GDO ile soykırım!

GDO yönetmeliği ile ürünlere katkılı ya da GDOlu yazılması suç teşkil ediyor. GDOlu ürün tüketerek insanlar her türlü hastalığa ve kontrol edilmeye açık hale getiriliyor.
TÜRKİYE GDO’YA TESLİM EDİLDİ
Domuz gribi, demokrasiye müdahale eylem planı ve demokratik açılımla ülke gündemi meşgul edilirken, Türkiye’nin geleceği açısından büyük önem taşıyan GDO’lu ürünlerin ithalatına ilişkin önemli bir yönetmelik çıktı. Sağlık Gıda Güvenliği Hareketi Genel Başkanı Kemal Özer, dünyada GDO’ya teslim olmamış nadir ülkelerden biri olan Türkiye’nin bu yönetmelik ile teslim bayrağını çektiğini söyledi.
GDO’LU TOHUMLA TOPRAK İLACA MAHKUM
GDO’lu tohum ekilmesinin ortaya çıkaracağı sonuçları hem ülke bazında hem de insan ve çevre açısından gözler önüne seren Kemal Özer, “Ülke bazında, doğal florayı kaybediyoruz. Bunun sonucunda floramızdaki tohumlar başka şirketlerin tescilli ürünleri oldukları için bunların verdiği tohumlardan yeniden ürün elde edilemediğinden onların verdiği ilaca ihtiyacımız var. Toprak bu sayede ilaca bağımlı hale geliyor” dedi.
GDO’LU ÜRÜNLERLE HASTALIK AŞILIYORLAR
GDO’lu tohum ekilmesinin insan ve çevrede oluşturacağı etkileri de anlatan Kemal Özer, şunları kaydetti: “GDO’lu ürün tüketerek insan her türlü hastalığa açık hale getiriliyor. İnsan midesi üzerinden insan yönetimi başlıyor. Düşünmeyen, üretmeyen tek tip bir insan modeli oluşturuyorlar. Bir taraftan da insanları kısırlaştırıyorlar. Bütünüyle sizin geleceğinizi yönetiyorlar” diye konuştu.


GDO’yla soykırım

Yeni çıkan yönetmelikle ürünlere ‘katkılı’ ya da ‘GDO’lu yazılması suç teşkil ediyor. GDO’lu ürün tüketerek insanlar her türlü hastalığa ve kontrol edilmeye açık hale getiriliyor. İşte, sessizce çıkan bir yönetmeliğin arkasındaki kirli oyun

