Federasyonun açıklamasının meali

.

Günlerdir spor kamuoyunu meşgul eden, bilen bilmeyen herkesin pürdikkat kesildiği “şike” ile ilgili açıklama TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar’dan geldi. Konuyla ilgili haberleri, yorumları, gazeteler ve televizyonlardan takip ederek kafaları karışan,  özellikle de gönül verdikleri kendi takımlarıyla ilgili beklentiler içerisine girenler, kafalarında soru işaretlerinin cevabını da böylece almış oldular.
Evet, “ŞİKE”nin aktörleri öncelikle futbolculardır. İster futbol menajeri, ister başkan, ister, yönetici ister, antrenör olsun, kim bu işe aracı olacaksa olsun, geleceği yer ya da kapısını çalacağı kişi sahadaki aktör, yani futbolculardır.
Bu manada adres futbolcuları da gösteriyorsa,  benim de hem eski bir futbolcu hem de bir teknik adam olarak bu konuda söyleyeceklerim olacak.
Bu  soruşturmalarda futbolcu sayısı bilindiği gibi bir ya da ikiyi geçmiyor. Oysa diğer tarafta aracı olduğu söylenen başkanlar, yöneticiler özellikle futbolcu menajerleri ve vesaire kişiler şike söylentilerinin baş aktörleri olarak gözüküyor.
Ben futbolcunun, hele Türk futbolcusu ise kesinlikle bireysel olarak takım arkadaşını ve kulübünü satacağını hiç mi hiç düşünmüyorum.
Hem ağabeylerinden öğrendiği ahlaki değerler hem de bireysel yaptığı zaman takım arkadaşları tarafından anında bilineceği için böyle bir onursuzluğa tevessül etmeyeceğini, tecrübelerim ve yaşadıklarım nedeniyle biliyorum.
Bu işler o kadar kolay değildir.
Bunun çok zor olduğunu, ancak bu işi meslek edinmiş futbolcu bilebilir.  Bu nedenle,  bir futbolcu bu işi  bireysel yapmaya tevessül etsin, hocası ve takım arkadaşı bunu sezer ve o kişinin yerinde kimse olmak istemez açıkçası.
Bu şike olaylarını olmuş veya varmış gibi gösterenler yine işi bilmez yöneticilerdir. Bu “Abdurrahman Çelebiler” bazılarını tenzih ediyorum, futbolcu menajerlerine o kadar inanırlar ki onların oynadığı “toto”ya ne yazık ki güvenir, onların yazdığı senaryolara çaresizce iştirak ederler.
Oysa bu gelişmelerden futbolcunun asla haberi yoktur. Bu menajerler kendi portföylerindeki futbolcuyu etkileyebileceğini söyleyerek işi “manipüle” ederler. Bunlar sadece futbolu bilmeyen yöneticiyi belki kandırabilirler.
Artı kandırıyorlar da.
Bizler bu tip insanlara “totocular” diye hitap ederiz.  Bu işlerin kazananları futbolcular değildir. Bu oyunun iştirakçileri bellidir. Şimdi Futbol Federasyonu’nun “Arkadaş o kadar dosyada bizi tatmin eder bir suç oluştuğunu göremedik, bu nedenle gizlilik ilkesi olarak suçlanan ve ceza evinde bulunan kişilerin savunmasını alamıyoruz”un  Türkçesi şu; ‘Bu dava en az ligin bitimine hatta İtalya’yı da örnek alırsanız,  en az iki yıl devam eder’ demektedir.
Bunun da anlamı şu; O zaman herkes kendi ligine dönecek. Yani Konyaspor’da  BANK ASYA'ya devam edecek.
Konyaspor camiasında büyük beklentiler, TFF’nin aldığı bu kararla suya düştü. Böyle bir  hayal kırıklığı ile birlikte çok büyük  sorunlar yumağı Konyaspor’u bekliyor demektir. 
Ne diyelim hayırlısı olsun.
Herhalde bu sorunları yönetebilecek kapasitede yöneticilerimiz vardır. Aslında sorun çıkaran değil, sorun çözen yöneticiler olsaydı, Konyaspor zaten bu noktalara gelmezdi. Kısacası Konyaspor’un meselesi iyi yönetilememe meselesidir.
 

İlk yorum yazan siz olun
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

Yazarlar Haberleri