UZUN VE YORUCU BİR YOLDALAR
Geçtiğimiz yıl çiftçilerin bahar döneminde büyük emek harcayarak ektiği hububat ürünleri Mayıs ayından itibaren olgunlaşmaya başladı. Hasat dönemini en iyi şekilde değerlendirmek isteyen biçerdöver işletmecileri ise Şanlıurfa’dan başlayarak sırasıyla Gaziantep, Kahramanmaraş, Adana, Konya, Kırşehir ve son olarak Sivas’ta bitecek olan uzun ve yorucu bir yolculuğa çıktı.
HASADI YETİŞTİRMEKTE ZORLANIYORUZ
Hasat döneminin başlaması ile birlikte yaklaşık 20 biçerdöverle çalıştıkları halde hasadı yetiştirmekte zorlandıklarını dile getiren biçerdöver işletmecisi Hasan Özmen, “Konya Ovası düz ve geniş arazi yapısı ile hububat tarımı yapmaya en uygun yerlerin başında geliyor. Konya’da dönümü 5 bin 100 TL’den hasat yapıyoruz. Çiftçi memnun ama mazot pahalı olduğu için biz pek memnun değiliz” diye konuştu.
YOLCULUK EYLÜL AYININ SONUNDA BİTECEK
Çıktıkları bu zor ve yorucu yolculuğun Eylül ayının sonunda hububat hasadının bitmesi ile tamamlanacağını dile getiren Ayhan Adıbelli de, bir ilden başka bir ile taşınırken yolda yaşadıkları zorlukları anlattı. Biçerdöverleri karayolu ile götürmek mümkün olmadığı için demiryolu olan illerde treni kullandıklarını, olmayan yerlerde de tır kiraladıklarını aktaran Adıbelli, bu durumun maliyetlerini yükselttiğini söyledi.
Hububat ürünlerinin olgunlaşması ile başta biçerdöverciler olmak üzere hasada bağlı olarak çalışan işçiler Eylül ayının ortalarına kadar sürecek uzun ve yorucu bir yolculuğa çıktı
Geçtiğimiz yıl bahar döneminde ekilen buğday, arpa, çavdar, yulaf gibi tarım ürünleri Mayıs ayından itibaren olgunlaşmaya başladı. Ekilen tarım ürünlerinin olgunlaşması ile birlikte çiftçiyi tatlı bir harman telaşı sardı. Çiftçi, bir an önce emeğinin karşılığını almak isterken, bu süreci en iyi şekilde değerlendirmek isteyen hasat yolcuları da işe koyuldu. Mayıs ayında Şanlıurfa’da başlayan hasat biçimi, batı illerine doğru yavaş yavaş ilerliyor. Biçerdöverleri ile bu uzun, zor ve yorucu yolculuğa çıkan biçerdöverciler, çiftçinin harman vaktinin kendileri için de harman dönemi olduğunu, her yıl sadece bu mevsimde iş yapabildikleri için bütün zorluklara katlanmak zorunda olduklarını söyledi.
UZUN VE ZOR BİR YOLCULUĞUN YOLCULARIYIZ
Hasat mevsiminin başlaması ile birlikte Mayıs ayında Şanlıurfa’dan başlayarak çıktıkları bu çetin yolda üç beş kuruş kâr elde edebilmek için ilerlediklerini dile getiren biçerdöver işletmecisi Kenan Özmen, bu zor yolculuğa her yıl düzenli hasat mevsiminde çıktıklarını belirtti. Özmen, “Memleketimiz olan Kırşehir’den Mayıs ayının başında yola çıktık. İlk olarak mevsiminin sıcak olması nedeniyle yaklaşık 20 biçerdöverlik bir ekiple Şanlıurfa’ya gittik. Mayıs ayında burada ürünler olgunlaşıyor. Şanlıurfa’da ekinleri biçtikten sonra iklim koşullarına göre hububat ürünleri olgunlaşan Gaziantep, Kahramanmaraş ve Adana gibi illerde çalıştıktan sonra Haziran ayının başında Konya’ya geldik. Tarım arazisinin geniş olması nedeniyle Konya en uzun süre ile durakladığımız yer. En uzun süre hasadı Konya Ovası’nda yapıyoruz. Burada yaptığımız hasadın ardından tekrar memleketimiz olan Kırşehir’e gidip buradaki ekinleri biçeceğiz. Hasattaki son durağımız ise Sivas olacak” diye konuştu.
