HZ. PEYGAMBER (SAV) DÜNYAYI HANGİ MİSALLE ANLATTI
Peygamber (sav) buyurdular;” Müminin dünyadaki misali, ceninin (çocuğun) anne karnındaki misaline benzer. Çünkü çocuk doğunca, ağlar. Dünyayı görür, ışığı görür, geri mekanına dönmek hoşuna gitmez. Mümin de öyledir. Ölüme sabretmeyip, üzülür, telaşlanır, korkar, ürker. Fakat Rabbinin mükafatlarına kavuşunca dünyaya dönmek istemez.”
Ya Resul Allah, ne güzel bir hakikati, özet olarak bize anlattın. Bize, ölüme hazırlanmayı Allah’tan (cc) ümidini kesmemeyi ve yaratılışımızla ilgili ince bir çizgiyi gösterdi.
Büyük alimlerimiz, bu ve benzeri Hadisleri izah sadedinde, “Sen dünyaya gelirken, ağlayarak geldin. Sen ağladın. Etrafındakiler, çocuğumuz oldu diye sevindiler. Sen ölürken, öyle bir hayat yaşayarak öl ki, sen sevin, arkanda kalanlar ağlasın.” Allah (cc) hepimize böyle bir ölümü nasip etsin. Âmin.
KABİRDE BİR TABLO
Hz. Peygamber (sav) anlatıyor; “Mümin kabrine konunca, yanına güzel yüzlü, temiz kıyafetli, hoş kokulu bir insan gelir. Ölüye, sevin. Bu sana vaad edilen gündür der ve müjdeler. Mümin sorar, sen kimsin? Cevap, ben senin hayırlı olan amellerinim.” (Hâkim-Müstedrek)
Peygamber Efendimiz (sav) bu Hadisi Şeriflerinde de kabirde yalnız olmadığımızı, sual melekleri gelmeden önce, bize bir iyi bir habercinin geleceğini bildirdi.
Bizler, ameli az, günahı çok, asi ve fakir, Rabbinden başka sahibi olmayan kimseleriz. Ama ölümü çok sevenler de var. Korkmayanlar da var.
Büyük Hak dostu Mazharı Can Canan Hz.leri (ks), ölümden korkmuyor musunuz sorusuna, niye korkayım, Rabbimi göreceğim, onun sevdiklerini göreceğim cevabını verdi.
Başka bir Hak dostu İbrahim B. Edhem de (ra), Nasıl korkmam ve endişelenmem? Rabbimin huzuruna çıkacağım. Bizler de hem korkuyoruz hem heyecanlanıyoruz hem de seviniyoruz.
Üstad Necip Fazıl, ölümü dizelerinde şöyle tarif ediyor; Gideriz nur yolu, izde gideriz / Taş bağırda, sular dizde gideriz / Bir gün akşam olur, biz de gideriz / Kalır dudaklarda şarkımız bizim.
Mesele ölmek değil, nasıl olsa öleceğiz. Bütün mesele, iyi ölmek, kabirden iyi kalkmak, mahşere, mizana ve sırata iyi varabilmek. Ümitsiz değiliz. Rabbimiz var bizim.
RABBİMİZ HATIRLATTI KULLARIM UNUTMASIN BUYURDU
Nahl suresi 61. Ayette meâlen;” Şayet Allah (cc), insanları yapıp ettikleri yüzünden, hemen cezalandıracak olsaydı, yeryüzünde tek bir canlı bırakmazdı.”
İnsanlar günah işler, ama Allah (cc) insanlara mühlet verir. İster ki kullarım tövbe istiğfar etsin. Ama hiçbir kul ihmal edilmez. İnsan bir hata ettiği zaman, derhal bir iyilik yaparak, kötülüğü iyilikle gidermeli. Yaptığından pişman olup, acilen tövbe etmelidir.
Peygamber (sav) buyurdular ki ;” Bir milletin içinde, zina fuhuş ortaya çıkar, aleni işlenirse, içlerinde veba hastalığı ve onlardan önce yaşamış milletlerde görülmemiş başka hastalıklar da yayılır.” Peygamberimiz (sav) (Allah’ım bizi şefaatine nail kılsın.) bugünkü dünyayı tarif etti. Peygamber Efendimizin (sav) kıyamet alameti olarak bildirdiği bütün olayların birçoğu çıktı ve çıkmaya devam ediyor.
Hak dostu Şeyh Sadi Şirazi (ra) şöyle diyor;” Başkasının başına gelen felaketlerden nasihat al ki, başkaları da senden ibret almasın. “
Kulağına nasihat girmezse, ayağını bir gün zincire vurulmuş görürsün.
Bütün Kuranı Kerim ayetleri, bütün Hadisi Şerifler, Hak dostlarının bütün sözleri, Ümmeti Muhammed’in hayrına olup, ikaz ve ibret olarak değerlendirilmelidir.
Musibetler çoğu zaman nasihat verir. Tabi alanlar için. Hz. Mevlâna (ra), bütün musibetlerin arka planını anlamak için, dikkat kesilmemizi, can kulağıyla dinlememiz için Kuranı Kerimden örnekler veriyor. Rüzgârın, âd kavmini, tufanın Nuh (as) kavmini, firavnun kızıl denizde nasıl boğulduğunu, Ebabil kuşlarının fil ordusuna ne yaptığını tek tek anlatır.
Rabbimiz, Kuranı Kerimi, Hadisi Şerifi, Hak dostlarının sözlerini doğru, iyi ve tam olarak anlayarak ibret almamızı nasip etsin. Âmin. Bu konuların detaylarını, Ehli Sünnet alimlerimiz tefsirlerinde, muhaddislerimiz Hadis kitaplarında, Evliyaullah da vasiyetnamelerinde yazdılar. Bize sorarsanız, zaman zaman onları okuyup, ibret alıp, eksiklerimizi düzeltip, hatalarımızdan kurtulmalıyız.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.