Galeride Kalmasın

Nesrin Ercan

Bugün şanslı günümdeyim. Yani kendimi baya şanslı hissediyorum. Kimsenin kolay kolay karşılaşamayacağı, göremeyeceği, tanık olamayacağı şeyler yaşadım. Neler gördüm bir bilseniz! Allah’ dan oradaydım! Bir yere gidiyordum, sonradan vazgeçtim geri döndüm. Neyse ki dönmüşüm yoksa göremeyecektim olanları!

Galerimi görmeniz lazım! Öyle videolar, fotoğraflar var ki! Öyle anları yakaladım ki! Gözlerinize inanamazsınız. Aklınız, hayaliniz tepetaklak olur resmen! Yani bu videoları, fotoğrafları da kendim çektim diye demiyorum ama hepsi de çok kaliteli çıktı kamerada… Tamamı tam odaklı ve geniş açıdan çekilmiş görüntüler. Telefonumun kamerası baya iyi zaten!

Mesela küçük bir çocuğa sokak köpekleri saldırdı az önce, hemen videoya aldım. Çocuğun çığlıklarını, korkuyla kaçışını falan saniye saniye kaydettim. En sonda da bir araba çarpmış çocuğa herhalde. Videoyu kapatmıştım o sıra ben. Sonradan duydum onu. Geçenlerde de arabayla bir yere gidiyorduk. Bir anda bir kargaşa oldu trafikte. İki sürücü arasında çok büyük bir tartışma çıktı. Biri, levyeyle ötekinin kafasını patlattı. Adam birden yere yığıldı. Böyle anlattığıma bakma ama. Hepsini videoya aldım zaten. Anbean kaydettim. Hepsi galerimde şu an. Yerdeki adamın fotoğrafını da çektim unutmadan! Biliyorsun telefonumun kamerası iyi…

Aa dur ya!.. Az kalsın en önemlisini unutuyordum. Bekle şimdi asıl bomba geliyor. Bu geçtiğimiz ay, biliyorsun çok yağmur yağdı. Baya bi sel, taşkın olmuştu hatırlıyorsan. Hah işte, ben o olayda bir görüntüler kaydetmişim ki uf!

Yaşlı bir adam sele kapılmış, tam yanımdan geçti gitti suyun içinde. Geçerken benim kameraya bakmış! Yani o anı nasıl yakaladım, ben bile inanamadım. Biliyorsun benim kamera, 108 Megapiksel çözünürlüklü, ek olarak bir de 8 Megapiksel ultra geniş açı ve 2 Megapiksel de derinlik sensörü var. Kaliteli çekim yapıyor anlayacağın!..

-Peki tüm bunlar, gözlerinin önünde yaşanırken sen ne yaptın mesela?

-Ben?!. Iıı.. Ben?... Video çektim işte!.

-Neden peki?

NEDEN?

İnsan bu soruyu, kendine birkaç kez tekrar sorunca gerçekten anlamlı, mantıklı, akla yatkın en ufak bir cevap bulamıyor. Bu durum sizi oldukça yersiz, beyhude ve üzücü bir sonuca sürüklüyor. İnsanlığa, insani görevleri yerine getirmeye dair kavramların zamanla, anlamlarını yitirebileceği ihtimali sizi korkutabiliyor.

Evet. Yazıma bu satırlarla başlamamın en mühim sebebi de bu aslında. Böyle başlamak istedim çünkü, bu denli bir umursamazlığı, duygusuzluğu, duyarsızlığı, ben kendi adıma kabul edemiyorum. Kabullenemiyorum.

Yüce Rabbimiz (c. c. )’ in yalnızca sevdiği için yarattığı, üstün meziyetlerle donatarak diğer bütün yaratılmışlardan katbekat farklı kıldığı, ilim, irade, kudret ve hayat gibi olağanüstü – mucizevi unsurlara nail ederek var ettiği, var olmasına izin verdiği ‘insan’ ın, bu şekilde hissizleşerek fıtratına ters düşecek bir ruh haline bürünmesi, tabiri caizse pervasızlaşması, şefkat, merhamet, yardımlaşma gibi “insani – vicdani” duygularına yüz çevirmesi; her açıdan ürkütücü ve de tedirgin olunması gereken anormal bir durum bana göre. İnsanız ve maalesef bu tür olaylar hepimizin başına gelebilir. Eminim hiçbirimiz, böyle bir durumla karşılaştığımız zaman yalnızca videomuzun veya fotoğrafımızın çekilmesini istemeyiz.

Ama ne yazık ki öyle oldu. Geçtiğimiz günlerde, Konya’ nın en bilinen alışveriş merkezlerinden birinde, 19 yaşında gencecik bir kız, demir korkuluklardan kendini boşluğa bıraktı. ‘ Bırakmış’ daha doğrusu…

Orada olmadığımız halde; başka hiçbir şey yapmamayı tercih ederek, sırf sosyal medyada daha çok dikkat çekmek, sevgili takipçilerine daha farklı içerikler sunmak amacıyla, bir insanın hayatına son verişini saniye saniye kaydeden çok ‘düşünceli’ birkaç vatandaşımız sayesinde öğrenmiş olduk bunu…

“ İnsan, alışkanlıklarının çocuğudur. “ der İbni Haldun.

Alışmamalıyız. Bu tür toplumsal garipliklere asla alışmamalıyız. Çünkü eğer alışırsak, İbni Haldun’ un dediği gibi, irademizle ortaya çıkan alışkanlıklarımız, bizden büyük hale gelerek benliğimiz üzerinde bir noktadan sonra kontrol edemeyeceğimiz bir hakimiyet kurar. Ne için yaşadığımızı unutturur.

Toplumsal hayatta ve insanlar arasındaki tüm diyaloglarda, meydana gelen bütün oluşumlarda duyguların, düşüncelerin, davranışların, hislerin bulaşıcı olduğunu düşünürüm her zaman. Bana göre daima, örnekler benzerlerini çoğaltır. Olumlu veya olumsuz. Bu nedenle toplumda neyin yayılmasına, artmasına izin verirsek, o daha belirgin ve etkili olacaktır.

İşte o sebeple ki; lütfen galeride kalsın!

Yorum Yap
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.