1940’lı yıllardan itibaren Gençlerbirliği kalesini koruyan kunduracı Hidayet Dirik ve Avni dışında, Pomak Mehmet, Mehmet Avcan, Pırlo Muzaffer, Tahsin Par, Silleli Ahmet Yüksek, Turgut, Altan Saysel, Sabri Seven, M. Ali Şankidi, Etbalıkspor’dan gelen Cavit, Muzaffer Evren Ahmet İnanç ve Ereğlili Mehmet ile Konyaspor kalecilerinin hepsini seyrettim. 1932 yılında Konya’da doğan, futbola 11 yaşında Yarbay Rafet Çağlar’ın çalıştırdığı İdmanyurdu genç takımına seçilerek başlayan M. Ali Şankidi, 1947’de ailesi İzmir’e yerleşince 3 yıl Göztepe, İstanbul’a giderek Beylerbeyi, askerde iken Galatasaraylı Enver ve Güngör ile birlikte önce Maltepe Jandarma Alay’ında, daha sonra Ankara Jandarmagücü’nde oynadı, terhis olunca da Eskişehir Şekerspor’a transfer oldu.
Bir yıl sonra Konya Şekerspor’a gelen Şankidi, yıl sonunda Nuri Yenal’ın girişimiyle DSİ’de işe girerek Gençlerbirliği kalesine geçti. 1956-1957 ve 1957-1958 sezonlarında 2 lig şampiyonluğundan sonra 1960 transfer ayında 5 bin liraya İdmanyurdu ile anlaştı. O sezon Konya şampiyonu ve Türkiye üçüncüsü olan İdmanyurdu’ndan ayrılarak Gençlerbirliği’ne döndü ve Konya’daki futbol hayatına nokta koyup, 1964’te çalışmak üzere Almanya’ya gitti. İşine devam ederken, 1965’te Gençlerbirliği’nden takım arkadaşı Recep Bentler’in de yer aldığı Köln 3. Küme takımı Corhweiler’de 35 yaşında tekrar kaleye geçerek, 2 yıl sonra Ehrenfeld’ea transfer olarak 1970’te 38 yaşında eldivenlerini çıkarıp, bu kulüpte idareciliğe başladı. Türk çocuklarının çoğunlukta olduğu bir kadro kurdukları bu kulüpte 1985’e kadar göreve devam ettikten sonra 1985’te kesin dönüş yapan M. Ali Şankidi, 1988’te Siyah Beyazlı formalı Anadolu Teknik Sanayispor’un kurucuları arasında yer alarak, antrenörlüğünü yaptı. Konya’da siyah beyazdan başka forma giymediğini söyleyen ünlü kaleci, “İdmanyurdu’na oynarken bile siyah kazak, beyaz şort giyerdim” derdi.
73 yaşında hayatını kaybeden Talât Öncel, 5-6 yıl önce kalp ameliyatı olmuştu. Öncel, ilkokulu bitirdikten sonra Sanat Okulu’na kaydolduğunda Gençlerbirliği’nin eski başkanlarından İsmail Çapar’ın Beyhekim Mahallesi’nde kurduğu gayrifedere Çelikspor’da futbolla tanıştı. 1952 yılında bir Pazar günü İdmanyurdu sahasına gidince Karagücü ile özel maç yapmak için ısınan Selçukspor’un kalecisinin olmadığını görüp, elbisesi ile kaleye geçerek çekilen şutları karşılamaya başladı. Selçukspor Başkanı Terzi Lütfi Göksu, onu Sarı Lacivertli kulübe lisansladı. Kaleci Remzi gelmeyince kaleyi koruduğu ilk maçında Stadspor’u 2-1 yendiler ve iyi bir oyun çıkarınca devamlı olarak oynamaya başladı. Kayseri’ye özel maça götüren Ereğli Sümerspor antrenörü Firuzan Özaykaç’ın teklifi ile bu takıma geçerek, 1955-1956 sezonunda oynadıktan sonra 1957’de Mamak Muhabere Okulu’na askere gitti. Okul takımında oynarken bir Astsubay Ankara PTT’Spor’a tavsiye edince Demirspor’la yapılan özel maçta kaleyi korudu, transfer teklifi aldı, ancak aile efradı taraftar olmayınca askerden dönüşü Selçukspor’dan takım arkadaşı Seyit Güneş ve Ahmet Özbaş’ın yer aldıkları Konya Şekerspor’la anlaştı. 1959’dan itibaren kalesini koruduğu bu takımda kaptan Mehmet Köseler futbolu bırakınca 4 yıl kaptanlık yaptıktan sonra 1967’de Konyaspor’un isteği ve Fabrika Müdürü Necdet Baykut’un izin vermesi üzerine profesyonel olarak Siyah Beyazlı kulübe geçti ve 1969’da futbolu bu bırakarak 1970 yılından itibaren teknik direktör Sadettin Temeller, Galip Türkkan, Ahmet Cücen’in yardımcılığını, Tezcan Uzcan ayrılınca da 1978’de tam yetkiyle antrenörlük yaptı.
Bursa Çelikspor, Altınordu ve Adana Demirspor’dan teklif alan Talât Öncel, 1968-1969 sezonunda Bolu deplasmanında çok iyi bir maç çıkarıp, uzun süre gol yemeyince rakip takım Talât sakatlaması için iri yarı kalecisi Mehmet Başaygün’ü oyuna almış, o da Talât’ın suratına tekme vurarak 3 dişini kırmış, Mehmet Güntan ve Hasan Satı’nın da başları yarılmıştı. Talât, böylesine fedakâr bir kaleciydi.
Kâzım Altun da tüm İdmanyurtlular tarafından sevilip, sayılırdı. Meliktaş mahallesi’nde Harp İş Sitesinde oturduğu yıllarda Çolakhoca Camii cemaati idi. Son bir yıldır kendisini göremez olmuştum. Kibar, insan canlısı birisiydi. Allah üçünün de mekânlarını cennet eylesin. Amin.