Büyükşehir Belediyesi, kişi başına düşen yeşil alan miktarının 9 yılda 12 metrekareden 47 metrekareye çıktığını söylüyor. Ancak, bu yeşil alanların insanların kullanımına uygun olan alanların olup olmadığı ise tartışma konusu oldu
Şehrin birçok yerinde Büyükşehir Belediyesi tarafından kişi başına düşen yeşil alanların 9 yılda 12 metrekareden 47 metrekareye çıktığını belirten afişler bilboardlara asıldı. Belediye'nin hesabına göre, 1 milyon 100 bin merkez nüfusu düşünürsek, toplamda 57 milyon metrekare yeşil alan var. Bu hesapta 51.7 kilometre yapıyor. Konya'nın merkez yüzölçümü ise 5 bin 983 kilometrekare.
Billboardlardaki afişlerde de görüldüğü gibi, yol kenarındaki refüjler de yeşil alan olarak gösteriliyor ancak, insanlar buraları kullanamıyor. Kişi başına düşen yeşil alanların ne kadarının insanların kullanımına uygun olduğu ise tartışma konusu oldu. Mimarlar Odası Konya Şube Başkanı Serdar Işık, yeşil alan olarak kabul edilecek olan alanların insanların kullanımına uygun olan yerlerin olması gerektiğini söyledi. Işık, şehir merkezinde bulunan Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan çalışmadaki yeşil alanların içerisine refüjlerin de dahil edilmiş olabileceğini söyledi. Işık, “Büyükşehir Belediyesi tarafından kişi başına düşen yeşil alanların 12 metrekareden, 47 metrekareye çıktığı belirtiliyor. Bu büyük başarı. Ancak, çift şeritli yolların ortasındaki refüjlerin çim alanları, yol kenarlarındaki çim alanları bu yeşil alana dahil ediliyorsa, bu bir şey ifade etmez. Yoldan geçerken o yeşili görüp de, 'ah ne kadar güzel bir yeşilmiş' deminin de manası yok. Kişi başına düşen yeşil alan miktarının aktif olarak kullanılan alanlar ile açıklanması gerekir. Pasif yeşil alanlar sadece görsellikten öteye geçemez” dedi.
ŞEHRİN İÇİNDE DE YEŞİL ALAN OLMALI
Yeşil alanların birçoğunun da şehir merkezinin dışında olduğunu söyleyen Işık, insanların şehir merkezinde oturup, dinlenmek istediği yerlerin olduğunu aktardı. Işık, “İnsanlar akşamları evinden çıkacak ailesi ile birlikte vakit geçirecek yer arıyor. Kültür Park'ın yerine getirdiği fonksiyonu yerine getirecek yerlerin olması lazım. Bu alanların şehir içinde de mümkün olduğu derecede artması çok önemli. Şehir dışında da olur, insanlar piknik yapmaya gidiyor. Esas olan şehrin merkezinde yeşil alanların aktif olarak, milletin kullanımına açık olmasıdır” diye konuştu.
YEŞİLLİK ARAYANLAR ÜÇLER'E GİDİYOR
Osmanlı ve Selçuklu geleneğinde meydanların olmadığını belirten Mimarlar Odası Konya Şube Başkanı Serdar Işık, İstanbul'da bulunan meydanın Bizans döneminden kalma olduğunu belirtti. Mevlana Müzesi önünün Müze Önü Meydanı haline getirilmesi ile insanların gölgelenecek yer bulamadıklarını belirten Işık, ağaç gölgesi arayanların Üçler Mezarlığı'na gittiğini dile getirdi. Eski dönemde bulunan meydanların insanların ortak vakit geçirdikleri, sohbet ettikleri yerlerin olduğunu aktaran Işık, “Bizim kültürümüzde mahalle aralarında çınar ağacı, berber, bakkal, dükkânları olur. İnsanlar burada sosyalleşiyordu, sohbet edebilecek küçük meydan görevini buralar görüyordu. Mevlana Müzesi'nin önündeki geniş alan meydan değil, sadece parti mitingi yapmaya yarayan bir alan olduğu düşüncesindeyim. Bir seferde ne Mevlana Müzesi'nin ziyaretçileri orayı doldurabilir ne de, Sultan Selim Camii'nin cemaati orayı doldurabilir. Bunlar bir fanteziden öte gidemiyor. Eski halindeki ağaçlar ile yeşillikler varken, müzeden ve camiden çıkan insanların oralarda nasıl gölgelendiklerini, sohbet ettiklerini hep beraber görüyorduk. Şimdi gelen insanlar sığınacak bir ağaç gölgesi arıyor. Ağaç gölgesine sığınmak için Üçler Mezarlığı'na gidiliyor” ifadelerini kullandı.
MUSTAFA ÖZÇELİK