Domuz gribi, demokrasiye müdahale eylem planı ve demokratik açılımla ülke gündemi meşgul edilirken, Türkiye’nin geleceği açısından büyük önem taşıyan GDO’lu ürünlerin ithalatına ilişkin önemli bir yönetmelik çıktı. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın, Gıda ve Yem Amaçlı Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerinin İthalatı, İşlenmesi, İhracatı, Kontrol ve Denetimine Dair Yönetmeliği Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Sessiz sedasız yürürlüğe giren bu yönetmelik, skandal olarak değerlendirildi.  
Sağlık Gıda Güvenliği Hareketi Genel Başkanı Kemal Özer, dünyada GDO’ya teslim olmamış nadir ülkelerden biri olan Türkiye’nin bu yönetmelik ile teslim bayrağını çektiğini söyledi.
TÜRKİYE GDO’YA TESLİM EDİLDİ
Konuyla ilgili olarak gazetemize önemli açıklamalarda bulunan Kemal Özer, GDO ile tohumların, insanların ortak malı olmasının hedeflendiğini vurguladı. Artık tohumların ne şahsa, ne bir kuruma ne de devlete ait olmayacağına işaret eden Kemal Özer, tohumların uluslar arası güç odaklarının yönetimine geçeceğine dikkat çekerek, şöyle devam etti: “Büyük tohum şirketleri tohumların gen yapısını değiştirerek GDO’lu dediğimiz hibrit tohuma dönüştürüyorlar. Bu tohumların baskın genleri var. Değişiklik sırasında çeşitli hayvan, bitki ve insandan gen transfer ediliyor. Tohumu da kendi adlarına tescil ediyorlar. Bu tohum ekildiği zaman diğer bitki, meyve ve sebzeleri tozlayarak kendi genini aşılıyor. Bir süre sonra floradaki bitki ve canlılar tescilli firmanın mülkiyetine geçmiş oluyor.” Kemal Özer, Türkiye’nin, dünyanın en zengin florasına sahip ülke olarak adeta gen bankası olduğunu ancak son 10 yıl içinde bu özelliğin büyük oranda kaybedildiğinin altını çizdi.
Yönetmeliğin çıkışına kadar Türkiye’de GDO’lu ürün ekiminin resmen yasak, fiilen serbest olduğunu anımsatan Kemal Özer, “Çünkü beyan esasına dayanıyor, kimse de söylemiyordu. Şu an sebzenin yüzde 90’ı, meyvenin de önemli sayılacak oranı bütünüyle GDO’lu. İthal edilen ürünlerin büyük bölümü de GDO’lu. Yeni yönetmelik bunlara yasal zemin hazırladı. Ve bu yasal zemin sonrasında eskiden beyan etmedikleri için suçlu durumda olan, GDO’lu ürün ithalatı yapan şirketler sorumluluktan kurtuldular” diye konuştu.
TARIMSAL ÜRETİMİ ELE GEÇİRECEKLER
GDO’lu tohum ekilmesinin ortaya çıkaracağı sonuçları da hem ülke bazında hem de insan ve çevre açısından gözler önüne seren Kemal Özer, şöyle devam etti: “Ülke bazında, doğal florayı kaybediyoruz. Bunun sonucunda floramızdaki tohumlar başka şirketlerin tescilli ürünleri oldukları için bunların verdiği tohumlardan yeniden ürün elde edilemediğinden onların verdiği ilaca ihtiyacımız var. Tohum talep ettiğiniz zaman -bugün için hayal görülebilir ama- bu firmalar size şunu söyleyecek, ‘veririz ama tohumu alabilmeniz için şu ülkeyle ilişkiyi kesecek, şu adamı bakan yapacak, şu kanunu çıkaracak, şu tarım programını uygulayacaksınız.’ Bunlar gibi akla hayale gelmedik, bağımsızlığımızı kaybettiren bir konum bizi bekliyor. Ya bu talepleri yerine getireceksiniz ya da ölümü bekleyeceksiniz. Elinizdeki gıda stoku bir yıl yeter, sonra açlıkla karşı karşıya geleceksiniz. Bu bir komplo teorisi gibi olabilir ama gerçek olan bunun gerçek bir komplo olduğu.”
GDO’LU ÜRÜNLE İNSANLAR HASTALIKLARA AÇIK HALE GETİRİLİYOR
Bu uygulamaların sonucunu görmüş ve geri adım atmış 30’a yakın ülke olduğuna işaret eden Kemal Özer, “Bu ülkeler GDO’yu yasakladı ama bunların bir bölümü topraklarının önemli bir kısmını GDO’lu ekim ve ilaçlardan dolayı kullanamıyor. Ya da onların verdiği ilaçları zorunlu olarak kullanmak durumunda kalıyor. Toprak bu sayede ilaca bağımlı hale geliyor. Bu firmalar aynı zamanda dünya petrollerine sahip firmalar, domuz gribi aşısını geliştiren ilaç firması bunlardan birisi. Çoğunluğu tarımsal ve hayvansal ilaçların büyük bölümünü üretiyorlar. Bunlar dünyayı yöneten devasa şirketler. Arka planda çok tehlikeli oyunlar var.  Ve Türkiye bu oyunlarda bugüne kadar direndi veya direnildi gibi gözüktü. Şu an teslim bayrağını çekti” dedi.
GDO’lu tohum ekilmesinin insan ve çevrede oluşturacağı etkileri de anlatan Kemal Özer, şunları kaydetti: “GDO’lu ürün tüketerek insan her türlü hastalığa açık hale getiriliyor. İnsan midesi üzerinden insan yönetimi başlıyor. Düşünmeyen, üretmeyen tek tip bir insan modeli oluşturuyorlar. Bir taraftan da insanları kısırlaştırıyorlar. Bitkilerde olduğu gibi insanları da kısırlaştırıp onları ortadan kaldırmak için önerdikleri ilaçları kullanırsınız. Bütünüyle sizin geleceğinizi yönetiyorlar.”
YÖNETMELİKLE ÜRÜNLERE GDO’LU YAZILMASI YASAKLANDI
Tüm bu tehlikelere karşı insanların yapması gerekenleri de açıklayan Kemal Özer, GDO’lu ürünlerde dünyada önce reklam kampanyaları düzenlenip talep oluşturulduğunu, aslında olması gerekenin ise bize arz edileni tüketmek değil, talebi oluşturup ona göre üretim yapılmasını sağlamak olduğunu vurguladı.
Yönetmeliğin içinde 10 yerde de GDO’nun zararlarının kabul edildiğinin altını çizen Kemal Özer, buna rağmen yine yönetmelikte ürünlere ‘katkısız’ yazılmasının yasaklandığını ve suç teşkil ettiğini aktardı. Özer, bu durumun hem tüketici hem de rekabet hukuku açısından skandal olduğunu söyledi ve ekledi: “Mevcut yönetmelikle herkes GDO canavarının içine alınmaya çalışılıyor. Devlet, GDO yönetmeliğiyle toplumun ve çevrenin sağlığını bozmak için bir kendine fonksiyon yükledi. Türkiye bağımsızlığından vazgeçmiş durumdadır. Türkiye resmen, ‘evet ben geleceğimi dünyanın büyük tohum şirketlerinin insafına terk ediyorum’ diyor.”
ASIL MİLLİYETÇİLİK ŞİMDİ BAŞLIYOR
Çözümün Türkiye’de genetik değişikliğinin bütünüyle yasaklanmasından geçtiğine dikkat çeken Kemal Özer, vatandaşlara şu çağrıda bulundu: “Asıl milliyetçilik şimdi başlıyor. Bu toprağı biz emanet aldık ve geliştirmek bir yana aldığımız gibi devretme sorumluluğumuz var. Emanetin ehli olup olmadığımız sınavından geçiyoruz, asıl sınav şimdi. Eğer bu sınavı veremezsek dünyamızı ve ahretimizi kaybedeceğiz. Herkes bu yönetmenliğin iptali için dava açabilir. Siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, ziraat odaları bu konuda dava açmalı. Bir taraftan da GDO’lu ürünleri terk etmeliyiz. GDO’lu ürün istemediğimizi herkese ilan etmeliyiz.” Özer, yönetmeliğin iptali için kendilerinin de Danıştay’a dava açtıklarını sözlerine ekledi.

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Türkiye Haberleri