Fikir kardeşliğimiz yok

Kamalak, "Sizden ayrılanlar sizin kardeşiniz değil miydi? diye soruyorlar. Evet kardeşiz ama fikir kardeşliğimiz yok" dedi

Konya’da iftar programına katılan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, “Sizden ayrılanlar sizin kardeşiniz değil miydi? diye soruyorlar. Evet kardeşiz ama fikir kardeşliğimiz yok” dedi.

Ramazan ayında Türkiye’nin dört bir yanını gezerek partililerle birlikte iftar açan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, dün Konya’da partisinin il teşkilatı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcıları Prof. Dr. Latif Öztek, Şerafettin Kılıç, Birol Aydın, Lütfi Yalman, Genel Başkan Başdanışmanı Mustafa Özkafa, Genel Sekreter Tacettin Çetinkaya GİK Üyesi Zülfikar Gazi ve Milli Görüş davasının kilit isimlerinden Milli Selamet Partisi döneminin İl Başkanı Ali Güneri ve İl Başkanı Mehmet Şen’in de hazır bulunduğu iftar programına çok sayıda partili ve davetli katıldı. İftar programına sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin de ilgisi yoğun oldu.

Geleneksel Konya pilavının ikram edildiği iftarın ardından konuşan Saadet Partisi İl Başkanı Mehmet Şen, “Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak’ın aramızda olmasından büyük mutluluk duyuyoruz. Her yıl geleneksel olarak yaptığımız iftarlara bu yıl bir yenisini daha ekledik. Bu iftarlar inşallah birlik ve beraberliğimizin vesilesi olur. Güzel bir İstanbul mitinginin ardından Konya’da buluşuyoruz. İnşallah sesimiz Arakan’dan duyulur.Arakan’daki dökülen Müslüman kanı son bulur,İslam coğrafyası zalimlerin zulmünden kurtulur” diye konuştu.

Sözlerine tüm Konya halkını selamlayarak başlayan Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Milli Görüş camiasından kopanların durumunu Bakara Suresi’nde geçen Talut ve Calut kıssasını örnek göstererek anlattı. Prof. Dr. Kamalak, “Bir davanın haklılığı Allah’a olan yakışıklığı ile ölçülür başka bir şeyle değil. Can kardeşlerim, acaba bölünüp gidenler mi daha akıllıca davrandı, yoksa geride kalanlar, günümüzün bir takım küçümseyici nazarlarına muhatap olanlar mı daha akıllı davrandı? Bakın Baraka Suresi’nde Allah bize nediyor, ‘Cihat için hazır olanların sayısı ne kadar az da olsa, bunların başına Talut isimli bir komutan tayin edildi. Bizimkilerin çoğu Talut’a itiraz etti. İçimizde daha zengin ve daha güçlü kimseler vardı. Onlar olmalı dediler. 100 birim insan topluluğunun çoğunluğu olan 51 birim ayrıldı.  Daha sonra geride kalan 49’un da çoğunluğu olan 25 de gitti, daha güçlü olduğuna inanılan Calut’un yanında yer aldı. Geride kalanlar Caluta karşı durdu. Yürüdüler, ancak belirtilen menzile varabilmeleri için önlerine çıkan bir çayı geçmeleri gerekiyordu. Talut bu ırmağı geçerken tadabilirsiniz ama kana kana içmeyin, içen benden değildir dedi. Orada bir imtihanla karşı karşıya olunduğu muhakkaktı. Irmağı geçenlerin çoğu içti. 24’ün çoğu 13 de ayrıldı. Geriye kalan 11 birim geçti karşıya. Bu sefer bu 11 kişi de paniklemeye başladı. Calut’un birimleri dağı taşı tutmuştu. Dediler ki gelin vazgeçelim bu sevdadan. Biz bir avuç insan olarak Calut’un şu birlikleriyle mi mücadele edeceğiz dediler.’ Bugün de aynı şeyler yaşanıyor” diye konuştu.

ZAFER İNANANLARINDI, YİNE İNANANLARIN OLACAK

Prof. Dr. Kamalak, “Bugün de aynısı söylenmiyor mu, sırtınızı AB’ye dayamadan, İsralil ve Amerika’nın desteğini almadan iktidar mı olacaksınız, olamazsınız diyorlar. 11’in çoğu olan 6 da ayrıldı. Geriye kaldı 5 birim. Onlar birbirilerine moral vermek için sürekli istişare ettiler ve bir araya geldiler. Dediler ki tarihte nice küçük topluluklar Allah’ın yardımıyla devasa orduları yenmişlerdir. Rabbim ayağımızı sabit tut, kafirler güruhuna karşı bize yardım eyle diye dua ettiler. Burada size şunu sormak isterim, ayrılıp giden çoğunluklar içinde mi yer almak isterdiniz, yoksa ayağı sabit olan azınlık içerisinde mi yer almak isterdiniz? İşte neticede zafer o bir avuç sabit, kadem olan, çelikleşmiş iman sahibi o küçük güruhun oldu. Karşı cephenin başı Calut, yeni yetme bir çocuğun sapan taşıyla öldü. Zafer inananların oldu, zafer inananlarındır ve bugün de zafer yakındır. Unutmayın, Allah nurunu tamamlayacaktır. Hiçbirimiz burada kendi aklımızla bulunduğumuzu zannetmeyelim. Bu bir nasip meselesidir. Öbür taraftan ayrılanlar, mal, mülk sahibi, mevki makam sahibi olmuş olabilirler.  Karunlara taş çıkarabilecek servete sahip olsalar, bedenleri yaşıyor olsa da bu insanlar ruhen ölülerdir. En gıpta edilecek olan kişiler ise sıratı müstakim üzerine yürüyen yiğitlerdir. Bunlar bedenen ölmüş olsalar bile ruhen diridirler. Aslında bu mücahitlere ölüler demek de doğru değildir. Çünkü yüce rabbimiz, ‘hak yolunda ölenlere sakın ha sizler ölüler demeyin. Onlar gerçekte diridirler fakat siz idrak edemezsiniz’ diyor” ifadelerini kullandı.

SİZDEN KOPAN SİZİN KARDEŞİNİZ DEĞİL MİYDİ DİYORLAR

Karşılaştıkları ikinci sorunun da, ‘Bunlar da sizin kardeşiniz. Aranızda ne far var?’ sorusu olduğunu dile getiren Prof. Dr. Kamalak, “Kardeş olduğumuz konusunda hiç şüphe yok, tıpkı Habil ile Kabil’in kardeşliğinden kimsenin şüphesi olmadığı gibi. Ama aramızda, yön, istikamet, amaç açısından büyük farklılıklar var. AK Partili kardeşlerimiz yönünü Avrupa’ya çevirmiş durumda ama biz yönümüzü doğuya çevirdik. Biz İslam birliği dedik. İkinci olarak amaç farkı var. O kardeşlerimiz Fatihlerin, Yavuzların, Mevlanaların ülkesini Avrupa’ya yama yapabilmek için AB Bakanlığını kurmuş bulunuyorlar. Bu birlik tam anlamıyla bir Haçlı birliğidir. Biz ise İslam birliği diyoruz ve bunun için D-8’i kurmuş bulunuyoruz. Haçlı birliğinden yana mısınız, İslam birliğinden yana mı, tercih sizin” dedi.

Üçüncü konunun ise kriter ve ölçü farkı olduğuna değinen Prof. Dr. Mustafa Kamalak, “Bizim kriterimiz hakkın kriteridir. Zinayı serbest bırakan kim, suç olmaktan çıkaran kim. Domuzu kasaplık hayvan grubuna dahil edip teşvik veren kim. Öbür taraftan kitabımıza göre faiz alıp verenler, Allah ve resulüne karşı savaş açmıştır denilmesine karşılık, ‘Bugün faiz bu dünyanın bir gereği’ diyen kim? Dördüncü farkımıza gelince, biz yeniden büyük Türkiye diyoruz. Bu münasebetle İslam alemine sesleniyoruz. Ey kardeşlerim gelin bir olalım, bir İslam barış gücü ve çemberi kuralım diyoruz. Peki bu kardeşlerimiz haçlılarla beraberler, işbirlikçiler. Irak’ta 2 milyon Müslüman katledildi. Yüz binlerce kardeşimizin ırzına geçildi. Hasanlar, Hüseyinler, Ahmetler, Mehmetler çırıl çıplak edilip istif edildi. Peki AK parti kimin yanında yer aldı, Haçlıların mı, Iraklı mazlumların mı? Diğer taraftan Libya, ABD Irak’a girerken bu yeni bir Haçlı seferi diyordu. Lübnan’da da biz burada haçlılara öncülük ediyoruz dedi. AK Parti iktidarı yine Haçlıların yanında yer aldı. Şu an Suriye ateş çemberi içerisinde. Eğer Türkiye gerçekten kardeşçe yaklaşacak olsaydı başına örülmeye çalışılan bu çorabı başından yırtıp atardı” dedi.

