Hayatın İçinden Kısa Kısa-1

Hayatın İçinden Kısa Kısa-1

Tövbe ne zamana kadar kabul edilir;

Peygamberimiz (sav); “ Kulun tövbesi, can boğaza gelmediği sürece, kabul olunur.” buyurmuştur.
Bir kişi, bir Allah (cc) dostuna, bu Hadis-i Şerif hakkında ne dersin? diye sordu, Cevap, senin mesleğin nedir? Adam, terziyim dedi. Terzilikte en kolay şey nedir? Kumaş kesmektir dedi. Kaç senedir bu işi yapıyorsun? 30 yıldır. Canın boğaza gelince, kumaş kesebilir misin? Hayır kesemem. En kolay şeyi yapamadığına göre, o sıkıntılı anda tövbe etmek istesen de edemezsin. O halde işi, sona bırakma. Çokça tövbe, istiğfar et.

İslam uleması şu hususlarda ittifak ettiler: Her an tövbe ve istiğfar halinde bulunun. Çünkü bugün bizim tövbelerimiz de ayrıca tövbeye muhtaçtır.
Tövbe ve istiğfar, her zaman kalpten yapılmalı. Dil ile kalp uyum halinde olmalı.
Müslüman her an Havf (korku) – Reca (ümit) arasında olmalı. Ne kadar çok günahkâr olursak, olalım yine tövbe, yine tövbe edelim.
Tövbe-i nasuh ile tövbe edin. O işlediğiniz günaha, bir daha dönmeyin.
Allah (cc) Kudsi Hadisinde buyurdular ki;
“ Ya Habibim, kullarıma söyle, beni çok zikretsinler. Dillerini, onunla ıslatsınlar. O zaman, ölüm anında korkmasınlar.”
Günahtan tövbe, pişmanlıkla başlar tövbe ile sonlanır.

Amel defterimize ne kadar tövbe ve istiğfar yazılırsa, o kadar çok kazanırız. Haydi, kazanmaya koşalım.
Camide cemaate devam et. Borçtan kurtul; Kuran-ı Kerimde ve Peygamberimizin (sav) hadislerinde, emir ve yasaklar belirlenmiştir. Helal de haram da bellidir. Yapılan ibadetlerin bazılarında, sevap ve dereceleri de farklıdır. Mesela, cemaatle kılınan bir namaz, yalnız kılınandan 27 kere daha faziletlidir. O halde, namaza ve cemaate devam şarttır.

Mezhep imamımız, Ahmed B. Hanbel (ra) için şöyle anlatılır; "Camiye gitti. Geç kalmıştı. Cemaat namazdan çıkıyordu. Bu hali gören imam, ağlayarak öğle bir nara attı ki, ah etti ki, dışarıdan duyuluyordu. Diyordu ki “ İnna Lillah ve İnna İleyhi Raciun ” ( Allah’tan (cc) geldik. Allah’a (cc) döneceğiz ) sesi duyuldu. Hâlbuki bu ayet ölüm hali duyunca, okunurdu. Yani imam, cemaati kaçırmayı ölümle eş tutuyordu.
Fıkhi bir mazereti ( hastalık, özürlülük, aşırı ihtiyarlık ) halleri yoksa cemaatle kılmak gerekir. Ne yapalım ki, yazıyı yazanın da, okuyanın da günahı çok. Rabbim acısın hepimize. Âmin. Birimiz, hepimiz için. Hepimiz, birimiz içindir.

Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun. İçinizden biri. 22.01.2026

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri