Hariciler…!

Kerem İşkan

Hariciler tarihte ilk kez, IV. İslam Halifesi Hz. Ali ve Muaviye taraftarları arasında çıkan Sıffın Savaşı’nda ortaya çıkmışlardır…

***

Daha sonra Hz. Ali’yi, Küfe’de şehit edecek kadar ileri gitmişlerdir…

***

Yüzyıllar boyu bu ekol, İslam coğrafyasında fitnenin merkezi gibi kaynamış durmuş, zaman-zaman farklı kollara bölünerek İslam coğrafyasını bitmek tükenmek bilmeyen bir ifsada ve cehenneme çevirmiştir…

***

Onca koluna rağmen temelde ana fikir tekdir…

***

Kendi fikirlerinde olmayan diğer Müslümanların, küfür,şirk ve bidat ile itham ederler…Hatta işi daha da ilerilere götürüp tekfir edip dinden çıktığınızı iddia ederek kendilerince İslam’dan aforoz(!) ederler…

***

Kendilerinden olmayan, herkes hain, küfür ehli hatta kafirdir

***

Onlardan değilseniz hiçbir kıymeti harbiyeniz yoktur hatta  katliniz bile vaciptir…Haricilerin ibadeti bizzat cehalettir...Bölerek, kutuplaştırarak taraftar toplarlar…

***

İslam Alimleri tarafından ortaya konmuş diğer bir özellikleri ise, katı kalplidirler Müslüman’a şiddetli ve öfkeli, kafire ise yumuşak davranırlar…

***

Dini gereği abdesti veya orucu nelerin bozduğunu merak eden Hacıemmim, Müslümanlığı ve adamlığı nelerin bozduğunu içinde bulunduğumuz bu reel politik arenada dert etmediğin sürece...

***

Neredeyse, Allah ile savaşır gibi yapılan tüm tahribatlara gözlerini sımsıkı yuman,vicdana göre değil cüzdana göre, fetva veren hocalar, İmam-ı Âzam’ın neden ömrünü zindanda çürüttüğünü öğrenip o yola girmediği sürece…

***

Bu harici sistemi körükleyenler, yavaş-yavaş zehirleyerek kişisel ihtirasları uğruna hepimizi birbirimize düşman ederek bölmeye devam edecekler…

***

Hangisinin ağzından sevgi ve hoşgörü dökülüyor? Daha şimdiden, yarımız, diğer yarımıza düşman oldu bile? Aforoz ederek, düşmanlıkları körükleyerek,itibarsızlaştırarak ülkedeki beşeri sermayeyi harcarken, aslında helali kendilerine mundar ediyorlar…

***

Belki içimizdekiler, mezhep olarak Harici olmaya bilirler… Ama metotları ve samimi Müslüman’a amansızca vuruşları, Harici öğretisinin ta kendisi gibi duruyor...

***

Bize düşen, Allah’ın rahmeti yağmur gibi, hiç kimseyi ayırmadan tüm insanlığı Cenab-ı Hakkın rızasını umut ederek kuşatmak mı ? Yoksa damla sulama gibi sadece işimize yarayana hayat hakkı tanımak mı ?

***

Bu kamplaşma ve kutuplaşma ortamında,senin delilsizce, bağnazca ayrık dediğine, Hak âşık diyorsa yarın Ruz-i Mahşer’de halin nice olur ?