SURİYE’DE ÇOK BÜYÜK OYUNLAR OYNANIYOR

Konuşmasının devamında Suriye’de yaşanan olaylara, iç karışıklıklara ve Türkiye’nin duruşuna da değinen Saadet Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kamalak, “Suriye’de Türk uçağı düşürüldüğü tarihten bu yana ortaya üç önemli gerçek çıktı, üç de önemli açıklama yapıldı. Sayın Başbakan, uçağımız Suriye tarafından füzeyle vuruldu diyordu. Bugün ortaya çıktı, uçak füzeyle vurulmamış. İkinci gerçek uçağımızın uçaksavarla da düşürülmediğidir. Peki nasıl düştü, kim düşürdü, bunu bilemiyoruz ama endişemiz şudur, yoksa bu uçağı yapanlar yahut tamir edenler kumandayla uçağı kilitlemiş olmasınlar. Üçüncü gerçek, mevcut iktidarın Milli Savunma Bakanı tarafından yapılan açıklama. ‘Otopsi raporu sonuçlandı, şehit pilotlarında kurşun izine rastlanmamıştır’ dedi. Milli Savunma Bakanı’na seslenen Prof. Dr. Kamalak, “Sayın bakana sesleniyorum, dalga mı geçiyorsun, gerçekleri öğrenmek bu milletin hakkı değil mi. Bu otopsi raporunun açıklanması sizin yaptığınız bütün açıklamaları tekzip edecek diye mi korkuyorsunuz? Değerli kardeşlerim bu ülkeyi savaşa sürükleyen, toplumu yanıltan bilgilerle dolu he ryer. Her gün Türkiye şehit cenazeleriyle sarsılıyor. Şehitlerimize Allah’tan rahmet dilerken, bu gidişe de bir dur denilmesi gerektiğini yineliyoruz” diye konuştu.

DOĞMAMIŞ BEBEKLER BORÇLU!

Ülke gündemine ilişkin de kısa değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Kamalak, “Esnaf borçlu, çiftçi borçlu en önemlisi ülke borçlu, henüz doğmamış bebeler de borçlu. Her bebek 7 bin 250 Amerikan doları borçlu olarak doğmaktadır. Peki çare nedir, çare Milli Görüştür. Geriye baktığımızda yeşil vadiler bıraktık. 1974 hareketi, denk bütçe, havuz sistemi D-8. Size acıyarak bakanlar var ya, siz onlara acıyarak bakabilirsiniz. Tertemiz bir maziye sahibiz, geleceğimiz de inşallah çok daha güzel olacak. İnşallah geleceği el birliğiyle temiz bir şekilde inşa edeceğiz” diye konuştu.

Konuşmasının ardından Prof. Dr. Mustafa Kamalak’a Saadet Partisi Selçuklu İlçe Başkanı Mustafa Derbentli tarafından hediye takdim edildi.  Saadet Partisi Lideri Prof. Dr. Kamalak, AGD Konya Üniversiteler Komisyonu tarafından kendisine hediye edilen çiçeği ise İl Hanım Kolları Başkanı’na takdim etti. Program akşam namazının ardından kılınan teravih namazı ile son buldu.

İBRAHİM ÇİÇEKÇİ / MUSTAFA ÖZÇELİK

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Türkiye Haberleri