Güvenli şekilde açın

Konya'nın en çok turist alan merkezlerinden bir tanesi olan Alaeddin Camii'nin avlu kapısının, güvenlik sorununun tam anlamı ile sağlandıktan sonra açılması öneriliyor.

En çok turist alan merkezlerinden bir tanesi olan Alaeddin Camii'ye giriş ve çıkışların rahat olması için avluda bulunan büyük kapının açılması gerektiği söyleniyor. Ancak uzmanlar, kapının açılması halinde güvenliğin daha da artırılması gerektiğini belirtiyor

Alaeddin Tepesi'nin üzerinde bulunan Selçuklu Devleti'nden kalma tarihi eser özelliğe sahip olan Alaeddin Camii yaz aylarının gelmesi ile birlikte daha çok ziyaretçi almaya başladı. Yapılan bu ziyaretlerin büyük çoğunluğu ise, caminin avlusunda bulunan tarihi kümbetlere ve mezarlara yapılıyor. Turlar ile turistlerin geldiği bu zaman diliminde ve önümüzdeki günlerde ise, cami giriş ve çıkışında kargaşanın yaşanmaması ve giriş ve çıkışların daha rahat olması için caminin avlusunda bulunan büyük kapının açılması gerektiği öneriliyor. Büyük Selçuklu Mirası Proje Koordinatörü İbrahim Dıvarcı da cami avlusunun açılması gerektiğini söyledi. Büyük kapının 1980'li yıllarda yapılan restorasyon çalışmaları sırasında kapatıldığını belirten Dıvarcı, “Ben o dönemi hatırlamıyorum ama büyüklerimizin bize söylediklerine göre avlunun büyük kapısı, 1980 Askeri Darbesi zamanına kadar açıkmış. Ancak o zamanda yapılacak olan restorasyon çalışmaları sonucu kapı kapatılmış. Bu kapatmanın art niyetli olarak yapıldığını düşünmüyorum. Ama kapının içinde bulunduğumuz 2013 yılında açılması gerekir” ifadelerini kullandı.

TEPE ÜZERİNDEKİ TARİH DE ORTAYA ÇIKARILMALI

Cami avlusunun sadece cuma günleri namaz sırasında açılmasının yerine her zaman açık olması gerektiğini belirten Dıvarcı, “Alaeddin Camii bizim en önemli tarihi eserlerimiz arasındadır. Konya'da Selçuklular döneminden kalan önemli ve eski eserlerinde önde gelenlerinden. Bu caminin avlusunun kapısı açılarak, avlu içerisinde bulunan kümbette Alaeddin Keykubat'ın da mezarı bulunuyor. Bu mezarların bulunduğu kümbetin önüne bir bekçi görevlendirilerek, ecdadımızın mezarlarını halkımız görmelidir. Bu mezarlar ve kümbet görülmeli ama içerisine kimse girmemeli” ifadelerini kullandı. Dıvarcı, Alaeddin Camii'nin avlusunda bulunan kapının açılması ile yetinilmemesi gerektiğini ve tepe üzerinde bulunan tüm betonarme yapıların yıkılması gerektiğini söyledi. Tepenin, Konya'nın en önemli arkeolojik merkezinin olduğunu belirten Dıvarcı, “Kılçarslan Köşkü aramalarının yapıldığı alan da dahil olmak üzere tepede ne kadar tarihi eser varsa hepsi açığa çıkarılmalı ve bu alan koruma altına alınmalı. Burada bir arkeopark açılmalı” ifadelerini kullandı.

HIRSIZI KENDİMİZ ÇAĞIRMAYALIM

Konya Ticaret Odası Karatay Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Osman Nuri Dülgerler ise, kapının açılmasının doğru olacağını ancak, güvenlik tedbirlerinin alınması gerektiğini söyledi. Dülgerler, “Şu anda cuma günleri açılan kapının diğer zamanlarda da açık olması ziyaretçiler açısından iyi olur. Ancak orada güvenliğin iyi kurulması gerekir. Orada çok değerli tarihi eser ürünler var bunların koruma altına alınması gerekiyor. Ne zaman güvenlik tam anlamı ile sağlanır ve giriş ve çıkışlar kontrol altına alınır ise o zaman kapının açılmasında bir sakınca yoktur. Açılması daha da güzel olur” dedi. Tarihi camilerden tarihi eser hırsızlıklarının yapıldığını belirten Dülgerler, “Tarihi camilerimizin bazılarında güvenliği tam anlamı ile sağlayamadığımızdan dolayı, Sahip Ata Müze ve Camii'nden de mimari değer açısından önemli olan eserler çalındı. Bu eserler bizim mimari ve tarihi değerlerimiz açısından büyük önem arz ediyor. Bunlara sahip çıkılması gerekiyor. Alaeddin Camii'nin avlusunda da bu eserlerden fazlaca var. Bunların koruma altına alınması gerekiyor. Şu anda tek kapıdan giriş ve çıkışların yaptırılması doğru. Diğer türlü güvenlik tam anlamı ile olmadığı için ve elektronik sistemler ile korunmadığı için kendi elimiz ile hırsızı çağırmış olmayalım” diye konuştu. Dülgerler, söz konusu olan kapının üzerinde bulunan taşlardan bazılarının da indirilerek restore edilmesi gerektiğini belirtip, o taşların altına yanaşılmasının sağlıklı bir durum olmadığını belirtti.

MUSTAFA ÖZÇELİK merhabahaber.com

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri