Gayri menkul yada taşınmaz günümüzde önemli bir iktisadi kıymet haline gelmiştir. Şehirleşme ve bunu etkileyen faktörler dolayısıyla gayrimenkul emlakçılık anlayışından ileri geçerek önemli bir sektör haline gelmiştir.
Kentsel rantlar kırsal kesim rantına göre daha fazla artmaktadır. Nitekim kentlerde konutlar, işyerleri, alışveriş merkezleri, sanayi tesisleri, lojistik alanlar ve turizme yönelik alanlar hızla büyümektedir.
Ülkemizde gayri menkul konusunda çalışan akademisyenler daha çok şehir plancıları ve ziraatçilerdir. Nitekim Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsüne bağlı gayrimenkul değerlendirme programı en aktif konumdadır: “Taşınmaz Geliştirme (Real Estate Development) Anabilim Dalı; tarım, mühendislik, ekonomi ve idari bilimler, hukuk gibi fen ve sosyal bilim dalları ile ilişkili disiplinlerarası bir çalışma alanıdır. 20. yüzyılın ikinci yarısında taşınmaz (gayrimenkul) uzmanlığı; geniş kapsamlı, teknik, sosyo-ekonomik ve politik temelleri olan bir meslek dalı olarak ortaya çıkmıştır. Bu alan; ekonomi, finans ve muhasebe, bilgi sistemleri, pazarlama, yöneylem teknikleri, değerleme, tarım, inşaat, planlama, mimarlık, harita, ormancılık, coğrafya, siyaset bilim, çevre bilimleri, bilgisayar programlama, halkla ilişkiler ve meslek etiği gibi birçok bilim dalını ilgilendirmektedir. Dünyada birçok üniversitede lisans ve lisansüstü düzeylerde eğitim-öğretim yapan taşınmaz geliştirme (Real Estate&Property Development), taşınmaz bilimleri (PropertySciences), taşınmaz ekonomisi veya yönetimi (Economics& Management of Real Estate) gibi farklı isimler altında bölümler bulunmaktadır. Bu bölümler; mühendislik, ekonomi, idari bilimler, tarım ve hukuk gibi fen ve sosyal bilim dalları ile ilişkili olarak kurulmuştur”.
İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde de disiplinler arası yüksek lisans programı kapsamında gayrimenkul geliştirme anabilim dalı bulunmaktadır.
Yine gayrimenkul değerlendirme esasları alanında çeşitli kurumlarca eğitimler verilmektedir.
Meslekleri gereği harita ve kadastro mühendisleri, inşaatla ilgili olan inşaat mühendisleri mimarlarda bu konuyla ilgilenmektedir. İktisatçılar ve işletmeciler başta olmak üzere kamu yönetimi gibi disiplinlerde fazla rağbet bulmamaktadır. Oysa gayrimenkul konusu çok disiplinli bir alandır.
Bankalar gayrimenkullerle ilgili uzman bulundurmaya başlamıştır. Ayrıca gayrimenkul değerleme yönetmeliği yayınlanmıştır.
Yatırımcılar ve yerel yönetimler için gayrimenkul pazarlarıyla ilgili çalışmalar yapılmaktadır. Bunlardan birisi İstanbul’u ele alan şehir plancısı Vedia Dökmeci ile Fatih Terzi’nin İstanbulda Gayrimenkul Pazarı adlı çalışmasıdır(İstanbul Ticaret Odasının yayını, www.ito.org.tr. Bu çalışmada gayrimenkul değerlerini etkileyen nüfus artışı ve iş gücü üzerindeki etkisi ile çeşitli bina gruplarına ait özellikler ele alınmıştır. Son yıllarda alışveriş merkezlerinin artması lojistik alanlar için yer seçimi konusuda incelenmiştir. Şehirlerin büyümesi ve ekonomik olarak kalkınması sonucunda devamlı olarak yeniden yapılanmaya ihtiyaç vardır. Eğer yeniden yapılanma plansız bir şekilde sürerse önemli sorunlar ortaya çıkmaktadır. Kitapta depremsellik konusu işlenmemiş, kentsel rant dağılımının paylaşımı bakımından sonuçlarına değinilmemiş ve atıl alanlar (özellikle işyerleri) temas edilmemiştir. Bununla beraber gecekondu bölgelerinde, yeni ticari ve hizmet merkezlerinde ve tarihi şehir dokusunun yeniden değerlendirilmesi üzerinde durulmuştur. Ulaşım imkanlarının artırılması ve çok merkezlilik gayri menkullerin değerlenmesi bakımından da önem taşımaktadır.
