ŞEYH SADİ ŞİRAZİ BİZE NELERİ HATIRLATTI
Hak dostu Sadi Şirazi şöyle hatırlattı; 1- Allah (cc) senin gözün, burnun, dimağın ve ağzın zevk alsın diye, topraktan renkler, kokular, çiçekler ve yiyecekler yaratmıştır 2- Yine sana ikram olarak çekirdeklerden meyveler, hurma ağacından, hurmalar bolca yaratmıştır 3-Senin için, dikenin içinde gül, ceylanın karnında misk, topraktan altın, kuru dallardan taze yapraklar verdi. 4-Göz ve kaşlarını kudretiyle çizdi. Öyleyse buna karşılık, senin de yalnız dil ile değil, bütün azalarınla canı gönülden ve sürekli daim olarak şükretmen gerekmez mi?
Hak dostu Üstadımızın Allah’ın (cc) sayısız nimetlerinden ancak birkaçını hatırlattı. Bu nimetler Kuranı Kerim ifadesiyle, denizler mürekkep olsa, tüm ağaçlar kalem olsa yazsa, bir o kadar daha olsa, Allah’ın (cc) verdiği nimetler sayılmakla bitmez.
Ya Rabbi, bizlere sayısız nimetler verdin. Peygamberler ve Kitaplar gönderdin. bunlara uyun dedin. Bunlara uymaya bize yardımcı ol. Zâtını sevdir. Sevdiklerini de sevdir. Sevdiğin amelleri bize kolaylaştır. Âmin.
BAŞIMIZA GELEN MUSİBETLERİN MANASI
Deprem, sel, yangın, virütik hastalıklar (korona gibi) vahşet ve zulümler. Henüz sebebi bilinmeyen daha birçok hastalıklar, katliamlar, cinayetler hiç düşündük mü? Bütün bunlar, ihmal mi, kusur mu, kendi elimizle yaptığımız günahlar mı, bu haller muhatabına göre manalar taşır.
Kimilerine şehitlik vesilesi olur, kimilerine günahlarına kefaret olur, kimilerine manevi derecelerin yükselmesine, kimilerine ikaz, kimilerine de cezadır.
Öyle anlaşılıyor ki, bugün bizim başımıza gelenler, Kitap ve Sünnete meydan okuma anlamına gelen günahlarımız sebebiyledir. Faiz, zina, haksız kazanç vb suçlar alenî işlenmektedir. Faiz de ticaret gibi sayılmaktadır. Çoğu insanlar, kazancın haram veya helal olduğuna bakmamaktadır. İnsanlar birbirini sebepsiz yere katletmektedir.
Biz Müslümanlar, bu olayları iman şuuru ile değerlendirmeliyiz. Maddi tedbirleri eksiksiz alıp, Kitap ve Sünnete kulak vermeliyiz.
Allah (cc) Enam suresi 42-43 Ayetlerde meâlen şöyle buyurdu; “ And olsun ki, senden önce ümmetlere de, Peygamberler gönderdik. Onlar Peygamberi dinlemediler. Sonunda dua edip, tövbe etsinler diye, şiddetli darlık ve hastalıklara uğrattık. Hiç olmazsa, azabımız geldiği zaman, yakarıp tövbe etselerdi ya, onu da yapmadılar. Kalpleri katılaştı. Şeytan da yaptıklarını onlara güzel gösterdi.”
Bir an durup, Ayeti Kerimeyi birkaç kere okuduğumuz zaman, geçmiş zamandaki asi kavimlerin başlarına gelenleri Rabbimiz bize anlattı. Bu anlatışta büyük bir hikmet vardı. O da şu: Siz önceki kavimler gibi yapmayın. Size gelen Peygamber, Hatem’ül Enbiyadır. Peygamberlerin sonuncusudur. Artık onun getirdiği kitaba ve onun yaptığı ve söylediği sözlere iman edip uyun. Öldükten sonra dirilince, bana mazeret ileri süremezsiniz, buyurdu. Şu ölümlü dünyada, bu kadar uyarıları dikkate almamak için, insanın aklının olmaması gerekir. Ya Rab, akıl ver, iman ver, ahirette bizi huzurunda mahcup etme. Âmin.
HZ. MEVLANA (RA) BİZE SUYUN MACERASINI ŞÖYLE ANLATTI
Allah’ın (cc) emriyle su, yeryüzünü besler, susuzluktan kavrulanlara hayat verir. Lakin duruluğu kalmayınca, feryada başlar ve der ki, Ya Rabbi, sen bana ne verdinse, onların hepsini söylediğin yerlere dağıttım. Şimdi ben yoksul kaldım. Ben, bana verdiğin her şeyi, temize de, kirliye de döktüm. Ey sermaye veren Allah (cc), bana daha fazlasını ihsan et. Bu feryatlar üzerine Allah (cc) güneşe emretti, “Çabuk onu hararetinle göklere yükselt. Onu yormadan hoş bir yere götür. Göklerde temizlendikten sonra, bazen yağmur, bazen kar, bazen dolu halinde yeryüzüne yağdır. Sonunda kıyısı olmayan denizlere ulaştır.” Hz. Mevlana (ra) şöyle hatırlatıyor, suların semada temizlendiği gibi, sende Allah’a (cc) yaklaşarak, kendini bütün nefsani kirlerden temizle. Sen de yağmur gibi ol. Bereket ve rahmet saç.
Bu teşbihi yapan Hz. Mevlana (ra) su bir rahmettir. Allah’ın (cc) merhameti sonucu, bizleri temizler. Bizler de ancak iman ile temizleniriz. Dünya kirlerinden temizlenmenin yolu, Allah (cc) ile daim ünsiyet halinde olmak. Kuranı Kerim okuyarak, Rabbimizle sohbet etmek. Hadisi Şerifler okuyarak, Peygamberimizin (sav) sohbetinde bulunmalıyız. İlk ve son reçete bu. Bu yazılan reçeteyi kullan. Allah’ın (cc) huzuruna çık. Mutlaka derdin dinlenecektir.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.