Hareketli bir hafta

Sabit Horasan

Geride kalan hafta oldukça hareketli geçti.

Acısıyla tatlısıyla bir çok olay yaşadık.

Hiç şüphesiz ki, bizi üzen olay Konya basın camiasının yakından tanıdığı, güler yüzlü kadın, iyi anne Ayşe Şasi’nin apansız ölümü oldu. Ayşe derinden üzdü sevenlerini.

Onu hep, o gülen yüzüyle anımsayacağız.

Mekanın Cennet olsun güzel insan, rahat uyu.

Sevinçli haber dedik, İşitme Engelliler Yaz Olimpiyat oyunları Samsun’da yapıldı.

TSYD Konya şubesi sporcusu Selver Şeker’in Tekvando’da ikinci kez Olimpiyat şampiyonu olarak altın madalya almasının coşkusunu yaşadık. TSYD ve kendisine yakıştı bu başarı.

Kulübümüz sporcusu Selver Şeker ile birlikte, Olimpiyatta madalya alan diğer Konyalı sporcuları kutluyorum. 

 

İşitime engelliler Yaz Olimpiyat Oyunları, Gençlik Hizmetleri Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’ın memleketi olması nedeniyle Samsun’a verildi sanırım.

Ama, sayın Bakanın ömrü yetmedi ve oyunlar devam ederken, kabinede yapılan değişiklikle görevinden alındı.

Vefasızlık demeyeceğim ama, beklenmedik bir durum. Ama bir yerde de nöbet değişimi.

Hani niye yalan söyleyeyim, her ne kadar siyaset spora çok fazla karıştırılsa da Türk sporu adına iyi şeylerde yapıyordu. Tabi ki başarıda, Spor Genel Müdürü Konyalı hemşehrimiz Mehmet Baykan ve ekibinin de payı büyük.

Eee, ne diyelim politika bu. Böyle beklenmedik bir anda, çalışmalarına bakılmaksızın görevden alınıyorsun..

 

Türkiye Futbol Federasyonu ile Milli takım teknik direktörlüğü konusunun içerisinde bulunduğu durum, Türk futbolunun basit ve küçük bir özeti olsa gerek.

Doğrusu, olay adam Fatih Terim’in böyle görevden alınmasını istemezdim. Nede olsa, bana göre değilse de bazılarına göre ‘İmparator.’ Türk futbolu adına iyi işlerde yaptı. Adı statlara verilen Fatih Terim’in görevden alınması kadar ödenecek tazminat ve işsizlik sigortası da çok tartışılacak gibi.

Etme bulma Dünyası bir yerde.

Sen 14 yabancı futbolcu kontenjanına kapıyı açacaksın, Türk futbolcusunun önünü kapatacaksın. Ama işte bir gün gelir böyle bir sonuçla karşılaşırsın.

Tabi görevden alınmasının bir etkeni de kendisini ve Federasyonu zor durumda bırakan olaylar.

Üzüldüğümüz konu, Türk teknik direktörlüğünün düşürüldüğü durum.

Türkiye’de hiç hoca yokmuş gibi yabancı hocada karar kılınması doğru mu? tartışılır bence.

Hem de, Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören’in, her ne kadar kariyerli de olsa Mircea Lucescu için Romanya’ya ayağına kadar gitmesi de ayrı bir tartışma konusu. Bu karar Türk antrenörlüğünün sonudur. Demek ki Demirören Federasyon Başkanı olarak Türk teknik adamlara güvenmiyor.    

Eylül ayı başında Dünya kupası elemelerinde iki önemli maç var. Lucescu hangi futbolcuyu tanıyor da Milli takıma davet edecek. Kısa sürede ne yapacak, yararlı olabilir mi?. göreceğiz.

Ancak, her ne kadar ilk beklenti Dünya şampiyonasına katılmak olsa da uzun vadede bir şeyler yapacağına inanıyorum, bunu da söyleyeyim.  

 

Süper kupa da ilk kez final oynayan ve Türk spor tarihine geçen Atiker Konyaspor gibi sıra dışı takımların artık küçük düşünme gibi bir tercihleri olmamalı.

Elbette ki ligde bir takım şampiyon olacak. Ama, kafa olarak küçük düşünmek, sıra dışı takımlara yakışmaz.

Bu tür takımlarda yönetim kadar teknik kadro istikrarını sağlamak ve kadro kalitesini artırmak ön koşul olmalıdır.

Konyaspor’da takım iskeletini oluşturan 3 futbolcu ayrıldı. Yerli futbolcular dışında yabancı yeni transferleri tanımıyoruz. O nedenle bekleyip göreceğiz. Umarız Konya ve Konyaspor adına iyi olur.

Ama şu kadarını söyleyeyim ki, Atiker Konyaspor şayet şirket olsaydı, bugünkü durumuyla borsada dibe vururdu.

Gelin zaman Konyaspor için kararı siz verin.

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.