böyle iman ederiz.
Bu minvalde Ebu Hureyreden (ra) Peygamberimiz (sav) şunları anlattı;” Günahkâr bir mümin, en son cehennemden çıkarıldı. Yüzü cehenneme dönüktü. Cehennemden çıkan mümin şöyle dua etti. Ya Rabbi, yüzümü cehennemden çevir. Başka bir şey istemem (Cehenneme bakması, ona azap veriyordu) Allah (cc) yüzünü cehennemden çevirdi. Cennete yaklaştırdı. Kul istemeye devam eder. Cennete konur. Kul tekrar ister de ister. Allah (cc) verdikçe verir. Allah (cc) Ey Âdemoğlu, sen neden sözünde durmuyorsun der, nihayet sonunda Cenabı Hak geldiğin dünya kadar, bir yer sana verilse razı mısın der. Kul razı olur. Allah’ta (cc) verir.”
Peygamber Efendimizin (sav) burada anlattığı, ahiret böyle olduğuna göre, dünyada da Allah’tan (cc) istemekten usanmamak, duada ısrar etmek lazım gelir. Allah (cc) dua edip, kendinden isteyenleri sever. Peygamberimizin (sav) bu olayı anlatmasının birçok hikmeti olmakla beraber, bize dua etmenin önemini, Allah’tan (cc) istemenin ama çok istemenin fayda vereceğini anlatmak için olsa gerektir.
Bu ve benzeri olayları, Peygamberimiz (sav) anlatınca, sahabelerden bazıları, cehennemden çıkan o son kişi ben olsaydım, dediği rivayet edilir. Burada bize ikaz edilen, son nefesin çok önemli olduğudur.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.