CAMİYE GİDERKEN ATILAN HER ADIMA (AYAK İZİNE) AYRI SEVAP VERİLİR Mİ?
Cabir B. Abdullah (ra) anlatıyor; “Benim kabilem (Selim oğulları) nın evleri, Mescidi Nebeviye bayağı uzaktı. Mescidin yanında bir ev alıp, Mescide yakın olmak istediler. Durumu öğrenen Peygamberimiz (sav) onlara” Duyduğuma göre, Mescidin yakınına taşınmak istiyormuşsunuz “Onlar, evet deyince Peygamberimiz (sav) şöyle buyurdu, “Ey Selim oğulları, yerinizde kalın da böylece mescide gelerek attığınız her adıma, sevap yazılsın.” Bu sözü tekrar tekrar söyledi.”
Ayeti Kerime nazil oldu. Yasin suresi 36/32 meâlen;”Şu bir gerçektir, biz ölüleri yeniden dirilteceğiz. Onların yaptıkları iyi, kötü her işi geride bıraktıklarını, iyi kötü HER İZİ KAYDA GEÇİRECEĞİZ.” Bu Ayeti Kerimden de anlaşılacağı üzere, dünya hayatında yaptığımız her iş, attığımız her adım, bıraktığımız her iz, söylediğimiz her söz sorguya tabiidir.
Kişi abdest aldı. Camiye yürüyerek gidiyor, dönünceye kadar namazda gibi sevap alır. Her attığı adıma da sevap var. Müslümanın, Kuran ve Sünnete uygun her işi zikirdir. İbadet hükmündedir. Dürüst bir tüccar, dürüst bir alışveriş yaparsa, halkı aldatmaktan Allah (cc) korkusuyla vazgeçerse, bu da bir ibadettir.
PEYGAMBERİMİZ (SAV) SABAH NAMAZINI KILDIRIP CEMAATE DÖNÜNCE NE SORARDI
Sahabiden Semure B. Cündep (ra) anlatıyor; “Peygamberimiz (sav) sabah namazını kıldırınca, bize döner, bu gece rüya gören var mı diye sorardı. Rüya gören varsa, rüyasını anlatır, Peygamberimiz de (sav) onu tabir ederdi. Yoksa kendi gördüğü bir rüya varsa, onu anlatırdı. Bir gün kendi gördüğü rüyayı şöyle anlattı: “Rüyamda iki adam, beni önce cehenneme, sonra cennete götürdüler. Cehennemde çeşitli suçlardan azap gören insanları, cennette ise hem bana hem de siz müminler için hazırlanmış nimetleri gösterdiler.” Hadis uzunca, Buhari Müslim ve Tirmiziden okunabilir.
PEYGAMBERİMİZ (SAV) GIYBETİ NASIL ANLATTI
Ashabdan Ebu Hureyre (ra) anlatıyor; “Peygamberimiz (sav) bize, bir gün sordu, “Gıybet nedir? Biliyor musunuz?” Bizler Allah ve Resulü, daha iyi bilir dedik. Resulü Ekrem (sav):“Gıybet, din kardeşinin hoşlanmadığı bir şeyle onu anmandır.” İçimizden biri, ya söylediğimiz kusur o kardeşimizde varsa, yine gıybet mi olur? Deyince Peygamberimiz (sav) şöyle buyurdu: “Eğer söylediğin kusur onda varsa gıybet, o kusur yoksa, o zaman ona iftira etmiş olursun.”
Peygamber Efendimizin (sav) bu ifadeleri, konuşurken çok dikkatli olmamız gerektiğini, lüzum etmedikçe susmanın faydalı olacağı anlaşılmaktadır.
Hz. Ebu Bekir (ra) Efendimizin, dilinin altına ufak taş tanesi koyarak, konuşacağında dikkat eder. O taşı hatırlar, çok susar, az konuşurdu. Hz. Ebu Bekir (ra) Efendimizin bu hali birçok siyer kitaplarımızda yazılıdır.
HZ. PEYGAMBER EFENDİMİZ (SAV) ABDULLAH B. ÖMERE (RA) NE TAVSİYE ETTİ BU VASİYET AYNI ZAMANDA BİZLERE
Abdullah B. Ömer anlatıyor; “Bir gün Peygamberimiz (sav) iki omzumdan tuttu ve bana şöyle söyledi: “1-Allah’ı (cc) görüyormuşçasına ibadet et 2- Dünyada bir garip gibi yaşa veya bir yolcu gibi hatta kendini ölmüş bil. 3- Yarın sana iyi mi kötü mü diyeceğinin bilemezsin.” (Buhari Tirmizi Müsned)
Abdullah B. Ömer (ra) kendisi de, bizlere şu öğütleri verdi;” 1-Akşamı ettiğinde sabahı bekleme, sabaha çıktığında akşamı bekleme, üzerine düşen dini görevlerini (vecibelerini) yap. 2-Sağlıklı günlerinde hastalanacağın vakit için, hayatın boyunca göreceğin zaman için tedbirli ol.”
Peygamberimizin (sav) Hadisini ve Abdullah B.Ömer’in (ra) tavsiyelerini size naklettik. Hem yazıyı yazan, hem de siz okuyanlar için düşünme vakti.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.