Bu günkü yazıma ben de, köşe yazarlarının veya habercilerin bir kısmının kullandıkları bir cümle ile başlamak istiyorum: TRT zorlukları olsa da bir ilki daha başardı. Daha önce başardığı ilkler nelerdi derseniz belki sayıp dökemem. Demek ki başarılan birtakım ilk hizmetler var ki bu başlık yaygın bir şekilde kullanılıyor. TRT’nin İsra ve Miraç gecesinde Kudüs'ten gerçekleştirdiği canlı yayın, hakikaten bir ilkti. Olayın üzerinden on beş güne yakın bir zaman geçmiş olmasına rağmen geçte olsa yazmaktan ve hislerimi ifade etmekten kendimi alamadım. Daha önceleri mübârek gün ve gecelerde Diyanet İşleri Başkanlığınca her hangi bir camide okutulan Mevlit'in TRT televizyonu tarafından canlı olarak verilip verilemeyeceği tartışmalarına şahit olduğum dönemlerde işin bu boyutlara ve serbestliğe kavuşacağını hiç, ama hiç düşünemezdim.
Asırlar önce Eyyup Sultan merkezli İstanbul'dan ve Beyt'ül-Makdis merkezli Kudüs'ten bütün dünyaya duyurulan merhamet ve sevgi mesajının mübârek bir gece münâsebetiyle TRT ekranından bütün insanlığa, ruhundan ve özünden hiçbir şey kaybetmeden yeniden duyurulması, İslâm ülkeleri arasında medya aracılığıyla işbirliği yapıldığı takdirde dünya sahnesinde çok muhteşem tabloların yer alabileceğini gösterdi. Bu mesajın, Filistin halkına zulmün ve haksızlığın en şiddetlisinin reva görüldüğü mukaddes mekândan verilmiş olması da çok anlamlı idi.
İnşasına Davut Aleyhisselâm tarafından başlanan Mescid-i Aksa, oğlu Süleyman Aleyhisselâm tarafından tamamlandı ve Kâbe’den kırk yıl sonra kuruldu. Mescid-i Aksa, Müslümanların Kâbe'den önceki kıbleleri. Göklerden getirilen ilâhî emirden bütün peygamberlerin ruhlarının haberdar kılındığı ve müminlerin müjdelendiği nurlu sahra. Peygamber Efendimizin bir gece Burak isimli bir binit ile Mescid-i Haramdan süratle getirilerek göklere kabul edileceğinin müjdelendiği kutlu belde. Mukaddes çevresinin masum insanların şehit kanlarıyla yıkandığı, bir avuç Yahudi'nin, bütün peygamberlerin yüce ruhlarını rencide edecek vahşeti savunmasız insanlara karşı işlediği Filistin toprakları.
Eyup Sultan Camii; yine mevki ve makamın üstünlüğü Peygamber Efendimize odaklı. Sevgili Peygamberimizin Hicretten sonra misafir edildiği evin sahibi, İslâm ordularında Peygamber Efendimizin sancağını şerefle taşıyan sahabi Hz.Halit Eba Eyyub'el Ensarinin şehit olduğu mahalde; O'nun hatırasını canlı tutmak için inşa edilen mabed. İslâm ordularının İstanbul'u fethetmek için Bizans surları önlerine kadar defalarca geldiklerinin altın belgesi; Hz.Halid Eba Eyyub'el Ensarinin türbesi.
TRT. bu önemli gecede ne yaptı ki bir ilki gerçekleştirmiş oldu. TRT şu işi yaptı diyerek bu anlamlı teşebbüsü ve büyük organizasyonu, bir veya birkaç noktaya teksif etmek mümkün değildir, TRT şimdiye kadar çok önemli hizmetlere ve millî yayınlara imza atmıştır. Lâkin bu, şimdiye kadar yapılanlardan çok farklı Bir şey. TRT. Mescid-i Aksa'daki dinî programı canlı olarak ekrana taşıdı ve Türkiye ile birlikte bütün dünyaya gösterdi. Aynı şekilde Eyup Sultan Camiindeki programı da ekrana taşıdı; Mescid-i Aksa'daki cemaat ve Filistin Halkı ile birlikte Yahudilerde dâhil bütün dünya seyretti. İki Müslüman ülkede önemli mabetlerde icra edilen dinî programı ekrana taşınmak suretiyle gecenin önemini ve ilâhî mesajın evrenselliğini sergilemiş oldu.
Bu örnek davranış, diğer İslâm ülkeleri tarafından da dikkate alınacak ve önümüzdeki fırsatlarda benzer programlar icra edilecektir. TRT’ye diğer İslâm ülkelerinden mübârek gün ve gecelerde müşterek yayın talep ve teklifleri veya davetleri mutlaka ulaşacaktır. Bu görüntülü işbirliği Müslüman ülkeler arasındaki kültür münâsebetlerini geliştirecektir. Elbette TRT bunu ilk defa yapmıyor. Konunun ve mekânların değişik olması ve Müslümanlar için önemli olan bir gecede bu tarz sergilenmesi işte ve dışta dikkat çekmiş, önemli faydalar sağlamış ve sempati alanını genişletmiştir. Soydaş toplum ve ülkelerin de bu olaya sessiz ve ilgisiz kalmayacakları kesindir. TRT dinî yayın konusunda ileriye dönük güzel bir örnek göstermiş ve aydınlığa açılan kapıları cesaretle aralamıştır.