Bulundukları ülkelerden gelen gurbetçiler, Konya sokaklarında yavaş yavaş görünmeye başladı. Ama şehir merkezinde bulunan sarraflar ve gurbetçilerin bu sene gelmekte geç kaldığını gelenlerinde beklentilere karşılamadığını belirtti
Kimi insan geçim parası için memleketinde çalışırken, kimi insanlarda geçimlerini sağlayabilmek için yurt dışına çalışmaya gidiyor. Yurt dışında bin bir zorlukla çalışan gurbetçiler memleketlerine geldikleri zaman ‘kendi hemşerim olan esnaf para kazansın, paramız yabancı yerlerde harcanmasın’ diyerek alışverişlerini Türkiye’ye geldiklerinde i kendi şehirlerinde yapıyorlar. Gurbetçiler yavaş yavaş gelmeye başladığı halde bu sene Konya esnafının bir türlü yüzü gülmüyor. Konya Sarraflar ve Kuyumcular Derneği Genel Sekreteri ve Göçülü Sarraf’ın sahibi İsmail Karagöz, gelen gurbetçilerin bu sene beklenen düzeyde olmadığını söyleyerek, “Konya’ya ilk önce İskandinav ülkelerindeki gurbetçiler gelirdi. Bunlarda genellikle Cihanbeyli, Kulu ve o taraftaki ova ilçelerde ve köylerde olan gurbetçilerdi ve şimdiye kadar gelmeleri gerekirdi. Yaz ayının en hareketli olduğu aya geldik ama hala piyasada bir hareketlenme yok. Şu anda sarraflar caddesini etkileyecek derecede bir gurbetçi gelişi olmadı daha. Geçen senelerde bu zamanlarda hem bizim işlerimiz hem de dövizcilerin işleri gurbetçi vatandaşların getirdiği sıcak para ile canlanıyordu. Yıllardır burada sarraflık yapıyorum, bu sene ki kadar durgun geçen bir sezon hatırlamıyorum” dedi.
UMUTLAR RAMAZAN AYINA KALDI
Yurt dışından gelecek olan gurbetçilerin Ramazan ayı içerisinde gelebileceklerini söyleyen Karagöz, “12–13 gün sonra Ramazan ayı başlayacak. Gelmeyen gurbetçilerin büyük çoğunluğu da Ramazan ayında oruçlarını burada daha rahat tutmak için Ramazan ayı içerisinde geleceklerdir. İşlerin o zaman daha iyi olmasını temenni ediyoruz. Bu sene sarraflar olarak, ne çiftçiden ne düğüncülerden nede gurbetçilerden beklediğimizi alabildik. Düğünler Ramazan ayı içerisinde olmayacağı için umudumuzu yine gurbetçi vatandaşlara bağladık” diye konuştu.
SAHİL ŞEHİRLERİNE GİDENLER UMUTLARI AZALTIYOR
Yazın izine gelen gurbetçilerin bazılarının izinlerini sahil şehirlerinde değerlendirdiklerini dile getiren Karagöz, “Yurt dışından memleketine gelen genç gurbetçilerin birçoğu tatillerini kendi köylerinde, akrabalarının yanında durarak geçirmiyor, bunun yerine Antalya, Alanya, Mersin gibi sahil şehirlerinde tatillerini değerlendiriyorlar. Tatilin son gününde buraya gelip ailesinin yanında tatilini bitiriyor. Oraya da turlar ile gidiyorlar ve otellerde kalarak tatillerini değerlendiriyorlar. Böyle olunca kendi hemşerisi ondan gelir kazanmayı beklerken hayaller başka bahara kalıyor” ifadelerini kullandı.
BİR AYDA OLSA MEMLEKETLERİNDE KALIYORLAR
Aslen Konyalı olup da 30 yıldır yavru vatan Kuzey Kıbrıs’ta kalan Mustafa Bozyiğit, tatillerini memleketi olan Konya’da geçiriyor. Yılda bir aylığına da olsa memleketinde olmaktan mutlu olduğunu söyleyen Bozyiğit, “Konya’nın Kızılören ilçesinde oturuyoruz. 30 yıldır Kıbrıs’tayız hayatımıza oraya göre yön verdik. Geçim kaynağımız orası oldu. Her sene yazın tatil için dinlenmeye buraya geliyoruz. Bir ayda olsa burada durup hem kafamızı dinliyoruz, hem de iznimizi sevdiklerimizin yanında değerlendiriyoruz. İnsan gurbette olunca, burada bıraktıklarını, dostunu, ahbabını özlüyor en önemlisi de orası ne kadar da yavru vatan olsa da insanın kendi toprağı gibi olmuyor” dedi.
KONYALI’DA TRAFİK GÖRGÜSÜ YOK
Konya’nın trafiğinde hiçbir zaman rahat edemediğini söyleyen Bozyiğit, “Memleketimin her şeyi dört dörtlük ama trafikteki verilmeyen huzur tüm bu olumlu yönleri alt üst ediyor. Hemşerilerimiz yabancı plakalı bir araç gördüklerinde hemen kötü bir şekilde muamele yapmaya çalışıyorlar, ya sürekli korna çalarak taciz ediyorlar, ya hemen sollamaya çalışıyorlar olmayacak yerde. Özellikle de aracın içinde bir bayan varsa ve bu bayanın saçı da açıksa terbiyesizce aracın içine bakmaya çalışıyorlar. Hemşerilerimiz nedense kendilerine trafik kültürünü bir türlü aşılayamadılar. Trafikte yabancılara kötü şekilde müdahale etmeyi bir kenara bırakmalılar ki dışardan turistler daha fazla gelsin” diyerek uyarıda bulundu.
HEMŞERİLERİNİN KAZANMASINI İSTİYORLAR
Karaman’ın Mecidiye Köyün’den olan ve uzunu yıllardır Fransa’nın Starsburg şehrinde yaşayan ve orada işsizlik maaşı ile hayatını geçindiren Selman Ercan, Türkiye’ye geldiği zaman alışverişini kendi hemşerilerinden yapmayı istediğini söyleyerek, “Bizim burada kendi evimiz var, o evin içerisinde bulunan kullanılacak eşyaları bir kere aldık mı uzun yıllar kullanılıyor zaten. Onun dışında kalan eşya, giyecek, yiyecek gibi maddeleri de burada bulunan esnaftan ve büyük alışveriş merkezlerinden temin ediyoruz. Elimizden geldiği kadar kendi hemşerimizin kazanmasını istiyoruz, onun için de çarşıda esnafta bulabileceğimiz malzemeleri süper marketlerden almak yerine esnaftan almayı tercih ediyoruz. Böylece bizim dışardan getirdiğimiz dövizler hem borsada Türkiye’ye TL olarak giriyor, hem de bu TL’ler daha sonra vatandaşlarımızın cebinde kalıyor” diye konuştu.
MUSTAFA ÖZÇELİK