Gazeteci Orhan Samur (1960-1993)

.
Çok genç yaşta aramızdan ayrılan gazeteci Orhan Samur, 33 yaşında hayatının tam baharında mesleğinin en verimli çağında bu âleme “elveda” dedi ve ailesi, çocuklarıyla birlikte ebedi âleme kucak açtı.
Hazreti Mevlana, “Güneş bir tarafta batıyor gibi görünse de diğer tarafta ise doğmanın müjdesini verir” dediği gibi Orhan Samur ve ailesi bu âlemde “batıyor” gibi görünseler de ebedi âlemde “doğmanın” müjdesini verdi. Hz. Mevlana’nın babası Sultanül Ulema, âlimlerin sultanı Bahaeddin Veled Hazretleri de “Allah’tan geldi, Allah’a ulaştı” dediği gibi sevgili Orhan Samur da “Allah’tan geldi ve Allah’a ulaştı” demek daha doğru olur. Orhan Samur, 1960 yılında Konya’nın Selçuklu İlçesi Tatköy’de dünyaya gelmiş, babasının mesleği gereği en küçük yaşlarda koyun otlatmış, kuzu otlatmış Âşık Veysel’in ifadesi ile “koyun otlattım, kuzu otlattım” sözleriyle yola çıkmış Orhan Samur. Koyun, kuzu otlatırken Orhan Samur boş durmamış bir elinde kalem, bir elinde defter şiirler yazmış, hikâyeler yazmış, romanlar yazmış, yazarlığa daha doğrusu gazeteciliğe çk küçük yaşlarda “merhaba” demiş Orhan Samur. Alaaddin İlkokulu’nu Dumlupınar Ortaokulunu ve Karatay Lisesi’nden sonra gazetecilik… Yazdığı hikâyeleri, şiirleri, romanları gazetede yayınlamak için ilk adımını atmış gazetecilik dünyasına. Vatani görevini İstanbul’da gerçekleştirmiş, Konya’ya döner dönmez yine gazetecilikte bulmuş kendini. Orhan Samur, sonradan gazeteci olmamış, doğuştan gazeteci olarak dünyaya gelmiş ve gazeteci olarak Hakka yürümüştür. 17 Temmuz 1993 Cumartesi günü Beyşehir Gölü’nde elim bir kaza sonunda kaybettiğimiz Orhan Samur, eşi ve çocuklarını yine bir Cumartesi günü 17 Temmuz 2010 tarihinde Musalla Mezarlığı’ndaki kabri başında Fatihalar gönderdik, Kur’an-ı Kerim okundu, dostları Orhan Samur ile ilgili hatıralarını anlattılar. Doğduğu Tatköy’e gittik, ağabeyi Ahmet Samur lokma ikramında bulundu. Doğduğu topraklar üzerinde babasına, annesine ve geçmişteki bütün yakınlarına bir kez daha Fatihalar gönderildi.
Orhan Samur’un vefatından sonra zamanın Selçuklu Belediye Başkanı İsmail Öksüzler kadirşinaslık örneği göstererek, Aydınlıkevlerdeki üst geçite Orhan Samur adını verdi. Orhan Samur Üstgeçidi oldu.
Orhan Samur Tatköy’ü canı kadar severdi ve Tatköy’ün gelişmesi ve kalkınması için de çok büyük gayret gösterirdi. Zamanın Valisi Kemal Katıtaş’tan olumlu isteklerde bulunurdu ve Katıtaş ta Orhan’ı kırmaz yapılması gerekenlerin yapılması için gerekli yerlere talimatlar verirdi. Dikilen ağaçlar Tatköy’ü yeşile boyamak üzere Orman Bölge Müdürlüğü’nden biz de bir istekte bulunsak ta Orhan Samur için “Orhan Samur Ormanlığı” gerçekleştirebilir miyiz diye düşünmekteyiz.
Orhan Samur’un Musalla Mezarlığı’ndaki kabri başında can dostları hatıralardan birer demet anlattılar. En duygulu konuşmayı ise değerli dostum Şair İsmail Detseli yaptı ve yazdığı bir şiiri okudu. Orhan Samur ile ilgili yazıma Şair İsmail Detseli’nin kaleminden dökülen duygu dolu şiiriyle noktalıyorum:
Orhan Samur Merhuma
Yaş otuzüç bir giden var erkenden
Eşi ve çocuklarının da tutmuş elinden
Acı haber alındı Beyşehir gölünden
Dünyadan göçüverdi sevgili Orhan

Mesleğini çok seven gazeteciydi
Onun için kutsal şey işi ve eviydi.
Konya’da Orhan Samur bir basın deviydi
Genç yaşta aramızdan ayrılıp gitti.

Bin dokuz yüz altmış Tatköy doğumlu
Okunurdu hikayesi şiiri makalesi yorumu
Gazetecilik olarak seçmişti Orhan yolunu
Mesleğine doyamadan dünyadan göçüpte gitti.

Rahat uyu kabrinde ey dost ruhun şad olsun
Eşin çocukların birbirini arayıp bulsun
Dileriz Allah’tan hepinizin kabri nur dolsun
Alın yazısı böyle yazılmış hak emrine uyarak gitti.

İsmail Detseli – 16.07.2010

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri