Hayatın İçinden Kısa Kısa - 124

Hayatın İçinden Kısa Kısa - 124

MEZARLIKLARIN KAPILARINA YAZILAN AYET

Allah (cc) Ankebut Suresi 57. ayette meâlen;” Her nefis (insan) ölümü tadacaktır.” Bu Ayeti Kerime bize, ölümün bir gerçek olduğunu bir kere daha hatırlatıyor. İnsanların ölüş sebebi, aslında doğuş sebebidir. Madem ki hayat ölümle sonuçlanacaktır. O halde telaşlanmaya gerek yok, ölüm aslında bir yok oluş değil, yeni bir hayata başlangıcıdır.

Hz. Enes (ra) anlatıyor;” Peygamberimiz (sav) ve Sahabilerle beraberdi. Bir cenaze geçti. Onu Sahabiler hayırla andılar. Biraz sonra bir cenaze daha geçti. Onu da kötü andılar. Peygamber Efendimiz (sav) her iki seferinde de “Vacip oldu. “Dedi. Sahabi sordu, Ya Resul Allah, iyi olana da kötü olana da vacip oldu dediniz. Neden böyle oldu? Peygamber Efendimiz (sav) cevaben;” Ümmetin şahitliği önemlidir. Siz iyiye iyi, kötüye kötü dediniz. Bu itibarla, mahşerde sizin şahitliğiniz geçerlidir.

Allah (cc) bir kulunu severse, Cebrail’e (as) “Ben filan kulumu seviyorum sen de sev.” Cebrail (as) meleklere söyler, melekler o kula dua eder. İnsanların da yeryüzünde o insanı sevmesini isterler. Netice itibariyle esas olan, Muhabbetullah, muhabbett-i Resul Allah, Allah (cc) ve Peygamber (sav) sevgisidir.

Yukarıda yazdığımız Ayeti, ulema izah ederken, her nefis ölümü tadacaktır ama herkes kendi ameli ölçüsünde tadacaktır. Allah (cc) hepimize, son nefeste iman ile gideceği yeri görerek emanetini almasını dileriz.

KABİR ZİYARETLERİNDE KABİRDEKİLER GELENİ GÖRÜR VE TANIR MI

Peygamber (sav);” Dünyada sizin yaptığınız ameller, sizin akrabalarınızdan vefat etmiş ölülerinize bildirilir. Eğer yaptığınız amel hayır ise, ölüleriniz sevinir. Kötü ise üzülürler. Ölüler ziyarete gelene dua ederler. Ya Rabbi, bize hidayet eylediğin gibi, bizden geriye kalanları da hidayete eriştir diye dua ederler.”

Başka bir Hadisi Şerifte Peygamberimiz (sav) buyurdular ki;” Ey ümmetim, ölülerinizi kötü amellerinizle mahcup etmeyin. Zira kabir de yatan dostlarınıza kötü amelleriniz arz olunur.

Peygamberimiz (sav) bu iki Hadisi Şerifinde şunları beyan buyurdu: 1- Amelleriniz ölülerinize arz edilir. 2-Ölüleriniz size dua ederler. 3-Siz onları, onlar da sizin gelişinizden haberdardırlar.

O halde bize düşen, ölülerimizi kötü amellerimizle mahcup etmemek.

Bazı Hadisi Şeriflerde de kul borcu olmayan Salih Müslümanların, yılın bazı günlerinde mezarlarından izinli çıktıkları ve kendi evlerini ziyaret ettiği ifade edilir.

Bazı insanların, Hadisleri yok sayarak, cenazelerin haberi olmadığını söylerler. Halbuki biz yine başka Hadisi Şerifte okuyoruz ki, Cebrail’in (as) doğrudan Peygamberimize (sav) gelerek “Allah’ın (cc) emridir. Cennet-ül Bakiye git. Oradakilere duada bulun. “Emri gelmiştir. Hz. Aişe (ra) validemiz bu durumu, gece Peygamberimizin (sav) Cennet-ül Bakiye gidip, dua ederek döndüğünü anlatmıştır.

Okuyucularımızın bazıları diyecek ki, siz ikide bir ölümü anlatarak, bizi korkutuyorsunuz. Hal bildiğiniz gibi değil. Ölümü anmak, ömrü uzatır ve bereketlendirir. Amellerimizi daha sağlıklı yaparız. Haramlara elimiz uzanmaz. Bunun için önce kendime, sonra sizlere ölümü hatırlatıyorum.

HZ. PEYGAMBER (SAV) AKŞAMA DOĞRU MESCİDE GELDİ SAHABELERE NE SÖYLEDİ

Peygamber Efendimiz (sav) mescidde şöyle buyurdu;” Ey insanlar, Allah’tan (cc) haya etmez misiniz? “Sahabiler sordu, Ya Resul Allah, neden böyle sordunuz? böyle söylemenizin sebebi nedir? Peygamber Efendimiz cevaben, şu muhteşem cevabı verdi;” 1-Yemeyeceğiniz kadar mal toplarsınız. 2-Elde edemeyeceğiniz şeyleri, ümit edersiniz. 3-İçinde oturmayacağınız binalar yaparsınız.

Hadisi Şerifler de bir mucizedir. Şu üç temel prensibi bir kere daha, dikkatle okuyalım. Yiyemeyeceğimiz malları topluyor muyuz? Topluyoruz. Elde edemeyeceğimiz şeyleri ümit ediyor muyuz? Ediyoruz. İçinde oturmayacağımız binaları yapıyor muyuz? Yapıyoruz. O halde halimiz ve yaptıklarımız ıslaha muhtaç.

Peygamberimizin (sav) ifadesiyle, bu üç işi yapan, Allah’tan (cc) haya etmemiştir, utanmamıştır. Yapılacak işin doğrusu belli. Dünyayı kalbe sokmadan, ahireti hiç unutmadan, yarın ölecekmiş gibi ahirete, kalacağın kadar da dünyaya, o kalacağın zaman ne kadarsa ki, dünya hayatı ahiret hayatının yanında hiç hükmündedir. Peygamber Efendimiz (sav) ümmetini korkutmak için değil, bütün derdi ve tasası Allah’ın (cc) istediği bir ümmet olmamız içindir.

Peygamberimizin (sav) birçok müjdeleri de vardır. Bizler Müslüman olarak, dünya ve ahiret dengesini iyi kurmalıyız.

Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri