Hacı Veyiszade Mustafa Kurucu vefatının 66. yılında anılıyor

1960 yılında vefat eden Konya’nın yetiştirdiği âlimlerden Hacı Veyiszade Mustafa Kurucu Hoca, rahmet ve minnetle anılıyor. Prof. Dr. Ramazan Altıntaş ve Prof. Dr. Doğan Kaplan, Merhaba Gazetesi’ne Hacı Veyiszade Hoca’yı anlattı.

Konya’nın önde gelen âlimlerinden olan, binlerce gencin yetişmesine vesile olan; ömrü mücadele ve çileyle geçen, tüm bu olumsuzluklara rağmen Kur’an’a ve sünnete sımsıkı sarılan Hacı Veyiszade Hoca, vefatının üzerinden geçen 66 yıla rağmen Konya’da hayırla anılmaya devam ediyor.

MEDRESEDEN KÜRSÜYE BİR ÂLİMİN HAYATI

İlk bilgi ve terbiyesini babasından alan Mustafa Efendi, henüz çok küçük yaşlarda, babasının da hocası olan Bekir Efendi isimli zattan hıfzını tamamladı ve son derece sağlam bir hâfızlık kazandı. Medrese tahsilini Köprübaşı’nda bulunan Adliye Medresesi’nde sürdüren Hacı Veyiszade Mustafa Efendi’nin eğitimiyle babası Hacı Veyis Efendi yakından ve özel olarak ilgilendi. Mustafa Efendi, 1914 yılında henüz 18–19 yaşlarındayken, devrin önde gelen âlimleri huzurunda girdiği zorlu bir imtihanın ardından icazet aldı. Medrese ilimleriyle yetinmeyen Hacı Mustafa Efendi; Abidin, Rıfat ve Ahmet Ziya Efendilerden hesap, hendese ve kozmoğrafya gibi müspet ilimleri de tahsil etti. Ayrıca Hacı Fettah Kabristanı’nda medfun bulunan Memiş Efendi’nin oğlu Muhammed Bahaeddin Efendi’den manevî feyz aldı.
Farsça eğitimini Filibeli Mesnevîhan Sıtkı Dede’den alan Mustafa Efendi’nin Arapça bilgisi ise son derece güçlüydü. Arapçasının Konya’da öğrenildiğine, yurt dışından gelen yabancıların dahi inanmakta güçlük çektiği rivayet edilirdi. Daha sonra, 22–23 yaşlarındayken dönemin en modern medreselerinden biri kabul edilen Islah-ı Medaris’te tedris hayatına başlayan Hacı Mustafa Efendi, burada çok sayıda talebe yetiştirdi. Medreselerin kapatılmasının ardından uzun yıllar Piri Mehmet Paşa Camii’nde imam-hatiplik ve Merkez Vaizliği görevlerini sürdüren Hacı Veyiszade Mustafa Efendi, tedris ve irşat faaliyetlerine de devam etti.

