ZİNDANDA İLİM TAHSİLİ
İslam tarihini okuduğumuzda başta Peygamber Efendimiz (sav), Sahabi, Tabiin ve Ehli Sünnet alimlerimizin büyük sıkıntılar çektiğini, zindanlara atıldığını, bazen şehit olduklarını görüyoruz. Bu yazıda Hanefi fıkıh alimi İmam Serahsi’yi (ra) kısa, öz anlatarak tanımaya çalışacağız. Şefaatini ümit dileğiyle.
İmam Serahsi (ra) (m.1009-1090) Türkmenistan Serahs’da doğdu. Buhara’da zahiri ilimleri tahsil etti. Fıkıhta uzmanlaştı. Karahanlılar döneminde yaşadı. Karahan hakanı ağır vergiler koydu. İmam, vergilerin haksız olduğunu, ödenmemesi yönünde fetva verdi. Zindana atıldı. Uzun süre zindanda kaldı. Orada ders vermesine izin verilince, kendisi zindanda, talebeleri kuyu başında, ders okuttu ve yazdırdı. Bu sürede ‘el-Mebsut’ adlı 15 ciltlik Hanefi fıkhının temel eserini yazdı. Bugün çok istifade ediyoruz. Arapça, Farsça eserler yazdı. Matematik ve cebirle ilgilendi. Onun bu hayat tarzı, bizlere şunu öğretti: 1-Zalim idarecilere, her zaman hakkı ve doğruyu söylemek 2-İlim zor şartlarda da öğrenilebilir
Cumhuriyetin ilk yıllarında ezan yasaklanmış, din eğitimi de yasaklanmış olmasına rağmen, ulema ve sufilerimiz gayretle çalışmışlardır. Bugünkü kırık dökük halimizi onlara borçluyuz.
Son Osmanlı uleması arasında, birkaçını sayalım: Ahıskalı Ali haydar Efendi, Tahir’ül Mevlevi, İskilipli Atıf Hoca, Ömer Nasuhi Bilmen, Cemal Öğüt Hoca, Mahmut Sami Ramazanoğlu, Elmalılı Hamdi Yazır, Ahmet Hamdi Akseki, Ahmet Davutoğlu, Konya’dan Ahmet Ziya Efendi, Zeynel Abidin Efendi, İbrahim Efendi, Aladağlı Hoca, Veyis Efendi, Postalcı Abdurrahim Efendi, Hacı Haydar Efendi, Hadimli Mehmet Vehbi Efendi önde gelen isimlerdir. Allah (cc) hepsine rahmet etsin. Bugünkü dini bilgilerimizi onlara borçluyuz.
ALLAH (CC) KİMLER İÇİN GAZAP ETMEKTEN HAYA EDERİM DEDİ
Büyük İslam alimi Yahya B. Eksem ’den (ra) bahsedeceğiz. Basra’da Kadılık yaptı. Uzun yıllar ilim okumuş ve okutmuş bir Allah (cc) dostudur. Birçok talebe yetiştirmiştir. Bizlere şöyle vasiyet etti: 1-Yemede ölçü, açlıkla tokluk arası olsun 2-Gülme yok, tebessüm var 3-Allah (cc) korkusundan ağlarsan, kimseye söyleme 4- Gücün yettiğince, hayırlı amellerini gizle.
Üstadımız bu 4 maddede bize kısaca, Ahiret, kurtuluş reçetesini yazmıştır.
Bir hatırası kaynaklara şöyle geçer: Vefatından sonra bir dostu, rüyasında gördü ve sordu. Allah (cc) sana ne ile muamele etti? O da şöyle anlattı, Rabbim bana, sen dünyada iken şu şu amelleri yaptın, kitaplar yazdın, dinimi anlattın buyurdu. Ben de, Ya Rabbi, yaptığım amellere değil, Zâtının bir Kudsi sözüne ümitlendim. Cenabı Hak nedir o dedi, Bende Hz. Aişe (ra) Validemizin, Peygamberimizden (sav) naklettiği şu hadisi söyledim: “Ben Azimüş-Şan, İslam’da ağaran saç ve sakala azap etmekten haya ederim” buyurdun dedim. Cenabı Hak doğru söyledin dedi.
Bize düşen: 1-Ulemadan olmadığımıza göre, alimlerimizin Kuran ve Sünnet ışığında izlerinden gitmek yani her yaptığımız ameli ve yapacağımız ameli, Kitap ve Sünnete sormak 2-Yahya B. Eksem’e (ra) buyurduğun gibi, bizler de o Kutsi Hadisi Şerife inandık, iman ettik. Kusurumuz, günahımız çoksa da sen bizim Rabbimizsin. Biz ise senin aciz kullarınız. Affet diyelim. Affımızı isteyelim, mutlaka verir. Yeter ki bizler acziyetimizi bilelim.
Bütün ibadetler, bizim içindir. Allah’ın (cc) bizim ibadetlerimize ihtiyacı yoktur. Madem ki Allah (cc) emretti. Bizler de bütün emirlere, Kitap ve Sünnete âmâdeyiz.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.