Futbolda alt yapının önemi

.

Futbolla ilgilenen kime sorsanız futbolda alt yapıların önemini ballandıra ballandıra anlatarak, alt yapıya önem vermek lazım genç yeteneklere fırsat vermek gerekir derken,takımlarının sportif başarılarını dört gözle kovalarlar zira medyatik olup buradan siyasi veya ticari nemalanma beklentisindedirler.Aslında sorsanız kesinlikle herhangi bir beklentilerinin olmadığını bu işi yaparken hem paralarını hem zamanlarını harcadıklarını ifade ederler bazı yönetici için bu doğru olabilir ancak birçoğu için öyle olmadığını bire bir yaşamış görmüş biri olarak söyleyebilirim. Nasreddin hoca hesabı bu yöneticilerinde haklı olduğu söylenebilir zira kendileri gibi sportif başarıya endeksli taraftar ve bazı basın gurubunun baskısı bu yöneticilere makro planlar yapmayı engelleyecektir. Zira daha evvelde yazdım alt yapı uzun soluklu bir iştir, bilgi ister, beceri ister ve devamlılık esastır.Avrupa’nın, Hollanda’nın Ajax takımı dahil Almanya’nın birçok alt yapısını skout görevi yaptığım dönemde araştırma fırsatı buldum gördüm ki bizdeki alt yapı anlayışı çok farklı.

 

Özellikle Almanya’da izlediğim ve  alınması için rapor ettiğim Kayseriden Ömer Şişmanoğlu, Furkan Özçal,Hasan Ali Kaldırım,Fenerbahçe’de ki Serdar Kesimal,Gaziantep’te ki Cenk Tosun,Alper Akçam,İstanbul B.şehirdeki Taner Yalçın şimdi Almanya’da bundesligada oynayan Borussia Dortmundlu İlkay Gündoğan  örneklerini çoğaltabileceğim bu gençleri izlediğim yer B Jugend veya A Jugend takımları olmuştur ve maalesef yaşlarının küçük olması vede Almanya’da önemli olan abitur (lise bitirme sınavı)nedeniyle önceliğimiz olamamıştır.Bu çocukları neden örnek olarak verdim bu gençler yaptığım teknik analizlerde oynadıkları mevkilerin tüm özelliklerini yerine getirebildiklerini görmüştüm,bu nedenle oynadıkları üst düzey ligde hiç yabancılık çekmediler.Şimdi onlar nasıl yapıyor biz nasıl yapıyoruzu bir  irdeleyelim. Mesala sizlere Daum'un çalıştırdığı dönemdeki Köln Alt yapısından örnek vereyim bir kere alt yapı antrenörleri alman futbol fedarasyonunun kriterlerine göre seçiliyor ve sürekli çalışıyorlar, bu antrenörler Daum'a bağlı olarak koordineli çalışıyorlar A takım hangi sistemle oynuyorsa o sistemin pozisyon çalışmaları haftada en az iki kez sahada otomatikleştirilinceye kadar çalışılıyor ve beyinlere işleniyor çünkü bu antrenörlerden,eğitim süreci olan 10-15 yaş arası dönemde mevcut olan futbol zekalarını bireysel yetenekleriyle birlikte fiziksel gelişimleriylede birleştirip Profesyonel takıma hazırlama sorumlulukları vardır.

 

Cüzi bir maaş alırlar ancak A takıma verdikleri her futbolcu için transfer parasından yüzde alırlar bu uygulamada onları daha sorumlu kılmakta ve kendilerini daha çok geliştirmelerine neden olmaktadır.Şincik bize gelelim nerden başlayayım?mesala sizlere bir soru sorayım Türkiye’de Süper ligde oynayan takımlara bir bakın Türk stoper görebiliyor musunuz? veya orta saha göbekte oynayan çok yönlü oynayabilen ne kadar futbolcu var? Neden bu üst düzey takımlarımızın stoperleri yabancı? Yine Almanya’yı örnek vereyim Almanya 2002 dünya kupasına gitmeden 5 yıllık planlamayla tüm alt yapılarda dörtlü savunma sistemini öğreterek şampiyonaya geldiler.Bizde işler şöyle gelişiyor öncelikle görev verilen Antrenörlerin ,Yöneticilerin görev süreleriyle endeksli olduklarının yanı sıra alt yapı sorumlusu yöneticinin de bu kısa sürede sportif başarı beklentisi ,alt yapı hocalarının da aynı hedef doğrultusunda gereken eğitimin verilmesi intikalara uğruyor.

 

Sportif başarıya hedeflenen genç futbolcu oynadığı mevkinin özellikle dörtlü savunmanın göbeğindeki görevleri tam manasıyla yerine getiremiyor zira ona hocası sportif başarı adına çok uzun çalışma gereken tandem (ikili  savunma) anlayışını öğretmiyor adam odaklı savunma yaptırıp maçı kazanmayı amaçlıyor bunun yanısıra ahlaki değerleride ikinci plana itince alt yapılardan gelenlerin büyük bölümü profesyonel takımlarda zorlanıyorlar. İşte her takımda olduğu gibi Konyaspor’da da durum farklı değil kadroda bulunan 15 genç oyuncu benim dönemimde dahil olmak üzere birçok antrenör ve yöneticiyle çalıştılar. Konyaspor 'un ligdeki özel durumu nedeniyle bu gençlerimiz A takıma zorunlu olarak alındılar.

 

Oynadıkları mevkiler itibariyle Bank Asya 1.lig için yeterlilikleri tartışılır, daha evvelde söylemiştim yüzme bilmeyen birinin havuza atılıp yüzmeyi orada öğrenmesi gibi bu gençlerde topu ağabeylerinin yanında öğrenecekler inşallah bu süreçte mağlubiyetler olmaz aksi halde öğrenme sürecini burada geçiren gençleri toparlamak çok zor olur.Yazımın sonunda şunu belirtmek istiyorum bu gençleri eleştirirken, öncelikle yöneticinin antrenörden sportif başarı baskısı nedeniyle sorumluluğu,bizim bazı antrenörlerimizin bu işi ikinci iş olarak yapması nedeniyle yetersizliği göz önüne alınırsa onları biraz daha sağ duyuyla anlayabiliriz diye düşünüyorum.

 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri