Gücümüzü kullanalım

Doğu Türkistandaki katliamı önlemek için Türkiyenin elinde siyasi ve ekonomik olarak önemli güçler bulundurduğunu ifade eden Hasan Mor, bu güçleri derhal kullanmak gerektiğini söyledi

Çin Halk Cumhuriyeti’nin Doğu Türkistan’da yaşayan Uygur Türklerine yaptığı insanlık dışı zulüm ve vahşete tepkiler artarak devam ediyor. Türkiye’nin uluslar arası platformda Çin’e baskı uygulayabilecek siyasi ve ekonomik güce sahip olduğunu dile getiren Yrd. Doç. Dr. Hasan Mor, Türkiye’nin tarihi ve kültürel bağları olan Doğu Türkistan için bu gücünü derhal kullanması gerektiğini ifade etti.

SİYASİ VE EKONOMİK GÜCÜMÜZÜ KULLANALIM
Savunmasız insanların sınır tanımaz insafsızların ezici yumruğu altında ezildiği ve bütün dünyanın bu olayı seyretmekle yetindiğini dile getiren Yrd. Doç. Dr. Hasan Mor, “Çin ile yaklaşık 15 milyar dolarlık ticari alışverişimiz var. Bunun ortalama 12-13 milyar dolarlık kısmını biz ithal ediyoruz. Yani Türkiye Çin için ekonomik alanda önemli bir merkez. Türkiye’nin bu ekonomik gücünü kullanarak, bu zulmün devam etmesi halinde Çin ile ticari işlerini sonlandırması gerekmektedir. Türkiye’yi önemli bir ticaret üssü olarak gören Çin, bu şartlar altında katliama son verecektir” dedi.
Ekonomik gücünün yanı sıra Türkiye’nin siyasi platformda da Çin üzerinde etkili bir güç olabileceğine dikkat çeken Hasan Mor, “Uluslar arası platformda etnik temizlik politikası güden Çin devletine karşı çok yönlü bir mücadeleye girişmelidir. Uluslar arası kamuoyunu hareket ettirici çalışmalar yapmalıdır. Mesele Türkiye’nin BM güvenlik konseyi geçici üyesi olması reel baskı açısından önemlidir. Buna ilaveten Türkiye NATO, İslam Konferansı Teşkilatı, Ekonomik İş Birliği Teşkilatı, Avrupa Birliği ve benzeri uluslar arası kurumlar vasıtasıyla Çin üzerinde komple siyasal ve çok yönlü uluslar arası baskı uygulayabilir. Bunlara ilave olarak ABD, Almanya, Japonya, İngiltere, Fransa, Hindistan gibi ülkeler bazında ikili ilişkiler çerçevesinde Çin’in bu ağır insan hakları ihlali şikayet konusu yapılmalıdır. O devletlerin de Çin’le olan ekonomik ve siyasal yapıları üzerinde baskı yapılmalıdır. Yani Türkiye bu konuda eli kolu bağlı değildir. Türkiye baskı yapabilecek reel dış politika enstrümanlarına sahiptir. Bunları kullanması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.
TEMEL İNSAN HAKLARI İHLAL EDİLİYOR
Çin’in Doğu Türkistan’da yaptığı katliamın, insana insan olduğu için verilen Temel İnsan Hak ve Özgürlüklerinin çiğnenmesi olduğuna dikkat çeken Mor, bu konuda tüm dünya ülkelerinin Çin’e karşı tavır alması gerektiğini bildirdi. Çin hükümetinin Doğu Türkistan’da sadece zulüm değil, asimile politikası uyguladığına da vurgu yapan Mor, “Uygur Türklerinin bulunduğu ve özerk olarak tabir edilen bu coğrafyanın yönetimi de yine Çin devletinin elindedir. Buradaki idarecilere bakıldığında tamamının Çin asıllı oldukları görülmektedir. Bunun yanında öğretmenler, kamu çalışanları, idareciler ve üst düzey yöneticiler de Çin ırkına mensuptur. Bu da Çin’in bu bölgede asimile politikası uyguladığının açık bir göstergesidir” diye konuştu.
İSLAM COĞRAFYASINDA ZULÜM BİTMİYOR
Anadolu Gençlik Derneği Konya Şube Başkanı Yusuf Güneş de düzenlediği basın toplantısında Çin’in Doğu Türkistan’da yaptığı katliamı protesto etti. Güneş, dünyayı böylesine kana bulayan, insanlara zulmün her türlüsünü yaşatan tek nedenin, 19. yüzyılın köhne ve ilkel bilimsel metotlara sahip zihinlerinin ürettiği ideolojileri olduğunu söyledi. Güneş, Doğu Türkistanlı Müslüman Türklerin yaklaşık 250 yıldır Çin egemenliği altında yaşadıklarını da hatırlatarak, “1949 yılında Mao önderliğindeki komünistlerin Çin’in yönetimini ele geçirmelerinin ardından, Doğu Türkistan üzerindeki baskılar eskisine oranla daha da arttı. 1965’ten sonraki katliamlarla birlikte, öldürülen Doğu Türkistanlı sayısı 35 milyon gibi inanılmaz bir rakama ulaştı. İslam düşmanı olan Çin’in, Doğu Türkistan’daki halka uyguladığı zulmün en önemli nedenlerinden biri halkın Müslüman olmasıdır. Çünkü Çin, bölge üzerindeki hakimiyet ve sultasını kuvvetlendirmeye karşı en büyük engel olarak halkın İslami kimliğini görmektedir” diye konuştu. Bu zulmün arkasındaki çevrelerin en büyük hedeflerinin dini, özellikle de Müslümanlığı ortadan kaldırmak olduğunu söyleyen Yusuf Güneş, konuşmasının sonunda Doğu Türkistan’da yaşanan vahşete karşı dünya kamuoyunun harekete geçmesi gerektiğini sözlerine ekledi. 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Türkiye Haberleri