‘Görenlere’ örnek

Çumraya bağlı Küçükköyde bakkal dükkanı olan ancak doğuştan iki gözü birden görmeyen 4 çocuk babasının azmi ve kanaatkârlığı herkese örnek olacak nitelikte

KİMSEDEN BİR ŞEY İSTEMEM

Çumra ilçesine 10 kilometre mesafede bulunan Küçükköy’de bakkal dükkanı işleten 4 çocuk babası 51 yaşındaki Lütfü Yanar, kelimenin tam anlamı ile bir sabır ve kanaatkarlık abidesi. Doğuştan iki gözü görmeyen Lütfü Yanar, kimsenin yardımı olmadan iş yerinin neresinde ne var biliyor. Veresiye defterini ise Braille alfabesi ile yazıyor. Müşterilerinin bazen ürünlerinin yerini değiştirmesinden yakınan Yanar, oda işin güzel yanı diyor.

DİLENENLERE ÇOK KIZIYOR
Kendisi gibi gözleri görmeyen bir çok kişinin dilencilik yaptığını söyleyen ve bundan büyük bir utanç duyduğunu söyleyen Yanar, “Ben bu halimde bile çalışıp ekmeğimi kazanıyorum. Veresiye defterim bile var. Hepsini kendim hallediyorum. Dilenmek bir yana kimsenin karşılıksız bir şey vermesini bile kabul etmem. Allah bana bu derdi verdi ise karşılığında her işimi kendimin halledeceği yeteneği de verdi. Başka ne isterim” dedi.

Gönül gözü açık bakkal

Çumra’ya bağlı Küçükköy’de bakkal dükkanı işleten ve iki gözü birden doğuştan görme engelli olan 51 yaşındaki Lütfü Yanar’ın kanaatkarlığı ve azmi köyde herkesin takdirini topluyor

Bakkal dükkanını 1960 yılından 1984 yılına kadar babasının işlettiğini söyleyen Yanar, “Babam 1984 yılında dükkanı kapattı. O günden sonrada kimse ilgilenmedi. 1998 yılında ben babamın bakkal dükkanını yeniden açarak işe başladım. İlk yıllar çok zorlandım. Ürünlerin yerini bilemiyordum, parayı bilemiyordum bu nedenle çok zarar ettim. Ancak daha sonra Braille alfabesinin de eğitimini alarak bu sorunu ortadan kaldırdım. Veresiye defterin eski takvim yaprakları. Benim Braille alfabesi ile yazdıklarımı zaten kimse okuyamaz. Onun için sıkıntım yok. Müşterilerim hem kendileri defter tutar hem ben Braille alfabesi ile yazdığım notları tutarım. Kesinlikle yanlışlık olmaz. Müşterilerimde alıştığı için bir güvensizlik yaşamıyoruz” dedi.
1998 yılında iş yerini yeniden açtıktan sonra hem vergisini hem Bağ-Kur taksitlerini düzenli olarak ödediğini de dile getiren Lütfü Yanar, “Ben bu halimle bile hem 4 çocuğumun rızkını kazanıyorum hem kendi ihtiyaçlarımı karşılıyorum hem vergimi verip Bağ-Kur taksitimi ödüyorum. Ama benim durumumda olan bazı görme engelliler ne yapıyor. Dileniyor. Ben bunu kesinlikle kabul edemiyorum. Bırakın dilenmeyi birisinden karşılıksız bir şey almak bile benim zoruma gider. Benim bu huyumu bilen müşterilerim de bana bir başka teklifte bulunamaz. Hem niye dileneyim? Allah’ım bana bu derdi verdi ise bunun karşılığında hiç kimsenin akıl bile edemeyeceği yetenek verdi. Paraları bilirim, dükkanda hangi ürün nerede bilirim, müşteri bir şey isterse hemen veririm, yazımı yazarım, evime gider gelirim. Başka ne isterim” diyerek bu konuda güzel bir mesaj verdi.
Dükkanının bazı ufak tefek bakıma ihtiyacının olduğunu da dile getiren Yanar, “Dükkanı genişletmek için illaki sermaye lazım. Benim kazancım buna yetmez. Bunun için az alıyor az satıyorum” dedi. Konuşmasının sonunda müşterilerinin kendisine her zaman yardımcı olduğunu da belirten Yanar, “Müşterilerim bazen kendi ihtiyaçlarını alar bana sadece söylerler bende kendilerine inanırım. Ancak bazı muzip arkadaşlar raflardaki ürünlerin yerini haberim yokken değiştirir. Beni kızdırırlar. Bu da hem benim hem müşterilerimin hoşuna gider. Güler geçeriz. Öyle de yapmasan hayat çekilmez zaten” diyerek yaşantısının ve düşüncelerinin diğer görme engelli arkadaşlarına da örnek olmasını istedi.

ALİ SAİT ÖGE

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Türkiye Haberleri