KONYA’NIN HAFIZASINDA BİR ÂLİM

Kur’an-ı Kerim ve dinî bilgilerin okutulmasının sıkı yasaklara tabi olduğu dönemlerde Hoca Efendi, Piri Mehmet Paşa Camii’nde ve cami civarında yaşayan yaşlı bir hacı hanımın evinde, büyük bir gizlilik içinde talebe yetiştirdi. Bu dönemde, sonraki yılların önemli hocalarını ilimle buluşturdu. Yağcızade Mustafa Efendi’nin vefatının ardından Aziziye Camii’ne imam-hatip olarak tayin edilen Hacı Veyiszade Mustafa Efendi, vefatına kadar bu camide halka vaaz ve nasihatlerde bulunmayı sürdürdü. İmam-Hatip okullarının açılmasından sonra bütün mesaisini bu okullara vakfeden Mustafa Efendi, kuruluşunda önemli hizmetlerde bulunduğu bu müessesede, hayatının sonuna kadar hocalık yaptı. Islah-ı Medâris ve Dârülhilâfe Medresesi’nden başlayarak İmam-Hatip Okulu’na uzanan eğitim hayatı boyunca binlerce talebe yetiştiren Hacı Veyiszade Mustafa Efendi’nin öğrencilerinden pek çoğu; ilim adamı, profesör, doçent, müftü, hâkim, avukat, yönetici ve öğretmen olarak topluma hizmet etti. İmam-Hatip Okulu için verdiği emeklerin boşa gitmediği, yetiştirdiği nesillerle açıkça görüldü. Mustafa Efendi, ilme, ilim tahsiline ve dinî sohbetlere büyük değer verir; ilim meclislerini ‘cennet bahçelerinden bir bahçe’ olarak nitelendirir ve sık sık ‘Meclisimiz, meclis-i nurdur.’ ifadelerini kullanırdı. Öğrencilerinin ilim tahsilinden başka bir işle meşgul olmalarını istemez, cemaatine tavsiye ettiği nafile ibadetleri talebelerine kesinlikle önermezdi.
Güzel ahlâkı ve derin tevazusu, Mustafa Efendi’nin en belirgin özelliklerindendi. Daima güler yüzlü olup, büyük-küçük, kadın-erkek ayırt etmeksizin herkese selam vererek yürürdü. Yaz-kış, gece-gündüz demeden ihtiyaç sahiplerinin yardımına koşar, ‘Gayretullaha dokunur’ düşüncesiyle kendisinden yardım isteyen kimseyi geri çevirmezdi. Antalya arabasıyla ya da imkân bulunmadığında yaya olarak hasta veya hasta hayvan okutmaya gider, hiçbir zaman ‘gitmem’ demezdi. Bu sebeple Hoca Efendi, her yaştan insanın gönlünde müstesna bir yer edinmişti. Dünya malına değer vermez, kul hakkına ise son derece titizlikle riayet ederdi.

‘RABBİM HACIVEYİSZADE HOCALARIMIZIN SAYISINI ARTIRSIN’

Hacıveyiszade Mustafa Kurucu Hoca Efendi’yi vefatının 66. yıl dönümünde anarken gazetemize özel açıklamalarda bulunan Selçuk Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, âlimlerin şehrin sosyal ve ahlaki değerlerinin korunmasında, anlaşmazlıkların giderilmesinde, şehrin sosyal bütünlüğünün sağlanmasında ve yeni neslin manevi ile ahlâkî değerlere göre yetiştirilmesinde önemli rollere sahip olduğunu belirtti. Altıntaş, “Âlimler, şehir ve halkı için karanlıkta yolları ve sokakları aydınlatan lambalar gibidir. Şehirler, toplum ve millet nezdindeki yerlerini, değerlerini, şeref ve itibarlarını yetiştirdikleri âlimlerle kazanırlar. Şehre ve şehir halkına ışık tutan âlimler de bilgiye, bilgeliğe ve erdeme kucak açan, onların yeşerip gelişmesine imkân sunan verimli şehirlerde yetişmektedir. Yukarıdaki özelliklere sahip Konya’mızın yetiştirdiği büyük âlimlerden biri de Hacı Veyiszade Mustafa Kurucu hocamızdır. Zorlukları aşamada, kötülükleri azaltmada görev alan Hacı Veyiszade Mustafa Kurucu Hocamızı hayırla yâd ediyoruz. O, kendisini nesillerimize hizmete adamış, yol gösterici âlimler silsilesinin ve âlimler ailesinin örnek bir şahsiyetidir. Yaşadığı dönem, Allah demenin ve din öğretiminin yasaklandığı, medreselerin, tekke ve zaviyelerin kapatıldığı, pek çok caminin amaç dışı kullanıldığı, darağaçlarında onlarca din adamının idam edildiği bir dönemdir. O, bu olayları görmüş ve yapılanları gözyaşları içinde izlemiş bir vicdan ve merhamet abidesidir. Bütün bunlara rağmen, aman felaketler dinimize gelmesin diye gece gündüz İslam’a hizmet yolunda ter dökmüş, acı çekmiş ve yaşantısıyla örnek bir şahsiyet ve mücadeleci bir âlim kimliğiyle hareket etmiştir. Bir vâris-i enbiya olan Hacı Veyiszade Mustafa Kurucu Hoca Efendi, zamanında binbir türlü ağır hakaretlere, acılara, itilip kalkılmalara, sayısız çilelere ve yoksulluklara maruz kalmakla birlikte değerlerimiz alanında korkunç yıkımlara tanıklık etmesine rağmen acıları bal eylemesini bilmiş; dine hizmeti daima gündeminin ilk maddesi saymış bir insan-ı kâmildir. Öyle ki, tüm olumsuzluklara rağmen aşkını hiç kaybetmemiş, hasbîlik ve fütüvvet ahlâkını yaşam biçimi hâline getirerek bir âlim sorumluluğuyla hareket etmiş, gece-gündüz halkı dini açıdan irşâd etme yolunda tahammül göstermiş bir ahlak ve dava adamıdır. Rabbim Hacıveyiszade hocalarımızın sayısını artırsın Hacıveyiszade Mustafa Kurucu Hoca Efendiye’de Rabbim gani gani rahmet etsin.”

‘HACIVEYİSZADE’NİN ETKİSİ HÂLEN SÜRÜYOR’

Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) İslam Mezhepleri Tarihi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Doğan Kaplan, Hacı Veyiszade Mustafa Kurucu Hoca Efendi’nin Konya’ya ruh veren manevi dinamiklerden biri olduğunu vurguladı ve etkisinin hâlen öğrencileri aracılığıyla devam ettiğine dikkat çekti. Kaplan şunları kaydetti: “Hacıveyiszade merhum, Konya’nın manevi kurucularından biridir. 1950’li ve 1960’lı yıllarda Konya’ya ruh veren İmam-Hatip Okulu’nun kuruluşunda büyük katkılarda bulunmuş ve dersler vermiştir. Bize de hocalık yapmış birçok değerli öğretmen yetiştirmiştir. Rabbim gani gani rahmet etsin. Böyle insanlara hayatta ‘zinde’ denir. Hacıveyiszade Hoca da öğrencileri ve manevi yönüyle hâlen içimizde yaşamaktadır. Ölümünden 66 yıl geçmesine rağmen, insanlar üçler mezarlığındaki kabrinde dua etmektedir. Önemli bir şahsiyettir; pek çok kişinin yetişmesine vesile olmuştur. Konya denince genellikle ilk akla Mevlana gelir, ancak yakın döneme baktığımızda akla gelen büyük zatlardan biri de Hacıveyiszade’dir ve hayırla anılmaktadır. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) buyuruyor ki, Rabbimiz her asırda, her 100 yılda bir yeryüzüne bir müceddid gönderir. Müceddid, insanların din anlayışında bozulmalar varsa onları düzeltir. Hacıveyiszade merhum da yaşadığı dönemde bu işlevi yerine getirmiş önemli bir şahsiyettir. Şehirlerin bir fiziki kurucuları olduğu gibi manevi kurucuları da vardır. Bu anlamda Hacıveyiszade, Konya’ya ruh veren manevi dinamiklerden biri olup etkisi hâlen devam etmektedir. Bu etki, yetiştirdiği talebeleri aracılığıyla hayırla anılmaya ve yaşatılmaya devam etmektedir. Ölüm yıldönümünde onu anmak, şehrin hafızası için önemli bir şahsiyeti hatırlamak ve anlamak açısından değerli bir çalışmadır. Rabbim gani gani rahmet etsin.”

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Konya Haberleri