Geleceğimize sahip çıkmıyoruz!

Kaybolan çocukların sayısı her geçen gün biraz daha artıyor. Konya’da da 30 Ocak 2010 tarihinde evinden cep telefonuna batarya almak için çıkan Ayşe Önen (15)’den hâlâ haber alınamıyor.
Emniyet’e kızının kaybolduğunu belirttiğini ancak hiçbir sonuç alınamadığını ifade eden Ayşe Önen’in annesi Bahriye Bülbül (34), “Kızım henüz altı aylıkken, eşimle şiddetli geçimsizlik nedeniyle ayrıldık. Kızıma bakamadığım için onu Çocuk Esirgeme Yurdu’na verdim. Ara sıra yanıma alıyor, birkaç gün kaldıktan sonra yine yurda gönderiyordum. Kızım büyüyüp okul çağına geldiğinde ihtiyaçlarını karşılaması için devlet aylık belli bir miktar para veriyordu. Eski eşim bunu öğrenmiş. Kızımla ilgilenmeye başlamış. Kızımın parasını alıp içkiye, alkole yatırıyormuş. Kızım da bu durumdan rahatsızdı. Kızımdan 30 Ocak 2010 tarihinden bu yana haber alamıyorum” dedi.
Kaybolan kızını bulabilmek için seferber olan anne Bahriye Bülbül, her yola başvurduğunu, Şefkat-Der’e de durumu izah ederek, dernek yetkililerinden yardım istediğini belirtti.
AİLE İÇİ ŞİDDET, ÇOCUKLARI EVDEN UZAKLAŞTIRIYOR
Şefkat-Der Başkanı Hayrettin Bulan, çocukların kaybolması şeklindeki olayların her geçen gün arttığına dikkat çekti. Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Ocak 2010 itibari ile yaptığı açıklamaya göre Türkiye genelinde bin 657 çocuğun kayıp olduğunu ifade eden Hayrettin Bulan, “Kaybolan çocukların önemli bir bölümü Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’ndan izinsiz ayrılan çocuklar ve izinli ayrılıp dönmeyen çocuklar oluşturuyor. Önemli bir bölümü de 13-18 yaş arasındaki kız çocuklarıdır. Çocuklarımız, insan ticareti, cinsel sömürü, dilencilik ve hırsızlık gibi amaçlar doğrultusunda kullanılıyor. Ülkemizin geleceği olan çocuklarımıza sahip çıkmıyoruz. Aile içi şiddet, ilgisizlik, baskı, eğitimde başarısızlık, ailelerin parçalanması, kandırılma, yanlış arkadaş özentisi, zorla evlendirilmek istenmesi ve benzeri nedenlerle çocuklar evden kaçabiliyor” dedi.
YUVADAKİ ÇOCUKLARIMIZIN ŞEFKATE İHTİYACI VAR
Türkiye’de çocukların kaçırılması ve kaybolmasıyla ilgili zaman zaman gündeme getirilen organ mafyası iddialarının ise yapılan araştırmalar ve adli vakalar incelendiğinde pek gerçekçi olmadığını bildiren Hayrettin Bulan, “Ülkemizde çocukların kaybolması ile ilgili konularda organ mafyası şüphesi ağır basmaktadır. Ama adli vakalara bakıldığında somut bir adli olay ortaya çıkmamıştır. Kaybolan çocukların çoğunluğunun çocuk esirgeme yurtlarında koruma altında bulunan, kimsesiz, yetim, öksüz çocuklar olması dolayısı ile, bu çocuklarımızın sorunlarıyla yetkililer ve toplum olarak çok yakından ilgilenmeli, bütün bu çocuklarımıza aile sıcaklığını daha iyi hissettirmek için yeterli sevgi ve şefkat verilmelidir. Özellikle devlet yetkilileri buna öncülük yapmalı, Cumhurbaşkanı, Başbakan, TMM Başkanı, milletvekilleri, valiler, belediye başkanları, kaymakamlar, meslek odaları başkanları ve benzeri önderler yurtta barınan çocukları evlat edinmelidir. Onların yurtta karnı doyuyor ama, kalpleri aç. Sevgiye, şefkate ihtiyaçları var. Bunu vermediğimiz takdirde ortaya çıkan sonuçları hep birlikte görüyoruz” ifadelerini kullandı.
RASİM ATALAY
 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Gündem Haberleri