Okullar tatil oldu ve çocuklar karnelerini alarak uzun sayılabilecek yaz tatiline başladılar.
Şimdiki çocuklar bilmese de, babaları veya dedelerinden bilenler mutlaka vardır.
Eskiden karnelerde ders notlarının yanı sıra en az notlar kadar önemli bir bölüm daha vardı.
"HAL VE GİDİŞ"
Şimdilerde yine karne var ama çocuklarımızın heyecanla baktıkları Matematik, Türkçe, Fen bilgisi gibi derslerinin notları yanında “pekiyi, iyi, orta, fena” diye belirtilen öğretmenlerin kanaatleri yok.
Çünkü çocuklar artık aileleri ve toplum tarafından güya eğitim ve öğretim adına babalarının ve dedelerinin hiçbir zaman sahip olamadıkları görünmeyen bir dokunulmazlık zırhına kavuşturuldular.
Hâlbuki hal ve gidiş, eğitimde "davranış notu" olarak değerlendirilirdi geçmişte.
Öğrencilerin derslerle ilgili başarılarının dışında kendilerinde gözlemlenen ahlaki davranış gelişimi ve toplumsal hayattaki yani okul içindeki arkadaşlık ve paylaşma kapsamındaki davranışlarının öğretmen tarafından değerlendirilmesinin ailesine bildirilmesi idi hal ve gidiş notu.
Böylelikle öğretmenlerin gözlem ve değerlendirmelerine dayalı olarak yaptıkları yorumlar öğrenci hakkında aileye kısa da olsa bilgi vermiş olurdu.
Karnelerin sağ tarafında yer alan öğretmenlerin değerlendirmeleri öğrencinin arkadaşlarıyla geçiminden, temizlik alışkanlığına kadar her okuyanın o öğrenci hakkında yeterli bilgi sahibi olmasını sağlardı..
Şimdiki öğrenciler ve karnelerine bakınca, “hal ve gidişin” pek iyi olmadığı topluma yansıyan olaylarla çok daha iyi anlaşılabiliyor.
Söylemek istediğimiz şu dur: Karnenin sol tarafı eski tabirle baştanbaşa hepsi “pekiyi” olsa bile, sağ tarafı sol tarafından çok daha önemlidir ve biz bunu göz ardı ettiğimiz için bu gün bu haldeyiz.
Ve bundan dolayıdır ki; toplumsal hal ve gidişimizi makul bir seviyeye çekemiyoruz.
Hâlbuki bizim adımızın ahir zaman ümmeti olması dolayısıyla inancımız doğrultusunda aile ve okul ortamında alacağımız eğitim gereği fert ve toplum hayatında olmaması gerekenler şöyle sıralanabilir:
- Dünyaya ve dünya malına bağlılığın artması
- Tevazu ve olgunluğun değersizleştirilmesi
- Merhamet ve affetme duygusunun yok olması
- İbadet düşkünlüğünün azalması
- Tartışmadan zevk alınması
- Nefis muhasebesine sırt çevirme
- Yemeğin ve faydasız konuşmanın artırılması
- Sabır ve tahammülün azaltılması
- Kuşatıcı ve birlik olmaya özen gösterilmemesi
- Sosyal medya meşguliyetinin artırılması
Bunlar bizim içinde bulunmak mecburiyetinde olduğumuzda Müslümanca bir duruş sergilemek ve insanlığa örnek olmak için dikkat etmemiz gereken özelliklerden birkaçıdır.
Çünkü Müslümanlar her yerde insanlığa İslam Dininin güzelliklerini ve rehberliğini taşıyabilecek, iman mesajını ulaştırabilmek davranışlarını düzelttiğinde yeni fırsatlar elde edebilecektir.
Aksi durumda yazılı ve görsel platformlar Müslümanların içinde bulunmak zorunda kaldığı bir ortam olduğu için, ahlak ve mahremiyet kavramını yok sayan hatta artık nerede ise tamamen kötülüklerin kaynağı ve teşhir edildiği yer olan sosyal medyada hal ve gidişi düzgün bir şekilde yer almak neredeyse imkânsız hale gelmektedir.
Hz. Peygamberimize(sav) Vahyin geldiği ilk günden itibaren geçen 1400 yıldan fazla süreyi Ahir zaman olarak kabul etiğimizden içinde bulunduğumuz günleri ve işlenen günahları normal görmeye başlamamak belki de hal ve gidişimizi düzenlemeye başlamak adına ilk adım sayılabilecektir.
Çok iddialı bir ifade olarak görülecek olsa da şu andaki durumumuz imanımız bakımından Mekke döneminden daha riskli bir durumdadır.
Ama çaresiz değiliz. Çünkü ahlak ve edepten taviz vermeden de Allah’ın(cc) emir ve yasaklarına uymamız gerektiğine inanıyoruz.
Önemli olan bahane üretmemek ve çağın insanına dönük çözümler üretmektir.
FARKINDA MIYIZ?
Kıyamete ne kadar zaman kaldığını ancak Rabbimiz(cc) bilir.
Belki ayeti kerimede ifade edildiği gibi çok kalmadı zaman olarak.
Kırılan umut ve fidanlarımızı tazelememiz gerekiyor.
Çünkü inancımız gereği Rabbimiz(cc) bizimledir ve Allah(cc) işinde mutlak galip olandır.
Hal ve gidişimizi düzelterek biz O'nun(cc) dini için çalışırsak, bize yardım eder ve biz de galip gelenlerden oluruz.