Aksaray Müze Müdürü, Kepez Yer Altı Şehri Kazı Başkanı Fahri Ayçin yaptığı açıklamada, daha önce Aksaray'ın 30 kilometre güneyinde Hasandağı'nın eteğinde kurulan Nora antik şehrinin bulunduğunu anımsattı.
Helenistik devirden itibaren stratejik mevkisi ile önemli bir merkez konumunda olan Nora antik şehrinin batısında yer alan Hasandağı eteklerinde de Akçakent beldesi Gidiriş yaylası mevkisinde yeni yer altı şehri bulduklarını bildiren Ayçin, Nora şehrinde kalıntıların halen görülebildiğini, Kepez yer altı şehri gibi başka yer altı şehirlerinin de olabileceğini söyledi.
Kepez yer altı şehrinin dışında çevrede eski dönemlere ait kaya mezarlar, kiliseler ve farklı dönemlere ait yapı kalıntıları bulunduğunu anlatan Ayçin, şunları kaydetti: ''Kepez yer altı şehri, adını aldığı tepenin içine yapılmış. Burası bölgenin en büyük yer altı şehri olabilir. Tepenin zirvesinde yer alan ve şu anda kapalı olan havalandırma bacaları, yer altı şehrinin çok katlı olduğunu göstermektedir. Yine Kepez’in eteklerinde tüf tabakasına oyulmuş su kuyuları ve kapanmış havalandırma bacaları bulunuyor.''
YER ALTI ŞEHRİNDE KAZI ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR-
Ayçin, 2009 yılında tespit edilen, Akçakent Belediyesinin sağladığı maddi kaynaklarla bu yılın haziran ayında başlayan Kepez yer altı şehri temizlik kazısı çalışmalarında, tepenin güney yamacında zirveye yakın bir bölümünün açığa çıkarıldığını vurgulayarak, ''Bir kuyudan inilerek yüzeyden yaklaşık 7-8 metre derinlikte, 350 metre kadar kuzeye ve doğuya devam eden ve yine tüf tabakasına oyulmuş odalar ve koridorlardan oluşan komplekste temizlik çalışması yürütüyoruz'' dedi.
Çalışmalarda iki adet havalandırma bacası bulunan ve iki katlı komplekse dolan taş ve toprak döküntüsünün dışarı taşındığını belirten Ayçin, ilk girilen kuyuya dolan dolgunun yaklaşık 20 metre derinliğe kadar boşaltıldığını bildirdi.
Ayçin, bu çalışmalar sırasında kompleks ve kuyudan eski dönemlere ait kap-kacak ve kemik parçaları ile kemik iğne bulunduğunu kaydederek, ''Koridorun iki yanına yapılmış seki şeklinde bölmeler ve kompleksin en doğusunda iki girişi de taş kapakla kapatılmış ince uzun mekan dikkat çekicidir. Tepenin içine yapılmış olması ve eşsiz Hasandağı manzarası, Kepez yer altı şehrini emsallerinin içinde özel kılmaktadır''diye konuştu.
Kepez yer altı şehrinin dışında çevrede eski dönemlere ait kaya mezarlar, kiliseler ve farklı dönemlere ait yapı kalıntıları bulunduğunu anlatan Ayçin, şunları kaydetti: ''Kepez yer altı şehri, adını aldığı tepenin içine yapılmış. Burası bölgenin en büyük yer altı şehri olabilir. Tepenin zirvesinde yer alan ve şu anda kapalı olan havalandırma bacaları, yer altı şehrinin çok katlı olduğunu göstermektedir. Yine Kepez’in eteklerinde tüf tabakasına oyulmuş su kuyuları ve kapanmış havalandırma bacaları bulunuyor.''
YER ALTI ŞEHRİNDE KAZI ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR-
Ayçin, 2009 yılında tespit edilen, Akçakent Belediyesinin sağladığı maddi kaynaklarla bu yılın haziran ayında başlayan Kepez yer altı şehri temizlik kazısı çalışmalarında, tepenin güney yamacında zirveye yakın bir bölümünün açığa çıkarıldığını vurgulayarak, ''Bir kuyudan inilerek yüzeyden yaklaşık 7-8 metre derinlikte, 350 metre kadar kuzeye ve doğuya devam eden ve yine tüf tabakasına oyulmuş odalar ve koridorlardan oluşan komplekste temizlik çalışması yürütüyoruz'' dedi.
Çalışmalarda iki adet havalandırma bacası bulunan ve iki katlı komplekse dolan taş ve toprak döküntüsünün dışarı taşındığını belirten Ayçin, ilk girilen kuyuya dolan dolgunun yaklaşık 20 metre derinliğe kadar boşaltıldığını bildirdi.
Ayçin, bu çalışmalar sırasında kompleks ve kuyudan eski dönemlere ait kap-kacak ve kemik parçaları ile kemik iğne bulunduğunu kaydederek, ''Koridorun iki yanına yapılmış seki şeklinde bölmeler ve kompleksin en doğusunda iki girişi de taş kapakla kapatılmış ince uzun mekan dikkat çekicidir. Tepenin içine yapılmış olması ve eşsiz Hasandağı manzarası, Kepez yer altı şehrini emsallerinin içinde özel kılmaktadır''diye konuştu.