Evlerimiz mescidlerimiz olsun

Bayram Miroğlu

Hz. Peygamber (a.s), bir yerde veba çıktığını duyanların oraya girmemelerini, bulundukları yerde zuhur etmesi halinde ise oradan çıkmamalarını emretmiştir (Buhârî, Tıb, 30; Müslim, Selâm, 92)

 

Korona virüs salgını devam etmekte. Diyanet İşleri Başkanlığımız alınan tedbirler kapsamında tüm yurtta Cuma Namazının kılınmayacağını ve Camilerin bu saatlerde kapalı tutulması gerektiği talimatını verdi. Belki de birçoğumuz hayatımızda ilk defa Cuma Namazı kılmadık, Peki şimdi ne olacak?

***

Bildiğiniz üzere Dinimiz İslam temizliğe çok büyük önem vermiş, Korona virüs tedbirleri kapsamında sağlık görevlimiz tarafından ellerinizi sabunla yıkayıp güzelce dezenfekte edin şeklinde uyardığı gibi, asırlar önce Peygamberimiz (as) “Yemeğin bereketi; hem yemekten önce, hem de yemekten sonra elleri yıkamaktadır”(Tirmizî, Şemâil, 27.bab, no:189.) buyurmak suretiyle bizlere temizliğin ne kadar önemli olduğunu bildirmişti. Bizler Müslümanlar olarak Korona tedbiri olsa da olmasa da vücut, elbise vb. temizliklerimize dikkat etmekten sorumlu , “Temizlik imanın yarısıdır”( Müslim, Tahâret:1) anlayışı ile temizliği imanla özdeşleştirmiş bir milletiz.

***

Peki, şimdi Camilerde cemaatle Namaz ve Cuma Namazı kılınmayacak olması ve bu şekilde önlem alınması gerekli miydi?

Elbette gereklidir, kıymetli dostlar! Dinimiz İslam bu konuda da Şura Suresi 30.Ayet-i Kerime de buyurduğu üzere “Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir; kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar.” Ayeti şunu açıkça ifade etmektedir ki: “Bana bir şey olmaz, ben her istediğimi yaparım, illa ben gidip Namazı cemaat yapıp Camide kılarım, virüs de neymiş bana etki etmez” demek tam bir işgüzarlık olmakta, devletimizin aldığı önlemleri ihmal etmek anlamına gelmektedir. Bizler Ulu'l-emre itaat etmekle mükellefiz. Öyleyse lütfen zorluk çıkartmadan alınan bütün bu tedbirlere uyalım ve biran evvel bu sürecin bitmesi için Rabbimize dua edelim.

***

Şunu da gördük ki bazı kesimlerin provokatörlüğü ve yönlendirmesi ile “Ben Cuma Namazını Kılarım” veya “Ben cemaatle Namaz kılarım “anlayışı ile zorluk çıkartmak, Cumanın sıhhat şartlarından olan “İzin Şartı” güvenlik gerekçesiyle ortadan kalkmış olmasına rağmen yani Cuma Namazı kılmış olsan bile geçerliliği ortadan kalktığı halde, Nasıl olurda “Ben kılarım arkadaş” veya “Ben kıldım oldu” mantığı ile hareket etmekte nedir Allah Aşkına?

***

Peki, evde kaldığımız bu süre zarfında ne yapmalıyız?

√Bu süre zarfında evlerimizi mescitlere çevirip, bir köşesini ibadet mekânı yapmakla işe başlayabiliriz. Namazlarımızı daha da bir huşu ile kılıp, Kâbe de tavaf neden kapatıldı, Cuma Namazı nimeti bizden neden alındı ve bu virüs imtihanı neden geldi diye başımızı iki elimizin arasına alıp düşünmeli bu durumları, kendi yapıp ettiklerimizi, hal ve davranışlarımızı tefekkür edip, kendimizi bir sorgudan geçirebiliriz.

√Dünya telaşına dalıp ta ihmal ettiğimiz, eşimize ve çocuklarımıza daha fazla vakit ayırıp onlarla daha fazla zaman geçirebiliriz.

√Kur’an-ı Kerimin meal veya tefsirine başlayıp Rabbimiz bizler için Kur’an ı Kerimde ne buyurmuş bir bakabiliriz.

Mevla’m bizleri bu hastalıktan muhafaza buyursun diyor,

Selam, dua ve muhabbetlerimi sunuyorum.