HZ. EBUBEKİR (RA) EFENDİMİZDEKİ DİNİ HASSASİYET
Sahabiden Aziz B. Amr (ra) anlatıyor; “Bir gün, Selmani Farisi (ra), Süheybi Rumi (ra), Bilali Habeşi (ra) ve diğer bazı Sahabilerle oturuyorduk. (Bunlar Sahabilerin ilk Müslümanları ve fakirleriydi.) Oradan henüz Müslüman olmayan, Ebu Süfyan (ra) geçiyordu. Bu yoksul Sahabiler ona, daha Allah’ın (cc) kılıcı Allah’ın (cc) düşmanının boynunu biçmedi dediler. Oraya gelen Hz. Ebu Bekir (ra) bu sözü duyunca, sizler Kureyşin büyüğüne, reisine neler söylüyorsunuz? Hz. Ebu Bekir (ra) durumu Peygamberimize (sav) anlattı. Peygamber Efendimiz (sav) bana, “Bu sözünle belki de onları gücendirdin. Onları gücendirirsen, Rabbini gücendirdin demektir.” Hz. Ebu Bekir (ra) gitti ve onlara, sizi gücendirdim mi? diye sordu. Onlar, hayır biz seni seviyoruz dediler.
Bu hatıradan anladığımız: 1-İnsanın değeri, imanla oluşur. İman etmeyen kavminin reisi de olsa, zenginde olsa bir mana ifade etmez. 2- İlk Müslümanların Allah (cc) yanında değerleri çok yüksekti. 3- Kadere bakın ki, yıllar sonra Ebu Süfyan (ra) da Müslüman oldu. Her şeyde hikmet vardır. İşin en doğrusunu Allah (cc) bilir. (Müslim – Ahmed B Hanbel Müsnedi)
HZ. EBU BEKİR (RA) HİCRETTEN BİR SAHNEYİ ŞÖYLE ANLATIYOR
Peygamber Efendimizin (sav) Mekke’den Medine’ye hicreti, Hz. Ebu Bekir (ra) ile birlikte oldu. Bu dört günlük seyahatte hatıraları bölüm bölüm yazacağız.
Hz. Ebu Bekir (ra) bir bölümünü şöyle anlattı; “Mağaradan çıkmış, yola devam ediyorduk. Peşimize Süraka B. Malik takılmıştı. Ben Allah’ın (cc) elçisi bize yetiştirler dedim. Peygamberimiz (sav) “Üzülme, Allah (cc) bizimledir.” Buyurdu. Süraka yaklaşınca, ağlamaya başladım. Peygamberimiz (sav) “Niye ağlıyorsun?” Diye sordu. Vallahi, kendim için değil. Senin için ağlıyorum. Sana bir hal olursa, ümmeti Muhammed’in hali, nice olur. Peygamberimiz (sav) gayet soğukkanlı şöyle dua etti;” Ya Rabbi, bizi ondan koru. “Der demez Sürakanın atının ayakları, karnına kadar yere battı. Süraka atından indi ve bize, bu sizin duanızla oldu. Dua et de kurtulayım. Peygamberimiz (sav) dua etti ve kurtuldu. Kendisine bir eman-nâme verilmesini söyledi. Peygamberimiz (sav) bir yazı yazdı, verdi. Yıllar sonra, Süraka bu eman-nâme ile geldi. Müslüman oldu. Kumdan kurtulunca geri döndü. O yönde gelenleri de geri çevirdi. Hicrette daha başka hatıraları da ayrıca yazacağız.
Bu olayda dikkat çeken, Hz. Ebu Bekir Efendimizin (ra), Peygamber Efendimiz (sav) hakkında endişesi ve ümmeti Muhammed’i düşünmesi, Peygamberimizin (sav) duasının hemen etkisi, Rabbine güvenmesi.
Bize düşen, Peygamberî metodu takip etmektir. Bir sıkıntı halinde, hemen “La Havla Ve Lâ Kuvvete İlla Billahil Aliyyil Azim” diyerek Rabbimize sığınmak tek çare.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.