Hayat öpücüğü ölü toptan

.

Kendi sahamızda oynadığımız maçlar hep sıkıntılı olmuştur, hele de Denizlispor gibi kusursuz orta sahasıyla iyi pas yapan,  rakibi topla oyuna çıkartmayan bir takımsanız, işiniz sadece ölü toplara kalıyor.

Bu maçta da öyle oldu.

Ceza atışının vurulacağı yer tam Robak’ın yeriydi, vurdu kaleciye sadece topu içeriden çıkartmak kaldı. Dakikalar 57’yi gösteriyordu.

Denizlispor’u sezon başında izlediğimde bu geniş kadrosuyla kesinlikle benim şampiyon adaylarımdan biriydi, ancak daha sonra yönetimsel sorunlar, hoca değişiklikleri, şampiyonluk adayını neredeyse küme düşme potasının hemen üstüne demirletti.

Puan cetvelindeki konumu itibarıyla da, içeride ve dışarıda üç puan hedefiyle oynuyorlar. Konyaspor maçına da Eser ve Goua ile çift forvetle başladılar, ama ikisi de ağır olmaları, savunmamızın da çakılı oynaması nedeniyle etkili olamadılar.

Denizlispor orta sahasının göbeğinde iki tecrübeli oyuncu Ragıp ve Emin, hem Recep'in orta saha ile forvet bağlantısını kestiler, hem de Serkan’ın hareket alanını daralttılar, böyle olunca 1. bölgeden pas yaparak oyuna çıkamadık. Bizde ne yaptık uzun toplarla rakibin sahasına gitmeyi denedik.

Biliyorsunuz takımı ileriye taşıyacak diğer unsur, iki kenar adamımız Ali Dere ve Gökhan. İkisinin de özellikleri ayrı. Ali’yi sürati nedeniyle rakip savunmanın arkasında topla buluşturursanız etkili olabiliyor, bunun için orta sahanın ara pasları gerekli ama rakip sizi bu alanda etkisizleştirmişse iş bir tek Gökhan’a kalıyor.

Bu oyuncunun birebirde geçemeyeceği adam yok gibi, ona da rakip ikili, bazen üçlü savunmalarla önlem alınca, işiniz ölü toplara kalıyor.

Bu maçta rakip sizi uzun toplara zorladı, özellikle Gökhan’ın attığı toplar etkili oldu ve Robak bu uzun hava toplarında her zaman temas eden kişiydi.  Peki Robak’ın aşırttığı toplara arkasındaki üçlü bu oyuncunun arkasına koşular yapması gerekmiyor mu? Normalde gerekir ama yapmadık, üstelik Robak bu maçta biraz daha merkezi kullandı, yani kenarlara çok çıkmadı.

Özellikle iç saha maçlarında Ertuğrul gibi bir orta saha elamanına daha ihtiyaç olacağı aşikar, zira kapanan rakibi dengesiz yakalayabilmek için, orta sahanızın etkin paslarına ihtiyacı var.

Ertuğrul kardeşimizin son durumunu tabi ki bilmiyoruz, çapraz bağ sakatlığı futbolcunun kabusu, inşallah yakın bir zamanda Konyaspor’a katkı verecek duruma gelir.  Zira  play off maçlarına devam edeceksek, kesinlikle geniş kadroya ihtiyaç duyulacaktır. 

Neticede, bu maçı da kalecimizin takıma verdiği güven, savunmamızın çok az hatası ve ölü top değerlendirmedeki maharetimiz sayesinde kazandık ve puanımızı Konya plakası yaptık. Görüldüğü gibi işler gittikçe zorlaşıyor, Denizlispor 39, 41, 55 ve en önemli pozisyonu 89.dakikada yakaladı. Ve bu net pozisyonları değerlendiremedi.

Bunlardan birisini atsalardı, bu golü çıkartacak etkinliğimiz maalesef yoktu, dolaysıyla yine bir ölü top vuruşu kazanmak için dua etmekten başka yapacağımız hiç bir şeyde olmazdı.

Bu maçta ilk kez hakeme karşı taraftarlar tarafından herhangi bir serzenişte bulunulmadı, dolayısıyla da bu da Barış Şimşek'in iyi bir maç yönettiğinin göstergesi diye düşünüyorum.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri