KOLAY SEVAP KAZANMANIN YOLUNU PEYGAMBER EFENDİMİZ (SAV) NASIL TARİF ETTİ
Abdullah B. Amr (ra) şöyle anlatıyor; “Bir gün, bir adam Peygamberimizin (sav) yanına geldi. Cihad için izin istedi. Peygamberimiz (sav) ona “Annen ve babandan hayatta olan var mı? “Adam, evet her ikisi de hayattadır. Peygamberimiz (sav) “Allah’tan (cc) sevap kazanmak istiyorsun değil mi? “Adam, evet istiyorum dedi. “Öyleyse anne ve babanın yanına dön. Onlara hizmet et.” Kuranı Kerim ayetlerinde, imandan sonra ana ve babaya itaati emrediyor. Hatta onlara yüksek sesle konuşmayı yasaklıyor. Üf bile demenin doğru olmadığını emrediyor. Başka bir Hadisi Şerifte Peygamberimiz (sav) “Cennet, annelerin ayakları altındadır. “Buyurmaktadır. Peygamber Efendimizin (sav) ifadesi gayet açık ve net. Allah (cc) ve Resulünü (sav) seviyorum demek lafla değil, itaatle olmalıdır. Anne ve babası hayatta olanlar, onlara hizmet etmeli. Böylece Peygamberimizin (sav) sünnetine uymuş olurlar.
HZ. AİŞE (RA) VALİDEMİZ İHLAS SURESİNİN FAZİLETİNİ YAŞANMIŞ BİR OLAYLA ŞÖYLE ANLATTI
Peygamberimiz (sav), bir zatı askeri birliğe kumandan tayin edip, gönderdi. Bu zat, askere her namaz kıldırışında, ikinci rekâtta Fatiha’dan sonra İhlas suresini okuyordu. Savaştan dönünce, olanı Peygamber Efendimize (sav) haber verdiler. Peygamberimiz (sav) onlara “Sorun bakalım, niye böyle yaptı “Sordular. Cevaben komutan, İhlas suresi Rahman olan Allah’ın (cc) sıfatlarını anlatıyor. Bu sebeple onu okumayı çok seviyorum dedi. Bunun üzerine Peygamber Efendimiz (sav) “Allah’ında (cc) onu sevdiğini kardeşinize müjdeleyin.” buyurdular. Bu olaydan da anlaşılacağı üzere, İhlas suresini çok çok okumak, tekrar tekrar okumak amel defterlerimizi aydınlatacak ve İhlas suresi dile gelip Allah’tan (cc) bizim için şefaat isteyecektir. Yani ahiret kurtuluşumuza sebep olacaktır.
HUNEYN SAVAŞINDA YETEN (KÂFİ GELEN) ERZAĞIN HATIRASI
Ashabtan Selem B. Ekva (ra) anlatıyor;” Huneyn gazvesinde, Müslüman askerin yiyeceği azalmıştı. Peygamberimize (sav) gelen Sahabiler durumu anlattılar. Develeri kesmek için izin istediler. Birkaçı da kesildi. Hz. Ömer (ra) Efendimiz de ordu içindeydi. Peygamberimize (sav) gelerek, Ya Resul Allah, develeri keserlerse yol uzun, mücahitler dönüşte telef olur dedi. O zaman Peygamber Efendimiz (sav) “Mücahidlere ilan edin, herkes yanında az da olsa erzağı getirsin.” Yere meşin bir muşamba serildi. Herkes erzağını muşamba üzerine bıraktı. Peygamberimiz (sav) ayağa kalkarak, erzağın bereketlenmesi için dua etti. Sonra herkes erzak kabını getirerek, alıp gitmesini söyledi. Erzak kaplarını doldurup götürüyorlardı, ama erzak bitmiyordu. Bütün asker ihtiyacını gidermişti. Bu durum üzerine Peygamber Efendimiz (sav) “Bütün benliğimle şunu söylüyorum, Allah’tan (cc) başka ilah yoktur. Ben de Allah’ın (cc) elçisiyim.” Buyurmuştur.
Nimeti veren Allah (cc), Peygamberin (sav) duasıyla bereketlendiren, yani çoğaltan ve yetiren yine Allah (cc). Ayeti Kerimelerde de belirtildiği gibi, Bedir ve Uhud muharebelerinde de Allah (cc) melekleriyle, İslam ordusuna yardım etmiştir. Huneyn savaşında da Müslümanlar sayılarına güvenerek, zafere kesin gözüyle bakıyorlardı. Hatta bir ara dağılmışlardı. Peygamberimizin (sav) ve öndeki Sahabilerin gayretleriyle, Müslümanlar savaşı kazanmıştı.
KALPLERDEN MERHAMET DUYUGUSU ÇIKINCA NE OLUR
Allah (cc) Rahmandır, Rahimdir. Esma’ül Hüsna’da 99 isim de bir bir anlatılır. Biz Müslümanlar da bu anlatılanlara, Kuran ve Sünnet ışığında hepsine iman ederiz. Allah (cc) kullarına merhamet ederek Kitap ve Peygamberler gönderdi ve bazen çok küçük hayırlı işlere büyük sevaplar yazarak (bire on, bire yedi yüz) bizim kurtuluşumuz için sebepler halk etti. Hz. Aişe (ra) validemiz anlatıyor; “Çölde yaşayan bazı bedeviler Peygamberin (sav) huzuruna geldiler. Peygamberimizin (sav) çocukları çok sevdiğini görünce sordular, siz çocuklarınızı öper misiniz? Peygamber Efendimiz (sav) “Evet “Dedi. Onlar ise, biz öpmeyiz dediler. Peygamberimiz (sav) şöyle buyurdu “Allah (cc) sizin kalplerinizden merhamet duygusunu çıkarıp almışsa, ben ne yapabilirim. “(Buhari Müslim İbni Mace)
Merhametli olmak, Müslümanın bir vasfıdır. Bu merhametle insanlar birbirine acır ve yardım eder. Madem ki Peygamberimiz (sav) çocuklarınız sevin dedi, biz de Allah’ın (cc) ve Peygamberin (sav) emrine uyarak çocuklarımızı severiz. Sevmenin işareti olarak ta, onları İslam yönünde Kitap ve Sünnet ışığında insanlığa faydalı olarak yetiştirmeye gayret ederiz. Ya Rabbi, bu söylediklerimize şahit ol. Yapacağımız hayırlı işler de, bize dayanma gücü ver. Âmin.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.