Artan evlilik masrafları gençleri evlilikten uzaklaştırıyor. Aile Danışmanı-Sosyolog Filiz Akman, ekonomik baskı, altın fiyatları ve gösteriş beklentilerinin evliliği zorlaştırdığını belirterek, “Evlilik borçla değil güvenle kurulmalı; tutulamayacak sözler evlilikleri yıpratıyor” diye konuştu.
‘EKONOMİK BASKI EVLİLİĞİ ZORLAŞTIRIYOR’
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (SAV) her konuda ‘zorlaştırmayın, kolaylaştırın.’ buyurduğunu ancak günümüzde evliliğin oldukça zor bir hâl aldığını ve dolayısıyla gençlerin evlilikten kaçmaya başladığını belirten Filiz Akman, şu ifadeleri kaydetti: “Güzeller güzeli Peygamber Efendimiz (S.A.V.) buyuruyor ki: ‘Zorlaştırmayın, kolaylaştırın; nefret ettirmeyin, sevdirin.’ Günümüzde evlilik olgusuna baktığımızda maalesef gerçekten zor bir hâle geldiğini görüyoruz ve gençler evlilikten kaçar durumdalar. Gençlerle çalışırken en sık duyduğum cümlelerden biri de ‘Evlenmek istiyoruz ama şartlar çok ağır.’ oluyor. Bu ağırlık sadece ev kirası, ev eşyaları ya da düğün masraflarıyla sınırlı değil. Özellikle ekonomik dengenin bozulmasıyla birlikte altın fiyatlarındaki dalgalanmalar ve sosyal medyanın etkisi, gençlerin önünde çok büyük bir bariyer hâline geliyor. Sosyal medyada ise gençler arasında adeta bir yarış var. Bir sözde kahve içiminde araba anahtarı ya da bilezik olması gerektiği düşünülüyor. Mehir olarak en az 100 gram altın talep ediliyor ki bu da günümüz şartlarında yaklaşık 700–800 bin TL’ye tekabül ediyor. Bazı aileler, imam nikâhı kıyılacağı zaman mehri 400–500 gram altın olarak ciddi bir şekilde dile getirdiğinde gençlerin çoğu evlilikten korkar hâle geliyor. Hayatını yeni kurmaya çalışan, düzenli birikimi olmayan gençler için bu tablo evliliğe sevinçle değil, ne yazık ki kaygıyla bakılmasına neden oluyor. Daha yuvanın temeli sağlam atılmadan evliliğe borç bataklığıyla başlanıyor. Evlilik normalde güven, paylaşım ve birlikte güçlenme niyetiyle kurulurken, ‘Nasıl ödeyeceğiz?’ sorusuyla ekonomik olarak eksilerde başlanması birçok çatışmayı da tetikliyor.”
‘TUTULAMAYACAK SÖZLER EVLİLİKTE CİDDİ SORUNLARA YOL AÇIYOR’
Geçmişte evlenmenin daha kolay olduğuna vurgu yapan Akman, günümüzde ise gençlerin verdikleri sözleri açık ve net bir şekilde tutmaları, tutamayacakları sözleri ise vermemeleri gerektiğini dile getirerek sözlerine şu cümlelerle devam etti: “Gözlemlerimden ve yapılan araştırmalardan yola çıkarak söyleyebilirim ki evliliğin ilk yıllarında yaşanan maddi stres, çiftler arasındaki çatışmayı artırıyor. Bu durum duygusal bağı zedeliyor ve ne yazık ki zamanla evliliği yıpratır hâle geliyor. Gençler, evlenmeden önce borçlanıyor; evlendikten sonra ise sürekli maddi anlamda yetişme ve yetememe hissi içinde kalabiliyor.
Gençlerin evlenebilmesi için onlara çeşitli kolaylıklar sağlanması gerekiyor. Gerekli kolaylıklar sağlanmazsa gençler farklı mecralara yönelmek zorunda kalıyor. Günümüzde gençler evlenmiyor diye baskı uygulanıyor ancak bugünkü ekonomik şartlarla geçmişin şartları aynı değil. Geçmişte evlenmek daha kolaydı, bugün ise evlilik neredeyse bir lüks hâline geldi. Çünkü geçmişle günümüz şartları kıyaslanamayacak derecede farklı. Asıl sorulması gereken soru şudur: Bu şartlar evliliği güçlendiriyor mu, yoksa zayıflatıyor mu? Görünen o ki mevcut şartlar evliliği güçlendirmek yerine zayıflatıyor ve zorlaştırıyor. Evlilik hazırlıkları, daha evlenmeden gençleri yıpratır duruma geldi. Borçla evlenen çiftler yıllarca borç ödüyor, bu nedenle evliliklerinin mutluluğunu uzun süre yaşayamayabiliyorlar.
Peki, gerçekten gençler ne yapmalı? Gençlerin açık ve net olması gerekiyor. Evlilik öncesinde her şeyin koşulsuz kabul edilmemesi gerekir. ‘Olur aşkım, yaparız aşkım’ gibi ifadelerle kabul edilemeyecek konular baştan net bir şekilde konuşulmalıdır. Çünkü evlilik öncesinde kabul edilen bir durumun, evlilik sırasında reddedilmesi ciddi problemlere yol açıyor. Evlenildiğinde verilen sözlerin havada kalmaması gerekir. Bu nedenle evlilik öncesinde dürüst ve açık bir iletişim şarttır. Mehir, düğün ve benzeri konular geçiştirilecek meseleler değildir; son derece ciddi konulardır. Gerçekçi planlar yapılmadığında evlilikte pek çok sorun ortaya çıkmaktadır. Evliliğin başında, tanışma ve nişan döneminde özellikle kız tarafının biraz daha anlayışlı olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu süreçteki maddi külfet, gençleri ciddi anlamda yıpratıyor. Evlilik öncesinde maddi konularda anlayış gösterilmiyorsa, bu durumun evlilik öncesinde mutlaka göz önünde bulundurulması gerekir.”
‘EVLİLİK GÖSTERİŞ DEĞİL, BİR YUVA KURMAKTIR’
Sağlıklı bir evliliğin olabilmesi için Allah’ın sevmediği tüm yasaklardan uzak kalınması gerektiğini ifade eden Aile Danışmanı-Sosyolog Filiz Akman, sözlerini şu cümlelerle sonlandırdı: “Sağlıklı bir evliliğin olabilmesi için isteklerin ekonomik gerçeklere uygun olması gerekir. Özellikle gösterişten ve riyadan uzak durulmalıdır. Çünkü evlilik bir berekettir, bir yuvadır; Allah’ın bir hediyesidir. Allah’ın hediyesi olan bu bereketli yuvayı gösterişten, riyadan ve kıskandırmaktan uzak tutarak, Allah’ın yasakladığı her türlü günahtan korumak gerekir. Evlilik sürecinde ailelerin değil, çiftlerin istekleri ve hayata bakış açıları önemlidir. Sonuçta evlenecek ve yuva kuracak olan, evlenmeye karar veren çiftlerdir. Elbette ailenin etkisi olabilir; ancak son sözü çiftler söyler. Evliliğin borca değil, güvene dayalı olması bu bağlamda çok kıymetli ve önemlidir. Evlilik bir yarış değil, uzun soluklu bir yuvadır. Çünkü evliliğin temel taşı nasıl bereketse, bir diğer temel taşı da evlilikten önce yapılan doğru, gerçekçi ve olanaklı anlaşmalar ile verilen sözlerin tutulmasıdır.”