HASADI YETİŞTİRMEKTE ZORLANIYORUZ
Gezdikleri yerlerde gördükleri en büyük ve en düz arazinin Konya olduğunu ifade eden hasat yolcularından Ayhan Adıbelli de, Konya’da 20 tane biçerdöverle çalıştıkları halde hasadı yetiştirmekte zorlandıklarını dile getirdi. Konya’da dönümü 5 bin 100 TL’den hasat biçimi yaptıklarını ve fiyatların geçen yılla neredeyse aynı olması nedeniyle çiftçinin bu durumdan memnun olduğunu dile getiren Ayhan Adıbelli, “Hasat fiyatlarından çiftçiler memnun. Hasadın bol olması nedeniyle bizler de memnunuz. En azından zarar etmiyoruz. Ancak, mazot fiyatlarının yüksek olması belimizi büküyor. Biz her türlü meşakkate katlanıyor ve çiftçimize hizmet ediyoruz. Uzun yolun yoruculuğuna ek olarak aylar boyunca tarlalarda çalışıyoruz. Toz, toprak içerisinde kalıyoruz. Bazen içecek suyu bile bulmakta zorlanıyoruz. Gittiğimiz köylerdeki çiftçiler de olmasa su bile bulamayacağız. En büyük sorunumuz duş alamamak. Gece gündüz demeden hasat için çalışıyoruz, toz, toprak altında kalıyoruz, terliyoruz. Her akşam duş almamız gerekiyor ama imkan olmadığı için alamıyoruz” dedi.
Çıktıkları bu uzun ve yorucu yolculuğun Eylül ayının sonunda son bulacağını dile getiren Adıbelli, iller arasında seyahat ederken de çeşitli zorluklarla karşılaştıklarını bildirdi. Biçerdöverlerle karayolunda yolculuk yapmanın mümkün olmadığını ifade eden Ayhan Adıbelli, “İşimiz bittikten sonra tası tarağı toplayıp başka bir ile giderken, karayolunda biçerdöverlerle yolculuk yapamayacağımız için zorluk yaşıyoruz. Gideceğimiz iller arasında tren yolu varsa, biçerdöverleri trene yüklüyoruz. Tren yoksa tırlar vasıtası ile başka bir ile gidiyoruz” dedi. Adıbelli, para kazanmak için çıkılmış olsa da aileden uzak yorucu, meşakkatli ve hasret dolu bu yolcuğun bitmesini iple çektiklerini sözlerine ekledi.
RASİM ATALAY
Geçtiğimiz yıl çiftçilerin bahar döneminde büyük emek harcayarak ektiği hububat ürünleri Mayıs ayından itibaren olgunlaşmaya başladı. Hasat dönemini en iyi şekilde değerlendirmek isteyen biçerdöver işletmecileri ise Şanlıurfa’dan başlayarak sırasıyla Gaziantep, Kahramanmaraş, Adana, Konya, Kırşehir ve son olarak Sivas’ta bitecek olan uzun ve yorucu bir yolculuğa çıktı.
HASADI YETİŞTİRMEKTE ZORLANIYORUZ
Hasat döneminin başlaması ile birlikte yaklaşık 20 biçerdöverle çalıştıkları halde hasadı yetiştirmekte zorlandıklarını dile getiren biçerdöver işletmecisi Hasan Özmen, “Konya Ovası düz ve geniş arazi yapısı ile hububat tarımı yapmaya en uygun yerlerin başında geliyor. Konya’da dönümü 5 bin 100 TL’den hasat yapıyoruz. Çiftçi memnun ama mazot pahalı olduğu için biz pek memnun değiliz” diye konuştu.
YOLCULUK EYLÜL AYININ SONUNDA BİTECEK
Çıktıkları bu zor ve yorucu yolculuğun Eylül ayının sonunda hububat hasadının bitmesi ile tamamlanacağını dile getiren Ayhan Adıbelli de, bir ilden başka bir ile taşınırken yolda yaşadıkları zorlukları anlattı. Biçerdöverleri karayolu ile götürmek mümkün olmadığı için demiryolu olan illerde treni kullandıklarını, olmayan yerlerde de tır kiraladıklarını aktaran Adıbelli, bu durumun maliyetlerini yükselttiğini söyledi.
Hububat ürünlerinin olgunlaşması ile başta biçerdöverciler olmak üzere hasada bağlı olarak çalışan işçiler Eylül ayının ortalarına kadar sürecek uzun ve yorucu bir yolculuğa çıktı
Geçtiğimiz yıl bahar döneminde ekilen buğday, arpa, çavdar, yulaf gibi tarım ürünleri Mayıs ayından itibaren olgunlaşmaya başladı. Ekilen tarım ürünlerinin olgunlaşması ile birlikte çiftçiyi tatlı bir harman telaşı sardı. Çiftçi, bir an önce emeğinin karşılığını almak isterken, bu süreci en iyi şekilde değerlendirmek isteyen hasat yolcuları da işe koyuldu. Mayıs ayında Şanlıurfa’da başlayan hasat biçimi, batı illerine doğru yavaş yavaş ilerliyor. Biçerdöverleri ile bu uzun, zor ve yorucu yolculuğa çıkan biçerdöverciler, çiftçinin harman vaktinin kendileri için de harman dönemi olduğunu, her yıl sadece bu mevsimde iş yapabildikleri için bütün zorluklara katlanmak zorunda olduklarını söyledi.
UZUN VE ZOR BİR YOLCULUĞUN YOLCULARIYIZ
Hasat mevsiminin başlaması ile birlikte Mayıs ayında Şanlıurfa’dan başlayarak çıktıkları bu çetin yolda üç beş kuruş kâr elde edebilmek için ilerlediklerini dile getiren biçerdöver işletmecisi Kenan Özmen, bu zor yolculuğa her yıl düzenli hasat mevsiminde çıktıklarını belirtti. Özmen, “Memleketimiz olan Kırşehir’den Mayıs ayının başında yola çıktık. İlk olarak mevsiminin sıcak olması nedeniyle yaklaşık 20 biçerdöverlik bir ekiple Şanlıurfa’ya gittik. Mayıs ayında burada ürünler olgunlaşıyor. Şanlıurfa’da ekinleri biçtikten sonra iklim koşullarına göre hububat ürünleri olgunlaşan Gaziantep, Kahramanmaraş ve Adana gibi illerde çalıştıktan sonra Haziran ayının başında Konya’ya geldik. Tarım arazisinin geniş olması nedeniyle Konya en uzun süre ile durakladığımız yer. En uzun süre hasadı Konya Ovası’nda yapıyoruz. Burada yaptığımız hasadın ardından tekrar memleketimiz olan Kırşehir’e gidip buradaki ekinleri biçeceğiz. Hasattaki son durağımız ise Sivas olacak” diye konuştu.
HASADI YETİŞTİRMEKTE ZORLANIYORUZ
Gezdikleri yerlerde gördükleri en büyük ve en düz arazinin Konya olduğunu ifade eden hasat yolcularından Ayhan Adıbelli de, Konya’da 20 tane biçerdöverle çalıştıkları halde hasadı yetiştirmekte zorlandıklarını dile getirdi. Konya’da dönümü 5 bin 100 TL’den hasat biçimi yaptıklarını ve fiyatların geçen yılla neredeyse aynı olması nedeniyle çiftçinin bu durumdan memnun olduğunu dile getiren Ayhan Adıbelli, “Hasat fiyatlarından çiftçiler memnun. Hasadın bol olması nedeniyle bizler de memnunuz. En azından zarar etmiyoruz. Ancak, mazot fiyatlarının yüksek olması belimizi büküyor. Biz her türlü meşakkate katlanıyor ve çiftçimize hizmet ediyoruz. Uzun yolun yoruculuğuna ek olarak aylar boyunca tarlalarda çalışıyoruz. Toz, toprak içerisinde kalıyoruz. Bazen içecek suyu bile bulmakta zorlanıyoruz. Gittiğimiz köylerdeki çiftçiler de olmasa su bile bulamayacağız. En büyük sorunumuz duş alamamak. Gece gündüz demeden hasat için çalışıyoruz, toz, toprak altında kalıyoruz, terliyoruz. Her akşam duş almamız gerekiyor ama imkan olmadığı için alamıyoruz” dedi.
Çıktıkları bu uzun ve yorucu yolculuğun Eylül ayının sonunda son bulacağını dile getiren Adıbelli, iller arasında seyahat ederken de çeşitli zorluklarla karşılaştıklarını bildirdi. Biçerdöverlerle karayolunda yolculuk yapmanın mümkün olmadığını ifade eden Ayhan Adıbelli, “İşimiz bittikten sonra tası tarağı toplayıp başka bir ile giderken, karayolunda biçerdöverlerle yolculuk yapamayacağımız için zorluk yaşıyoruz. Gideceğimiz iller arasında tren yolu varsa, biçerdöverleri trene yüklüyoruz. Tren yoksa tırlar vasıtası ile başka bir ile gidiyoruz” dedi. Adıbelli, para kazanmak için çıkılmış olsa da aileden uzak yorucu, meşakkatli ve hasret dolu bu yolcuğun bitmesini iple çektiklerini sözlerine ekledi.
RASİM ATALAY