Abdullah Gül'den beklediği desteği bulamayan Cemaat'in Cumhurbaşkanlığı adaylığı için Erdoğan'ın karşısına çıkarmayı düşündüğü Haşim Kılıç hükümete çok sert mesajlar verdi.
AYM'nin 52. yılı töreninde konuşan Haşim Kılıç şunları söyledi;
2010 referandumunda cesur adımlar atıldı. Bu kamuoyunda da büyük karşılık buldu. Bu kez farklı renkte yeni vesayet oluştu.
"YARGIYI ELE GEÇİRENLER KENDİ VESAYETİNİ DAYATMA PEŞİNE DÜŞTÜ"
Gerçekleri itiraf etmek zorundayız. Yargı milletin iradesine tuzak kurulan yer değildir. Barışın teminatı olan farklılıkların birlikte yaşamasını ancak başkalarının hak ve özgürlüklerini savunan onurlu insanlar hayata geçirebilir.
İdeolojik ve siyasi yapılanmaların hedefinde her zaman ele geçirilmesi gereken bir kale olarak görülmüş, ele geçirenler de kendi vesayetini dayatmanın peşine düşmüştür.
"YARGIYI İNTİKAM AMACI OLARAK KULLANDILAR"
Kaleyi işgal edenler de yargıyı siyasi düşüncelerle ideolojilerine lojistik destek sağlamak için, rakiplerinden intikam amacı olarak kullanmışlardır. Bu anlayış ve işgalden kurtulmadıkça bağımsız yargının oluşması hayaldir. Vesayet altındaki yargıdan hukuk güvenliğinin sağlanması beklenemez.
Bu suçlama üzerine yapıştığı sürece yargının ayakta kalması mümkün değildir. Esasen anayasa yargısının varlık nedeni insan olma ortak paydasına sahip olan herkesin var olan onurunu korumaktır. Bu kutsal görevin başarıyla yürütülmesi bağımsız olan yargıçlarla mümkündür.
Sorun üreten değil sorun çözen yargı anlayışına destek vereceğine, hukuk devletin tam bir tarafsızlık içerisinde korucuyu olacağına inancımı tekrar belirtmek istiyorum.
İktidar gücünün sınırlandırılması vardır. Bir ülkeyi hukuk testinden geçirmek için önce yazılı hukukun, sonra da yargıçların ne durumda olduğunu görmek gerekiyor.
Yargıyı ele geçirenler rakiplerden intikam almak için kullandı. İşgalden kurtulmadıkça yargının bağımsız olması hayaldir. Esasen vesayet altında olan bir yargıdan bağımsızk beklenemez.
"PARALEL DEVLET VE ÇETE, ÇOK AĞIR SUÇLAMA"
Yargı, paralel devlet ve çete diye nitelendiren çok ağır bir suçlamayla karşı karşıyadır. Bu suçlama üzerine yapışık kaldığı sürece yargının ayakta kalması mümkün değildir. En basit kararlar bile tartışmaya açılmıştır. başta yargı ve yürütme organları olmak üzere bilgi ve belgeleri ortaya koymak zorundadır.
"TAYİNLERLE SORUNLARIN ÇÖZÜMÜ İMKANSIZDIR"
Yargı ve yürütme içinde var olduğu düşünülen kişilerin başka yerlere tayin edilerek sorunların çözülmesi imkansızdır. Hakim ve savcılar arasında önemli ayrışmalara sebep olduğu önemli bir gerçektir. Böyle bir bölünmenin adaletin sonunu getireceği açıkça görülmektedir.
İddia edilen gerçek dışı ithamlar mesleki ilişkiyi olumsuz etiklemektedir. Bu iddianın adı vicdan yolsuzluğudur. Hukuk devletine yakışan yöntemlerle gerçekler ispat edilerek faillere yaptırım uygulanmalıdır.
TWİTTER KARARI
AYM’nin son günlerde verdiği bireysel başvuru kararlarına ölçülü eleştirileri saygıyla karşılarken, verilen kararlarımızın arkasında olduğumuzu ifade etmek istiyorum.
Belirtilen davalarda şikayetçilerin, kanunun yolunu tüketme yolu aranmaksızın, AYM’nin ihlal kararlarını verdiğini altını çizmek istiyorum. AYM, bir internet sitesine erişimin engellenmesine karşı verdiği kararda, yoğun eleştiriyle karşı karşıya kalmıştır. Uzun yargılama, uzun tutukluluk yada şikayete konu hakkın, yeterli hukuk yoluyla korunup korunmadığı yönünde yapılan değerlendirmeler bunun istisnalarını oluşturmuştur.
"ÖLÇÜSÜZ ELEŞTİRİ DİKKAT ÇEKİCİDİR"
AYM’nin, AİHM’in içtihatları doğrultusunda kanun yolları tüketilmeden verdiği kararlara karşı hiçbir eleştiri yapılmamasına rağmen, bir internet sitesiyle ilgili kararıyla ilgili ölçüsüz şekilde eleştirilmesi dikkat çekicidir. Hukuk devletinde mahkemeler emir ve talimatla çalışmadığı gibi dostluk ve düşmanlıkla da yönlendirilemez.
İnternet sitesine idari kararla getirilen yasağın, daha ilk dakikasında, siteye başka yollardan ulaşılması, etkisiz bırakılması orantısız tepkiyle örtüşmüyor. Tarihe hak ve özgürlük savunucusu olarak geçen Gorbaçov, Sovyetler çözülmeden küreselleşmeyle ilgili, "Antenlere vize koyamazsınız" diyerek iletişim araçlarındaki zorluklara işaret etmiştir. Alınan karar da idari bir işlemin kanuni bir dayanağının olmadığı tespitidir.
GÖMLEK DEĞİŞTİREN BİR KARAKTERİMİZ YOK
Bizler adil olmayı kutsal görev kabul ediyoruz. Gücün ve şartların etkisiyle gömlek değiştiren bir karaktere sahip değiliz Yargının etki altına alınma çabaları adaletin kutsallğına inanlar için asla geçerli değildir.
AYM hak ve özgürlükleri hiçbir ayrım yapmadan ve hesabın içinde bulmadan ilgilisine ulaştırmaktan başka amacı olmayan bir yargı kurumudur.
Anayasa mahkemesinin adeta bir temyiz makamı gibi algılanmasına yol açmış umut haline gelen bireysel başvuru yolunu kullananların sayısı büyük rakamlara ulaşmıştır. Tutuksuz yargılamanın kural tutuklamanın istisna olduğu bir sistem yerine tersini yaşıyoruz. AYM'ye yapılan bireysel başvuruların yüzde 70'i adil yargılanma ile ilgilidir. Bu da adeletin hangi düzeyde olduğunu sorgulatıyor.
Yargıya olan güvensizliğin yetkililerce güçlü şekilde dillendirilmesi sorunları çözmemektedir. Bu kolaycılıktan vazgeçilmelidir. Amacımız idarenin ve yargı organlarının sebep olduğu hak ihlallerini incelerken hak ve özgürlüklerle ilgili evrensel standartların ülkemizde benimsenmesini sağlamak suretiyle AYM'nin etkin bir denetim yaptığı inancını topluma yerleştirmektir.
Bunun tersi yerleşirse AİHM tarafından AYM'nin kararları yok sayılarak başvuruları doğrudan kabul etmesi gibi bir uygulamayla karşı karşıya kalırız. Böyle bir sonuç ise ülkemiz yargı heyetinin demokrasi nezdinde kayba sebep olur.