Benzer çalışmaların diğer büyük şehirler içinde yapılmasında fayda vardır.
Kentsel rantlar kırsal kesim rantına göre daha fazla artmaktadır. Nitekim kentlerde konutlar, işyerleri, alışveriş merkezleri, sanayi tesisleri, lojistik alanlar ve turizme yönelik alanlar hızla büyümektedir.
Ülkemizde gayri menkul konusunda çalışan akademisyenler daha çok şehir plancıları ve ziraatçilerdir. Nitekim Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsüne bağlı gayrimenkul değerlendirme programı en aktif konumdadır: “Taşınmaz Geliştirme (Real Estate Development) Anabilim Dalı; tarım, mühendislik, ekonomi ve idari bilimler, hukuk gibi fen ve sosyal bilim dalları ile ilişkili disiplinlerarası bir çalışma alanıdır. 20. yüzyılın ikinci yarısında taşınmaz (gayrimenkul) uzmanlığı; geniş kapsamlı, teknik, sosyo-ekonomik ve politik temelleri olan bir meslek dalı olarak ortaya çıkmıştır. Bu alan; ekonomi, finans ve muhasebe, bilgi sistemleri, pazarlama, yöneylem teknikleri, değerleme, tarım, inşaat, planlama, mimarlık, harita, ormancılık, coğrafya, siyaset bilim, çevre bilimleri, bilgisayar programlama, halkla ilişkiler ve meslek etiği gibi birçok bilim dalını ilgilendirmektedir. Dünyada birçok üniversitede lisans ve lisansüstü düzeylerde eğitim-öğretim yapan taşınmaz geliştirme (Real Estate&Property Development), taşınmaz bilimleri (PropertySciences), taşınmaz ekonomisi veya yönetimi (Economics& Management of Real Estate) gibi farklı isimler altında bölümler bulunmaktadır. Bu bölümler; mühendislik, ekonomi, idari bilimler, tarım ve hukuk gibi fen ve sosyal bilim dalları ile ilişkili olarak kurulmuştur”.
İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde de disiplinler arası yüksek lisans programı kapsamında gayrimenkul geliştirme anabilim dalı bulunmaktadır.
Yine gayrimenkul değerlendirme esasları alanında çeşitli kurumlarca eğitimler verilmektedir.
Meslekleri gereği harita ve kadastro mühendisleri, inşaatla ilgili olan inşaat mühendisleri mimarlarda bu konuyla ilgilenmektedir. İktisatçılar ve işletmeciler başta olmak üzere kamu yönetimi gibi disiplinlerde fazla rağbet bulmamaktadır. Oysa gayrimenkul konusu çok disiplinli bir alandır.
Bankalar gayrimenkullerle ilgili uzman bulundurmaya başlamıştır. Ayrıca gayrimenkul değerleme yönetmeliği yayınlanmıştır.
Yatırımcılar ve yerel yönetimler için gayrimenkul pazarlarıyla ilgili çalışmalar yapılmaktadır. Bunlardan birisi İstanbul’u ele alan şehir plancısı Vedia Dökmeci ile Fatih Terzi’nin İstanbulda Gayrimenkul Pazarı adlı çalışmasıdır(İstanbul Ticaret Odasının yayını, www.ito.org.tr. Bu çalışmada gayrimenkul değerlerini etkileyen nüfus artışı ve iş gücü üzerindeki etkisi ile çeşitli bina gruplarına ait özellikler ele alınmıştır. Son yıllarda alışveriş merkezlerinin artması lojistik alanlar için yer seçimi konusuda incelenmiştir. Şehirlerin büyümesi ve ekonomik olarak kalkınması sonucunda devamlı olarak yeniden yapılanmaya ihtiyaç vardır. Eğer yeniden yapılanma plansız bir şekilde sürerse önemli sorunlar ortaya çıkmaktadır. Kitapta depremsellik konusu işlenmemiş, kentsel rant dağılımının paylaşımı bakımından sonuçlarına değinilmemiş ve atıl alanlar (özellikle işyerleri) temas edilmemiştir. Bununla beraber gecekondu bölgelerinde, yeni ticari ve hizmet merkezlerinde ve tarihi şehir dokusunun yeniden değerlendirilmesi üzerinde durulmuştur. Ulaşım imkanlarının artırılması ve çok merkezlilik gayri menkullerin değerlenmesi bakımından da önem taşımaktadır.
Benzer çalışmaların diğer büyük şehirler içinde yapılmasında fayda vardır.