Konyaspor evinde çok önemli iki puan kaybetti.
Giden iki puan olsun bu bir şekilde telafi edilir sezonun evinde oynadığı ilk maçında berabere kalarak çok önemli iki puan kaybedilmesi elbette üzücü ama esas üzücü olan ve cevap bekleyen soru ise takım üzerindeki uyumsuz görüntünün ne zaman sona ereceği.
Kadrosunu adeta sil baştan yenileyen ve geçen sezondan tecrübeli birkaç isimle yoluna devam eden Konyaspor’da özellikle kendilerinden önemli katkı beklenen yabancı futbolculardan Da Silva yine bir frikik golü ile en azından görevini yaparken sonrasında yokları oynadı. Poljac ise saman alevi misali parlamaya çabalasa da bu yeterli olmadı. Golcü forması giydirilen eskinin forveti olsa da uzunca süre defans oynadığı için bocalayan Tayfun’un mücadelesi yetmedi çünkü elinden geleni yapmaya çabalasa da ayakları ona ayak uyduramıyordu sanki.
Takımın üzerinde adeta derler ya hani ölü toprağı var gibi. Koşmak istiyor ama ayaklar bu emri uygulamıyor gibi. Dedim ya giden iki puan olsun, bakın deplasmandan üç puan gelmişti daha ilk maçta ve o maçta da özetlerden seyrettiğimiz kadarı ile ucuz kurtulmuştu Konyaspor ama neticede üç puanı hanesine yazdırmıştı, bu kez kaçamadı…
Sorun var ve acilen çözüm üretmek gerek. Maçın başında direkten dönen Kayseri Erciyes topu sanki tehlikenin ilk sinyalini verir gibiydi. İlerleyen dakikalarda klasik bir şekilde oldukça güzel bir frikik golüne imza atan Da Silva, takımını öne geçirirken sonrası ahlar vahlar özellikle de her mücadelenin kaybedilmesi sonrasında ‘cık cık’ sesleri arasında geçti gitti. İlk yarının son dakikasında herkes mücadele böyle bitecek derken kaleci ile karşı karşıya kalan Tayfun’un akıl dolu aşırtma vuruşu üst direğe çarparak auta çıktı.
İkinci yarıya hızlı başlaması gereken Konyaspor olmalı diye beklenirken, tersine etkili olmaya başlayan Kayseri Erciyes oldu. Bu etki skoru da etkiledi ve maçın başından beri gerek Konyaspor defansını gerekse inanılmaz vakit çalma girişimleri ile tribündeki seyirciyi silkeleyen Bikoko adlı yabancı takımına eşitlik golünü kazandırıyordu. Bu futbolcunun tek başına koca Konyaspor defansını bu hale düşürmesi de cevap bekleyen sorular arasındadır yeri gelmişken vurgulayalım. Neticede ahlar vahlar arasında dakikalar hızla ilerlerken Konyaspor adına ikinci yarıda not almaya dahi değecek bir pozisyon olmadı. Ta ki dakikalar 70 küsürü gösterirken Tayfun’un güzel kafa vuruşunda top direkten döndü. Evinde şampiyonluğa oynayan bir takım ikinci yarının hemen başında gol yiyor ve buna etkili bir şekilde sadece 70. dakikadan sonra karşılık verebiliyorsa cevap bekleyen soru baya çok olsa gerek ne dersiniz? Neticede inanılmaz vakit geçirme mücadeleleri sonrası hakemin haklı olarak verdiği 6 dakika uzatmanın son dakikasında da bir Konyaspor golü direkten döndü ve maç da berabere bitti.
Her şeye rağmen mücadele kötü de olsa direkten dönen 3 top geceye damgasını vuruyordu ama en önemlisi takımdaki uyumsuzluğun her hatalı pas ve kaybedilen her ikili mücadele sonrası tribündeki homurtuların arasında hakem 6 dakikalık uzatmanın da son düdüğünü çalıyordu. Ve Konyaspor düştüğü Bank Asya’da evindeki ilk maçta düşündürücü futbolu ile kafalarda soru işaretleri bırakıyordu.
23 trilyon lira borcu ile Konyaspor’un yönetimini devralanların da takımın teknik direktörlüğünü üstlenen Hüsnü Özkara Hoca’nın da işi çok ama çok zor görünüyor.
Spor dolu günler dileğiyle…
Giden iki puan olsun bu bir şekilde telafi edilir sezonun evinde oynadığı ilk maçında berabere kalarak çok önemli iki puan kaybedilmesi elbette üzücü ama esas üzücü olan ve cevap bekleyen soru ise takım üzerindeki uyumsuz görüntünün ne zaman sona ereceği.
Kadrosunu adeta sil baştan yenileyen ve geçen sezondan tecrübeli birkaç isimle yoluna devam eden Konyaspor’da özellikle kendilerinden önemli katkı beklenen yabancı futbolculardan Da Silva yine bir frikik golü ile en azından görevini yaparken sonrasında yokları oynadı. Poljac ise saman alevi misali parlamaya çabalasa da bu yeterli olmadı. Golcü forması giydirilen eskinin forveti olsa da uzunca süre defans oynadığı için bocalayan Tayfun’un mücadelesi yetmedi çünkü elinden geleni yapmaya çabalasa da ayakları ona ayak uyduramıyordu sanki.
Takımın üzerinde adeta derler ya hani ölü toprağı var gibi. Koşmak istiyor ama ayaklar bu emri uygulamıyor gibi. Dedim ya giden iki puan olsun, bakın deplasmandan üç puan gelmişti daha ilk maçta ve o maçta da özetlerden seyrettiğimiz kadarı ile ucuz kurtulmuştu Konyaspor ama neticede üç puanı hanesine yazdırmıştı, bu kez kaçamadı…
Sorun var ve acilen çözüm üretmek gerek. Maçın başında direkten dönen Kayseri Erciyes topu sanki tehlikenin ilk sinyalini verir gibiydi. İlerleyen dakikalarda klasik bir şekilde oldukça güzel bir frikik golüne imza atan Da Silva, takımını öne geçirirken sonrası ahlar vahlar özellikle de her mücadelenin kaybedilmesi sonrasında ‘cık cık’ sesleri arasında geçti gitti. İlk yarının son dakikasında herkes mücadele böyle bitecek derken kaleci ile karşı karşıya kalan Tayfun’un akıl dolu aşırtma vuruşu üst direğe çarparak auta çıktı.
İkinci yarıya hızlı başlaması gereken Konyaspor olmalı diye beklenirken, tersine etkili olmaya başlayan Kayseri Erciyes oldu. Bu etki skoru da etkiledi ve maçın başından beri gerek Konyaspor defansını gerekse inanılmaz vakit çalma girişimleri ile tribündeki seyirciyi silkeleyen Bikoko adlı yabancı takımına eşitlik golünü kazandırıyordu. Bu futbolcunun tek başına koca Konyaspor defansını bu hale düşürmesi de cevap bekleyen sorular arasındadır yeri gelmişken vurgulayalım. Neticede ahlar vahlar arasında dakikalar hızla ilerlerken Konyaspor adına ikinci yarıda not almaya dahi değecek bir pozisyon olmadı. Ta ki dakikalar 70 küsürü gösterirken Tayfun’un güzel kafa vuruşunda top direkten döndü. Evinde şampiyonluğa oynayan bir takım ikinci yarının hemen başında gol yiyor ve buna etkili bir şekilde sadece 70. dakikadan sonra karşılık verebiliyorsa cevap bekleyen soru baya çok olsa gerek ne dersiniz? Neticede inanılmaz vakit geçirme mücadeleleri sonrası hakemin haklı olarak verdiği 6 dakika uzatmanın son dakikasında da bir Konyaspor golü direkten döndü ve maç da berabere bitti.
Her şeye rağmen mücadele kötü de olsa direkten dönen 3 top geceye damgasını vuruyordu ama en önemlisi takımdaki uyumsuzluğun her hatalı pas ve kaybedilen her ikili mücadele sonrası tribündeki homurtuların arasında hakem 6 dakikalık uzatmanın da son düdüğünü çalıyordu. Ve Konyaspor düştüğü Bank Asya’da evindeki ilk maçta düşündürücü futbolu ile kafalarda soru işaretleri bırakıyordu.
23 trilyon lira borcu ile Konyaspor’un yönetimini devralanların da takımın teknik direktörlüğünü üstlenen Hüsnü Özkara Hoca’nın da işi çok ama çok zor görünüyor.
Spor dolu günler dileğiyle…