HALİS NİYETİN BEREKETİ NASIL OLDU
Horasan meliki Amr B. Leys vefatından sonra, Salih bir zat onu rüyasında gördü. Aralarında şöyle bir konuşma geçti. Allah (cc) sana nasıl muamele etti? Cevap, Allah (cc) beni affetti. Hangi amelinle? Amr şöyle anlattı, “Bir gün dağın zirvesine çıkmıştım. Askerlerimin çokluğu hoşuma gitti. Keşke Resul Allah (sav) zamanında yaşayıp, ona yardım edip, destek olsaydım ve onun yolunda can vereydim diye düşündüm ve kendi kendime üzüldüm. Hayıflandım. Rabbim bu niyetim karşılığı beni affetti.”
Bazı ulemamız der ki “Rabbimiz, bizleri cennete koymak amacıyla sebepler halk eder. Bazen bire yüz, bire bin, bazen hesapsız ecirler verir.”
Peygamberimiz (sav) ;” Müminin niyeti, amelinden hayırlıdır.” buyurmaktadır. Nasıl uzuvlarımızı da niyet edip, abdest alıp amel ediyorsak, iyi niyette kalbin amelidir.
Buraya kadar yazdıklarımızdan anlaşılıyor ki, Allah’ın (cc) rahmet ve bereketine ulaşmak için, nazargâhı ilahi olan kalbin, devamlı iyi niyetle dolu olması gerekir. Kalbi, gönlü ve bütün uzuvlarıyla iyi niyetle, Allah’ın (cc) emirlerine amâde olan kullarına ne mutlu.
BEDİR MUAHREBESİNDEN SONRA PEYGAMBERİMİZ (SAV) NE YAPTI
Bedir muharebesi, hak-batıl mücadelesinde, Müslümanlarla müşrikler arasında yapılan ilk muharebedir. Müslümanların sayısı 313. müşriklerin sayısı 1000 in üzerinde. Süvari ve teçhizatlı. Görünüşte Müslümanlar çok az ve zayıf görünüyorlardı. Peygamber Efendimiz (sav) sahabi mücahitleri harp nizamında yerleştirdi. Yanında Hz. Ebu Bekir (ra) vardı. Peygamber Efendimiz (sav) elleri semada, gözyaşları sakalını ıslatıyordu. O kadar ısrarla dua ediyordu ki, ridası üzerinden düşmüş, Hz. Ebu Bekir (ra), Efendimize Ya Resul Allah, Rabbimiz senin duana cevap verecektir. Bu kadar üzülme diyordu. Müslümanlar zorlu bir mücadelen sonra, savaşı kazanmışlardı. İslam’ın baş düşmanı ebu cehil ve yanındakiler bu muharebede katledilmişti. Peygamber Efendimiz (sav) muharebeden sonra, bunların hepsini bir kuyuya attırmış ve şöyle demişti;” Allah (cc) ve Resulünün (sav) size vaad ettiği şeyi, siz hak ve gerçek olarak gördünüz mü? Şimdi. Görmüş bulunuyorsunuz değil mi? Ben de Rabbimin bana vaad ettiği her şeyi hak ve gerçek olarak buldum. İşte biz, Rabbimizin bize vaad ettiği şeyi hak ve gerçek bulduk. Elhamdülillah. “Bu konuşmayı dinleyen Hz. Ömer (ra) ve bazı sahabiler bu duruma şaşırarak sordular, bu ölmüş ruhsuz cesetlere mi sesleniyorsunuz? Onlar seni duyarlar mı Ya Resul Allah? Peygamberimiz (sav) onlara;” Siz onlardan daha iyi işitir değilsiniz. Onlar işitirler, fakat cevap veremezler. Bugün onlar, Allah’ın (cc) kendilerine vaad ettiği akıbetin hak ve gerçek olduğunu öğrenmiş bulunuyorlar. “
Peygamberimiz (sav) bu izahından anlıyoruz ki, kabirdekiler ziyaretçileri görür, tanır, duyar ve işitir.
Bu muharebede Kuranı Kerim ayetleriyle sabittir ki, Allah (cc) Müslümanlara meleklerle yardım etmiştir. Biz muharebenin bir bölümünü özetlemeye çalıştık. Peygamberimizin (sav) hayatını anlatan siyer kitaplarında detaylı bilgi mevcuttur. Kendiniz okuyun, çocuklarınıza okutun.
KIYAMETTE (MAHŞERDE) İLK SORULACAK ŞEY NEDİR
Peygamber Efendimiz (sav) buyurdular ki;” Namaz müminin miracıdır.”
Mahşerde de ilk sorulacak namazdır. Namaz, dinin direğidir. Miraçtan dönen Peygamber Efendimiz (sav) 5 vakit namazla emrolundu. Kılan müminlere, 50 vakit ecir verileceği de bildirildi. Sufi alimlerimiz namazın değerini anlatırken, Müslümanlar rükû ve secdenin kıymetini bilselerdi, Allah’ın (cc) huzurundan hiç ayrılmak istemezlerdi. Hadis ve fıkıh kitaplarımız, Kitabüs-Salat bahsiyle, birçok Ayet ve Hadisleri bir araya toplamışlar. Onları okuduğumuz zaman, öğreneceğimiz şey namazsız Müslümanlık olmaz. Hz. Âdem’den (as) Peygamberimize (sav) gelene kadar bütün Peygamberler namazla emrolunmuşlardır. Her Müslümanın en az bir defa, bu konuları okuyup öğrenip bilmediklerini de ehil alimlerimizden sorup öğrenmeleri gerekir. Bizim burada yazacağımız olsa olsa kardeşlerimize tavsiyemiz, bir vakit namazı geçirmeyip, kulağınız ezanda olsun. Hemen camiye cemaate gidin. Derecesi 27 kat fazladır. Eksik kalan namazlarınızı kaza edin. Namaz, müminin Allah’a (cc) karşı olan bir borcudur. Ahirete borçlu gitmeyelim. Allah (cc) hepimize, riyadan uzak yalnız kendi için namaz kılan, ibadet eden kullarından eylesin. Âmin.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.