Gol atmadan nasıl olacak?

.

Ben istatistiklere büyük önem veririm. Her ne kadar istatistikler bozulmak için dense de futbol biraz da rakamların dilidir. Çoğu zaman karşınıza öyle istatistikler çıkar ki, rakamlar gönül verdiğiniz takımın durumunu yüzünüze tokat gibi çarpar.

Konyaspor bu sezon 28 maçta 26 gol atmış, yani maç başına 0,9 gol ortalaması ile mücadele etmiş. Lige veda eden Hacettepe’yi bir kenara bırakıyorum, Konyaspor, kalan 6 hafta itibariyle alt sıralarda en az gol atan takım. Ligde kalmak için mücadele eden takımlardan Antalya ve Gençlerbirliği 30, Eskişehir 36, Denizlispor 33, Kocaelispor 37, Ankaragücü 29 ve İstanbul Büyükşehir Belediyespor ise 27 gol kaydetmiş. Bu da gösteriyor ki, bu takımlar arasında Konyaspor’un kaderini alacağı puanların yanı sıra, rakip ağlara bıraktığı gollerde belirleyecek. 
Önceki gün Türkiye Futbol Federasyonunun sitesinde mini bir araştırma yaptım. Veysel, 4 golle Konyaspor’un en fazla golünü atan oyuncusu. 3 gol atan Da Silva haftalardır ilk 18’de bile yok. Konyaspor’un maçlarından önce açıklama yapan ancak sahada futbol oynamak becerisini gösteremeyen Serhat Akın ile Bülent Bölükbaşı’nı topla Roman Kratochvill etmiyor. Serhat ve Bülent Bölükbaşı 1 gol atarken, Roman Kratocvill her maçta bir şekilde sahne alarak 3 gole imzasını koymuş. Konyaspor bu sezon tam 12 maçını boş geçirirken, üst üste 5 maç gol atamamış. Yani karşımızda 0-0’ a abone bir takım var.
Raşit Çetiner, “1-0 olsun benim olsun” ya da “0-0 bitsin” dediği için sevilmedi. Giray Bulak geldi, bakıyorsun zamanla az gol atıp, az gol yemek isteyen bir teknik adam yanlışlığına soyunduğunu gördük. Evet, Konyaspor yukarıda saydığımız takımlar içinde 36 golle, Antalyaspor’dan sonra en az gol yiyen takım. Bulak, bu konuda amacına ulaşmış olabilir.
Ancak, 60 gol yiyen Kocaelispor, çıkıp çatır çatır futbol oynuyorsa, birçok takımın canını yakabiliyorsa, belki de ligde kalacaksa ateşli ve mücadeleci futboluyla ligde kalacak. Serhat’ın, Bülent Bölükbaşı’nın parasını alamayıp kaçtığı Kocaelispor’da onur mücadelesi veren Taner Gülleri, belki de bunu sezon sonunda gol krallığıyla taçlandıracak.
Bir zamanlar Zafer Biryol’u kral yapıp İstanbul’a yolcu eden Konyaspor, bugün huzurevi kadrosunun bakımıyla meçhul. Veysel’in mücadelesini hala takdir ediyorum ama yetmiyor, artık koşmak yetmiyor. Haftalardır gol atamıyorsan, en son ilk yarının son haftasında oynanan Fenerbahçe maçında topu ağlara bıraktıysan, golcü değil, atletizm pistinin sadık koşucusu olabilirsin sadece.
24 gol atmış bir takımın en golcü oyuncusu ağlara 4 gol gönderiyorsa, duran toplarda rakip takımın karabasanı olan Da Silva kadroya alınmıyorsa, Recep Aydın’lar, Uğur Yanıkdemir’ler kulübede çürümeye terk ediliyorsa Konyaspor 2 yanlışın bir doğru etmeyeceği hatalar ve skandallar zincirinin paslanmaya yüz tutmuş halkaları gibidir.
Onun için böyle zamanlarda rakamlara sığınırım ben. Rakamlar asla yalan söylemez. Hangi futbolcunun ne yaptığını, giydiği formanın hakkını verip vermediğini yönetimlerin transfer dönemindeki basiretsiz performansını, rakamlar deşifre eder.
Bir futbolcuyu transfer ederken yönetimin, transfer masasının aktörlerinin, gözüne kestirdikleri futbolcunun bir önceki sezonunu, en ince ayrıntısına kadar bir kuyumcu titizliğiyle didik didik etmesi gerekir.
Eski ve yeni yönetim olarak, Konyaspor Neca’yı, Tayfun Türkmen’i para için elden çıkarıp, Fahri Tatan’ın önüne milyonları yığıyorsa, PAF takımına şaşı gözle bakılıyorsa, amatörden yetişen futbolcu yetiştiği şehrin takımının formasını giyemeyeceğini düşünüyorsa, orada futbol yerine, paragöz futbolcuların ve iş bilmez yönetimlerin sergilediği yanlışlıklar komedyası oynanıyor demektir. Bu komedyada da Konyaspor payına gözyaşı ve umutsuzluk kalıyor maalesef. 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri